Oluşturma Tarihi 26 Şubat 2026 11:31
AB genelinde elektrik ve doğal gaz fiyatları, 2026 itibarıyla dalgalı yılların ardından büyük ölçüde dengelense de, Rusya'nın işgal öncesi seviyelerin üzerinde seyrediyor. Avrupa Konseyi'ne göre, Moskova'nın saldırısı ve Batı'nın uyguladığı yaptırımlar, AB'nin Rusya'dan doğal gaz ithalatını yüzde 40'tan yüzde 6'ya düşürdü.
ELEKTRİKTE REKOR ARTIŞLAR
Beş yıl içinde en yüksek elektrik fiyatı artışı, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta görüldü; fiyatlar yüzde 102 artarak iki kattan fazla yükseldi. Bükreş'te yüzde 88, Bern'de yüzde 86, Kiev'de yüzde 77, Amsterdam'da yüzde 75, Riga'da yüzde 74, Brüksel'de yüzde 67 ve Londra'da yüzde 64'lük artış kaydedildi. Sadece Kopenhag'da yüzde 16 ve Budapeşte'de yüzde 8 düşüş yaşandı.
Avrupa'nın en büyük ekonomilerinin başkentlerinde ise Londra ve Roma'da güçlü artışlar dikkat çekerken, Madrid ve Berlin'de yükseliş sınırlı kaldı. Paris'te artış AB ortalamasının altında, yüzde 31 oldu.
ENERJİDE ÇEŞİTLİLİK FARK YARATIYOR
Avrupa Enerji ve İklim Politikası uzmanlarına göre, ülkelerin elektrik üretiminde kullandıkları enerji kaynakları fiyatların yönünü belirledi. İspanya gibi ülkeler rüzgar, güneş ve hidroelektrik enerjideki yüksek pay sayesinde fiyat şoklarını sınırlayabilirken, İskandinav ülkeleri güçlü hidroelektrik, jeotermal ve rüzgar kapasitesi ile fosil yakıt dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı oldu.
DOĞAL GAZDA KIVRAK AMA KARIŞIK SEYİR
Ocak 2022–Ocak 2026 döneminde AB başkentlerinde doğal gaz fiyatları ortalama yüzde 1 gerilerken, şehirler arasında büyük farklar gözlendi. Berlin'de fiyatlar yüzde 41, Brüksel'de yüzde 40 ve Atina'da yüzde 40 düştü. Öte yandan Riga'da yüzde 89, Varşova ve Lizbon'da yüzde 55 artış kaydedildi. Kasım 2021–Ocak 2026 arasında ise AB başkentlerinde doğal gaz fiyatları toplamda yüzde 24 yükseldi.
Büyük ekonomilerin başkentlerinden Londra doğal gazda tek düşüş kaydederken, Berlin ve Paris AB ortalamasının üzerinde artış yaşadı. Madrid ve Roma'da ise yükselişler sınırlı kaldı.
Avrupa'da enerji fiyatları, çeşitlilik ve kaynak çeşitliliğine bağlı olarak şehirden şehire farklı bir seyir izliyor; kriz beşinci yılını doldursa da etkileri hâlâ tüketici bütçelerinde hissediliyor.