Orta Doğu enerji krizi metal talebini yavaşlatabilir: Bakır, alüminyum ve uranyum öne çıkıyor

Orta Doğu’daki son enerji krizinin etkileri, küresel metal talebinde beklenen toparlanmayı geciktirebilir. Bank of America (BoFA) analistlerine göre, geçmiş enerji şokları ekonomik faaliyetleri yavaşlatarak metal talebinin büyümesini 1 puana kadar geriledi.

Oluşturma Tarihi 25 Mart 2026 10:09

Son dönemde metal tüketimi dalgalı bir seyir izliyor. Çin'de tüketim artışı yavaşlarken, ABD ve Avrupa'da büyüme sınırlı kaldı. Banka daha önce ikinci çeyrekte talebin hız kazanması gerektiğini belirtmişti; çünkü metal fiyatları temel ekonomik göstergelerden ayrışmıştı. Rallinin sürdürülebilmesi için talep artışı kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.

Bakır fiyatları mevcut seviyelerini korumakta zorlanıyor ve yatırımcılar pozisyonlarını azaltıyor. Alüminyum da fiyat düzeltmesi yaşadı. Bu durum, Orta Doğu'nun küresel metal arzının yüzde 9'unu oluşturmasına rağmen gerçekleşti.

Çatışmaların emtia piyasaları ve lojistik üzerindeki etkisi gündemin merkezinde. Hydro, 630.000 ton kapasiteli Qatalum tesisinin yeniden faaliyete geçmesinin 6-12 ay sürebileceğini açıkladı. Katar ise Ras Laffan LNG tesisindeki hasarlı bölümlerin onarımının 3-5 yıl alacağını bildirdi; tesis, küresel arzın yaklaşık yüzde 3,5'ini temsil ediyor.

Tedarik zincirindeki aksaklıklar enerji fiyatlarını yukarı çekti ve olası kıtlık endişelerini gündeme taşıdı. Bu durum, bazı ülkelerde ekonomik yavaşlamaya yol açabilir ve enerji güvenliği ile bağımsızlığı konusunu yeniden ön plana çıkardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Dünya hâlâ fosil yakıtlara aşırı bağımlı" uyarısında bulundu.

Bank of America değerlendirmesinde, bakır ve alüminyumun çatışmalar sona erdiğinde toparlanma şansı yakalayabileceğini belirtti. Artan şebeke yatırımları da metal talebini destekleyebilir. Uranyum ise nükleer enerjiye yeniden odaklanma ile kazanç sağlayabilir.

Çin, 14. Beş Yıllık Plan kapsamında yenilenebilir enerji hedeflerine erken ulaşmış olsa da, 2025'in ikinci yarısında şebeke harcamalarında düşüş yaşandı. Ülkenin bu yıl güneş ve rüzgar kapasitesini yalnızca 200 gigavat artırma riski bulunuyor; önceki yıl bu rakam 400 gigavattı. Altyapı yatırımları, bu kaybı kısmen telafi edebilir.

Banka, Çin, ABD ve Avrupa'da elektrik üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini öngörüyor. 2030'a kadar yıllık artış oranlarının sırasıyla minimum yüzde 4, yüzde 2 ve yüzde 2 olması gerekiyor. Bu kapsamlı enerji dönüşümü, bakır, alüminyum ve potansiyel olarak uranyum gibi metallerin talebini artıracak.

Haber Girişi Deniz Dalgıç - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
14.779,9300 Değişim 365,93 Son veri saati:
Düşük 14775,45 Yüksek 15141,38
Açılış
45,4071 Değişim 0,0857 Son veri saati:
Düşük 45,3341 Yüksek 45,4198
Açılış
53,3562 Değişim 0,2707 Son veri saati:
Düşük 53,253 Yüksek 53,5237
Açılış
6.857,6220 Değişim 195,444 Son veri saati:
Düşük 6771,17 Yüksek 6966,614
Açılış
125,9916 Değişim 6,0442 Son veri saati:
Düşük 121,2782 Yüksek 127,3224
Açılış
BİST En Aktif Hisseler