Oluşturma Tarihi 04 Mart 2026 09:56
Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanma, dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olan Hindistan'da finansal istikrarı tehdit ediyor. Brent petrolün varil fiyatı 82 doların üzerine çıkarak yükselişini sürdürürken, rupi son 10 ayın en sert değer kaybını yaşayarak tarihi bir dip seviyeye ulaştı.
Rupinin kritik psikolojik seviye olan 92'yi geçmesi üzerine Hindistan Merkez Bankası (RBI), para birimindeki değer kaybını yavaşlatmak için piyasaya dolar satışı ile müdahale etti. Ancak uzmanlar, jeopolitik risklerin devam etmesi durumunda bu müdahalelerin sınırlı etkili olabileceği uyarısında bulunuyor.
Bunun yanında, 10 yıllık gösterge tahvil getirisi 5 baz puan artışla %6,73'e yükseldi. Borsa da düşüş yaşadı; NSE Nifty 50, küresel satış dalgasına paralel olarak %2,3 değer kaybetti.
PETROL FİYATLARI VE ENFLASYON BASKISI
Hindistan ekonomisinin en büyük risklerinden biri, RBI'ın Ekim-Mart dönemi için öngördüğü 70 dolarlık petrol baz senaryosunun çok üzerinde seyreden fiyatlar. Enerji ihtiyacının büyük kısmını ithalatla karşılayan ülke için bu durum iki önemli sorunu tetikliyor:
ANZ Bank Kur Stratejisti Dhiraj Nim, "Petrol fiyatları yüksek seyrederse daha zayıf bir rupiyi kabul etmek zorunda kalabiliriz. Yıl sonu için öngördüğümüz 93 seviyesi, mevcut risk iştahsızlığıyla çok daha erken görülebilir" değerlendirmesinde bulundu.
BÖLGESEL PİYASA BASKISI
Hindistan'daki satış dalgası, tek başına yaşanan bir olay değil. Güney Kore'nin 2008 finansal krizinden bu yana en büyük düşüşü ve Asya genelindeki piyasa kayıpları, yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardan çıkarak güvenli limanlara yöneldiğini gösteriyor.
RBL Bank Ltd. Yerel Piyasalar Başkanı Sagar Shah, tahvil piyasasındaki endişelerin temelinde yüksek petrol fiyatlarının birkaç ay içinde enflasyon verilerine doğrudan yansıyacak olmasının yattığını belirtiyor. Bu durum, merkez bankasının likidite yönetimi ve faiz politikası üzerinde baskı oluşturuyor.