Oluşturma Tarihi 17 Şubat 2026 08:46
HSBC Kıymetli Metaller Baş Analisti James Steel, ABD 10 yıllık tahvil faizinin kısa süre içinde yüzde 4,30'dan yüzde 4,00 seviyesine gerilemesine rağmen altının güçlü bir yükseliş tepkisi vermemesine dikkat çekti. Geçmişte reel faizlerle altın arasında belirgin bir ters ilişki olduğunu hatırlatan Steel, bu korelasyonun 2022 sonrasında zayıfladığını belirtti. Jeopolitik risklerdeki artış, bireysel yatırımcı ilgisi ve merkez bankalarının yoğun alımları ise fiyat dinamiklerini farklılaştıran unsurlar olarak öne çıktı.
Steel, Federal Reserve'in bağımsızlığına yönelik oluşabilecek herhangi bir baskının altın fiyatlarını yukarı yönlü etkileyebileceğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Fed bilançosunun küçültülmesini savunan Kevin Warsh'ı aday göstermesinin de piyasalar tarafından yakından takip edildiğini dile getirdi.
Doların küresel rezerv para konumunu koruyacağı görüşünde olduklarını belirten Steel, buna rağmen merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi kapsamında dolar varlıklarını azaltıp altına yöneldiğini söyledi. 2022'den bu yana merkez bankası altın alımlarının, önceki on yılın ortalamasının iki ila üç katına ulaştığını aktardı.
Altının enflasyondan arındırılmış bazda tarihi zirvelerini geride bıraktığını hatırlatan Steel, ocak ayında görülen "parabolik" yükselişin ardından dalgalanmanın artmasının şaşırtıcı olmadığını ifade etti. "Güvenli liman niteliği, fiyatların sakin seyredeceği anlamına gelmez" diyen Steel, yatırımcıları sert fiyat hareketlerine karşı temkinli olmaya çağırdı.