- Kaledeki Yalnızlık'ta Almanya'dan Türkiye'ye gelen bir kadını oynuyorsunuz. Şive konusunda zorlandınız mı?
- Bayağı zor oldu. Hiç Almanca bilmiyorum. Almanya'da yaşayan Türk arkadaşım ya da akrabam da yok. Yönetmen Volga Sorgu'dan rica ettim, bir arkadaşı varmış Almanya'da oyunculuk yapan, onunla bayağı konuştuk. Olayın matematiğini çözmeye çalıştıktan sonra Bodrum'a döndüm. 10 gün boyunca evde tek başıma aklıma gelen her şeyi şiveli konuştum. Şimdi filmde de çok çalışıyoruz. Hem albüm, hem film çekimleri aynı döneme denk geldi, biraz bocalıyorum. Film de ağır. Dün hüngür hüngür ağlıyorduk sahnelerde, şimdi burada 'Heeey bana bi' şey olmaz," diyorum (gülüyor).
- Nasıl yetişiyorsunuz?
- Enerjim var. Ben bunları yapmasam çok fena zaten. Yorulmam lazım benim. Bodrum'da her gün dağa çıkıp iniyorum. Kocaman köpeklerim var. Onların da gezmesi lazım. Oh, iyi geliyor.
- Vitamin takviyesi de yok değil mi?
- Hiç yok, aksine bir de ben kötü besleniyorum. Kickboks yaparken dikkat ediyordum. Şimdi istediğimi yiyip içiyorum. Bana bi' şey olmaz (gülüyor).