Oluşturma Tarihi 17 Mart 2026 09:25
Morgan Stanley'in ABD baş ekonomisti Michael Gapen, New York'ta düzenlenen bir toplantıda yaptığı değerlendirmede, haziran ve eylül aylarının hâlâ temel senaryo olduğunu vurguladı; ancak bu takvimin gecikme riski taşıdığını da ifade etti.
Öte yandan bazı yatırımcılar, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle enflasyonun yeniden hızlanabileceğinden endişe ediyor. Bu durum, faiz indirimlerinin zamanlamasını zorlaştırabilecek bir unsur olarak görülüyor. Nitekim Fed'e bağlı vadeli işlemler, aralık ayına kadar yalnızca 25 baz puanlık sınırlı bir indirimi fiyatlıyor. Geçtiğimiz ay aynı dönem için en az 50 baz puanlık gevşeme beklentisi hakimdi.
Eylül ayında faiz indirimi ihtimali ise yaklaşık %60 seviyesinde değerlendiriliyor. TD Securities ve Barclays ekonomistleri de son analizlerinde ilk indirim beklentilerini hazirandan eylüle öteledi.
Tahvil piyasasında ise dikkat çekici hareketler yaşandı. ABD Hazine tahvillerinde görülen satış dalgası, iki yıllık tahvil faizini %3,75 seviyesine kadar taşıdı ve bu oran Fed'in rezervlere ödediği faizin üzerine çıktı—ki bu nadiren görülen bir durum. Aynı zamanda piyasaların "nihai faiz" beklentisi de şubat sonundan bu yana yaklaşık 50 baz puan artarak %3,4'ün üzerine yükseldi.
Gapen, özellikle kısa vadeli tahvil faizlerindeki bu sert yükselişin kendisi için sürpriz olduğunu belirtti. Uzun vadeli faizlerde artış beklediğini ancak nihai faiz oranının bu kadar yukarı yeniden fiyatlanmasını öngörmediğini dile getirdi.
Banka ayrıca özel kredi piyasalarına ilişkin risklere de dikkat çekti. Joyce Jiang liderliğindeki analistlere göre, yapay zekâdaki hızlı gelişmelerin yazılım sektöründe yarattığı baskı, özel kredilerde temerrüt oranlarını %8'e kadar çıkarabilir. Notta, özellikle yüksek borçluluk ve yaklaşan vade yükünün, temerrüt oranlarını pandemi sonrası en yüksek seviyelere yaklaştırabileceği ifade edildi.