Oluşturma Tarihi 29 Nisan 2026 13:50
İran ile yaşanan gerilimin petrol fiyatlarını yukarı çekmesi sonrası S&P 500, Mart ayında gördüğü zirveden yaklaşık yüzde 9 geriledi. Bu süreçte yatırımcılar riskli varlıklardan uzaklaşarak ABD Hazine tahvilleri ve para piyasası fonları gibi daha güvenli araçlara yöneldi.
Endeks son dönemde kayıplarını telafi etmiş olsa da yükselişin kalıcılığı konusunda soru işaretleri sürüyor. Enerji maliyetlerindeki artış devam ederken, ABD genelinde benzin fiyatları galon başına ortalama 4,25 dolara çıkarak 2022 yazından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
TARİHSEL VERİLER NE SÖYLÜYOR?
Son 30 yılda benzin fiyatları yalnızca 44 hafta boyunca 4 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu, toplam sürenin yüzde 3'ünden daha azına denk geliyor. Ancak bu dönemlerin ardından S&P 500 endeksinde genellikle altı ay içinde çift haneli düşüşler görüldü.
ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, 27 Nisan'da sona eren haftada benzin fiyatları 4,25 dolara yükseldi. Bu da yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 45'lik bir artış anlamına geliyor. Artan akaryakıt maliyetleri tüketicilerin harcanabilir gelirini doğrudan azaltıyor.
YÜKSEK ENERJİ MALİYETLERİNİN ETKİSİ
Benzin fiyatlarındaki artış, hem tüketici hem de işletmeler üzerinde baskı yaratıyor. Tüketiciler daha fazla yakıt harcaması yaparken, şirketler artan lojistik maliyetlerini ürün fiyatlarına yansıtıyor. Bu durum ekonomik büyüme açısından kritik öneme sahip tüketici harcamalarını zayıflatıyor.
İran kaynaklı gerilim, küresel petrol arzının önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı bölgesinde ciddi aksamalara yol açtı. Bu gelişme, Brent petrol fiyatlarını 2022'den bu yana ilk kez varil başına 100 doların üzerine taşıdı. Yıl başında bu rakam yaklaşık 65 dolar seviyesindeydi.
Morgan Stanley analisti Martijn Rats, çatışmanın kısa sürede sona ermesi halinde fiyat artışlarının geçici olabileceğini ifade etti. Ancak mevcut koşullar, arz kesintilerinin daha uzun sürebileceğine işaret ediyor.
ARZ SORUNLARI VE FİYAT BEKLENTİLERİ
Hasar gören altyapı ve depolama sorunları üretimi de olumsuz etkiliyor. Bu nedenle petrol arzının kısa sürede toparlanması zor görünüyor. Morgan Stanley'e göre en iyimser senaryoda bile petrol fiyatlarının yıl genelinde 80-90 dolar bandında seyretmesi bekleniyor.
Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması halinde ise fiyatların 150-180 dolar aralığına kadar yükselme ihtimali bulunuyor. Bu durum küresel ekonomide resesyon riskini ciddi şekilde artırıyor.
Moody's baş ekonomisti Mark Zandi, savaşın etkileri azalsa bile bu yıl ekonomik büyüme ve istihdamda kayda değer bir artış beklenmediğini vurguladı.
PİYASALARDA GENEL GÖRÜNÜM
Tarihsel olarak resesyon dönemleri hisse senedi piyasaları için olumsuz sonuçlar doğuruyor. S&P 500 endeksi, 1957'den bu yana ekonomik daralma süreçlerinde ortalama yüzde 32 değer kaybetti.
Mevcut tabloda, piyasaların Mart ayındaki düşüşün ardından hızlı bir toparlanma sergilediği görülse de riskler ortadan kalkmış değil. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyonist baskılar, yılın geri kalanında piyasalar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Uzmanlar, yatırımcıların bu süreçte temkinli hareket etmesi ve küresel gelişmeleri yakından takip etmesinin önemine dikkat çekiyor.
ABD’de kredi kartı faizleri yüksek seyrediyor: Faiz tavanı tartışması yeniden gündemde
28 Nisan 2026 15:52
Tether’dan 344 milyon dolarlık USDT dondurma kararı: Yasa dışı cüzdanlara müdahale
28 Nisan 2026 14:29
Citi tahminini yükseltti: Yapay zeka pazarı 2030’a kadar 4,2 trilyon doları aşabilir!
28 Nisan 2026 14:13
Alüminyum fiyatlarında gerileme sürüyor: Dolar ve jeopolitik gelişmeler etkili oluyor
28 Nisan 2026 11:40