Oluşturma Tarihi 25 Şubat 2026 14:24
Morgan Stanley analistleri, Türk hisse senetlerinin "makroekonomik yerçekimine karşı koyduğu" fakat bunun sürdürülebilir olmadığı yorumunda bulundu.
James Lord'un aralarında bulunduğu analistlerin 25 Şubat tarihli notunda, "Türk hisse senetlerinin değerlemeleri yılbaşından bu yana güçlü bir şekilde yükseldi. Bu durum, yerli para birimi cinsi tahvil piyasasından ayrıştıklarını gösteriyor ve kısa vadede yeniden aşağı yönlü bir değerleme riski taşıdıklarına işaret ediyor" ifadelerine yer verildi.
Raporda "MSCI Turkey endeksi yılbaşından bu yana dolar bazında yüzde 25 toplam getiri sağladı. Bu performansla EEMEA bölgesinde ikinci, küresel ölçekte ise beşinci en iyi piyasa konumunda. Yükseliş büyük ölçüde şirket karlarından ziyade çarpan genişlemesinden kaynaklandı" ifadeleri yer aldı.
"TÜRK HİSSELERİNDE AŞAĞI YÖNLÜ DÜZELTME POTANSİYELİ GÖRÜYORUZ"
Mevcut çarpan seviyesinin, piyasadaki gözlemlenebilir beklentilere göre çok daha güçlü bir dezenflasyon sürecini fiyatladığını düşünen Morgan Stanley analistleri buna karşılık, 2 yıllık gösterge devlet tahvili faizinin yılbaşından bu yana büyük ölçüde değişmediğini, bunun makro piyasalarda faiz indirimleri veya enflasyona ilişkin beklentilerde anlamlı bir iyileşme fiyatlanmadığına işaret ettiğini açıkladı.
Analistler bu nedenle Türk hisselerinde, daha gerçekçi makro beklentilere uyum sağlamak üzere aşağı yönlü bir düzeltme potansiyeli görürken EEMEA içinde Türkiye için "piyasaya paralel getiri" görüşünü korudular. Bununla birlikte, piyasa geneline göre ciddi iskontoyla işlem gören Türk bankalarında daha çok yukarı potansiyel görüyor.
TERCİH CARRY İŞLEMLERİNDE
Makro tarafta yakın dönemde uzun vadeli tahvillerde pozisyon almak yerine carry işlemlerini tercih ettiklerini ifade eden analistler enflasyonun beklenenden daha kalıcı olması ve jeopolitik risklerin tırmanmasının uzun vadeli tahvillerin iyi performans göstermesini zorlaştırdığını açıkladı.
Raporda şu değerlendirmelere yer verildi:
Ocak ayında enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, politika faizinin ulaşacağı nihai seviyeye ilişkin beklentileri yukarı itti. Ancak TCMB'nin iletişimi, mevcut faiz indirim patikasından memnun olduğu yönünde. Banka, gıda enflasyonundaki artışı geçici görürken, hizmet sektöründeki dezenflasyona güveniyor. Döviz carry pozisyonları artmaya devam ederken, yatırımcı ilgisi hem hisse senedi hem de sabit getirili menkul kıymetlerde güçleniyor. Yüksek frekanslı veriler şubat ayında daha yüksek bir enflasyona işaret ettiği için, kısa vadede vade riskine kıyasla döviz carry stratejisini tercih etmeyi sürdürüyoruz."