Süper Lig'de lider Beşiktaş, deplasmanda Ankaragücü'nü Muleka, Dele Alli ve Nkoudou'nun attığı gollerle 1-0 geriye düşmesine rağmen 3-2 mağlup etti ve puanını 13'e çıkararak liderliğini devam ettirdi.
TARAFTAR SAHAYA GİRDİ OYUNCULAR ARASINDA GERGİNLİK YAŞANDI
Maç sonunda bir Ankaragücü taraftarı sahaya girerek Beşiktaşlı oyunculara saldırdı. Maçın ardından Ankaragücü ve Beşiktaşlı oyuncular arasında gerginlik yaşandı. Taraftarın polis tarafından gözaltına alındığı açıklandı.
Ankaragücü 2-3 Beşiktaş MAÇ SONU Cenk Tosun'dan tekme açıklaması | Video
Gergin maçın ardından SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Bülent Timurlenk, Fatih Doğan ve Ali Gültiken karşılaşmayla ilgili çok çarpıcı sözler kaleme aldı. İşte o sözler...
AHMET ÇAKAR: "WEGHORST NE KADAR ÖNEMLİ OYUNCUYMUŞ DİYORUZ"
Beşiktaş, ilk yarıyı çok iyi ama 2. yarıyı çok kötü oynadı. Fakat, şansı, ya da Eren Derdiyok'un hatası yüzünden kazandığı penaltı ile önemli bir üç puan aldı. İlk yarıya bakıyoruz, 'Weghorst ne kadar önemli oyuncuymuş' diyoruz. Weghorst varsa duran toplar, yan ortalar, hep tehlikeli.
Mesela ilk golde orta gelirken topa hamle yapıyor, dokunmasa da iki stoperi oyundan düşürüyor, Muleka da tamamlayıp golü atıyor. İkinci golde yine Weghorst'un müthiş katkısı var. Yine yüksek bir orta, kafaya çıkıyor, bilerek isteyerek Dele Alli'ye 'al da at' diyerek golü yaptırıyor.
"İKİ GOLDE DE ROSIER'İN HATASI VAR"
Bütün bunlarla birlikte A.Gücü'nün iki golünde de Rosier'in hatası var. İlkinde Tolga'nın yaptığı güzel ortayı Beridze'ye vurdurması, ikinci golde de yine Beridze'yi kaçırıp Beşiktaş'ın golü yemesi Rosier'in belli oranda hatasından geldi. Weghorst dedik, önemli dedik ve Weghorst'un indirdiği toplarla Beşiktaş; Muleka olsun Dele Alli olsun N'Koudou olsun çok gol bulabilir.
Dün akşam Valerien Ismael manasız bir risk almıştı. Ersin'in sakatlığı yok cezası yok ama gencecik Emre ile başladı! Ne manası var. Kötü bir gol yese ki ikinci golde de çok dar açıdan yedi… Ersin olsa yer miydi bilemeyiz. Hem çocuğu kaybederdik hem de Beşiktaş puan kaybederdi.
Pek tabii ki de Ismael acımasızca eleştirilirdi. Ankaragücü puan alabilirdi ama Eren'in hatası yenilmelerine sebep oldu. Mete Kalkavan genelde iyi. Birçok kişi penaltıda, 'mesafe yakın' diyecektir ama Eren bilerek, isteyerek Salih'in kafa vuruşunda topa elini uzatıp kesiyor. Belki istemeden çarptı denecek ama Eren oraya elini isteyerek uzattı.
BÜLENT TİMURLENK: "BÖYLE BİR KURAL OLMASA BEŞİKTAŞ BELKİ DE..."
Valerien İsmael için 8+3 kuralında kalede Ersin (dün akşam Emre), stoperde Necip ve orta sahada Salih'i kullanmak bir tercihten öte mecburiyet. Böyle bir kural olmasa Beşiktaş belki de bir yabancı kaleci arayışına girebilir, mutlaka iyi bir stoper alır ve Salih de Josef'in dublörlüğünü yapmak zorunda kalmazdı.
Ligin hem yeni hem de teknik direktör değiştirmiş takımı Ankaragücü, anadoluda birçok takımın bulamadığı tribün desteğiyle maça istekli başladı. Beşiktaş orta sahasında Dele Alli ile birlikte Gedson'un da forvete yakın oyunu Salih ile aralarındaki mesafeyi açınca Beşiktaş bu bölgede pas bağlantısını kıran rakibi karşısında baskıyı kuramadı.
Ersin'in ilginç bir şekilde kulübede olduğu maçta ev sahibi 1-0 öne geçtiğinde Beşiktaş'ta yük yine Weghorst- Muleka'ya düştü. Sağda Rosier'i sürekli içeri çıkartıp Muleka'yı ceza sahası içerisinde ikinci santrfor olarak kullanan İsmael kısa sürede aradığı golleri buldu. Weghorst'un fiziği ile ligde Zlatan İbrahimovic efekti yarattığını söyleyebiliriz. İki golde de rakip defansı dağıtan oyunu ve sezon başından beri olduğu gibi hücumdaki üretkenliğin başaktörüydü.
2. yarıda hücumu çok seven Rosier'in arkasına atılan top ev sahibine beraberliği getirirken, oyuna sonradan giren Eren'in koluna çarpan penaltıyla gelen gol oyundan düşme emareleri gösteren Beşiktaş'a ilaç gibi geldi. Kenardan gelen yerlilerin, yorulan as oyuncuların sahadaki ritimlerini devam ettirmediği sürece Beşiktaş, iki farkı bulmadığı maçlarda zorlanır.
Bunun örneği Alanya maçıydı. Dün de artı dakikalar dahil son 15 dakikada ev sahibi topa % 70'in üzerinde sahip oldu. 5 maçta 13 puan çok iyi başlangıç. Ama İsmael'in savunma organizasyonunu gözden geçirmesi gerekiyor.
ERMAN TOROĞLU: "GEÇEN HAFTAKİ BEŞİKTAŞ'IN YERİNDE YELLER ESİYOR"
Çok gollü bir maç… Goller tamam da kalite var mı? Yok… Geçen haftaki Beşiktaş'ın yerinde yeller esiyor. Sivasspor karşılaşmasında 45 dakika futbol ziyafeti göstermişti hepimize. 90 dakikada hemen hemen hiç pres yapmadan oynadılar. Karşılarındaki rakip, dirençli değil. Futbol oynamaya gayret ediyor. Tekme-tokat atmıyor. O zaman niye Beşiktaş kendi oyununu oynayamadı? Bir hafta arayla bu kadar farkın olmaması gerekir. Bunu çözecek olan da Beşiktaş teknik direktörü.
A.Gücü ligin yeni takımı… Süper Lig'e alışmaya çalışıyor. Beşiktaş onların rakibi değil. Ama bir puanı alabilirlerdi. Sarı-lacivertliler Ankara'ya bayağı uzak bir yerde maçını oynuyor, zemin de kötü… Peki bu zemin kışın ne olur? Çok kötü olur, o görünüyor. Başkentinde stadı olmayan tek ülke Türkiye...
"BU HAKEM AVRUPA'DA MAÇ İDARE EDEMEDİ AMA HALA TÜRKİYE'DE..."
Eren Derdiyok, kafaya çıkıyor, kuraldan da haberi yok VAR'dan da… Top eline çarpıyor sonra 'Penaltı değil' diye itiraz ediyor. Dikkatimi çekti, 79. dakikada bir pozisyon var Ankaragücülü futbolcu, topu Beşiktaşlı futbolcunun sağ dışından atarak öbür yanından kaleye gitmek istiyor.
Beşiktaşlı oyuncu bakıyor topu alamayacak, topu bırakıp Ankaragücülü oyuncuyu yere indiriyor. Hakem faulü veriyor da sarı kartı niye vermiyor anlamıyorum. O yüzden Türk hakemleri liglerde sürünüyorlar. Bu hakem FIFA oldu, Avrupa'da maç idare edemedi ama hâlâ Türkiye'de sahaya çıkıyor.
"BU REZİLLİĞE KİM DUR DİYECEK?"
FIFA Mete Kalkavan'ın iyi hakem olmadığını anladı, bizimkiler anlamadı. Bu saatte maçlar oynanıyor, ben yazıyı yazıyorum saat 23.45… Yani gece 24.00'e çeyrek var. Millet maçtan çıkıp eve gidecek ya da ekran başındakiler yatıp uyuyacaklar. Bu rezilliğe kim dur diyecek merak ediyorum, ya da kimin gücü yetmiyor onu da merak ediyorum.
FATİH DOĞAN: "BEŞİKTAŞ'IN LİDERİ WEGHORST"
Beşiktaş'ın yıldız golcüsü Weghorst oyunun ve takımın liderliğine soyunuyor. Sadece attığı gollerle ya da dün Ankaragücü deplasmanında olduğu gibi gollere katkısıyla değil önde rakibe baskı oluştururken de başrole soyunuyor. Hem kendi presini yaparken hem de el kol hareketleriyle arkadaşlarına çağrı yaparak gösterdiği hırs gözlerden kaçmıyor.
Özetle geçen sene çok koşan, çok pozisyona giren ama attığından 3 fazlasını kaçırdığı için sözleşme teklif edilmeyen Batshuayi'den farklı olarak gol ve asistlerinde de yıldızı parlamaya devam ediyor. Eryaman'da Tolga Ciğerci'nin ortası kademesini kaybetmiş Beşiktaş defansının arasında Beridze'nin kafayla attığı açılış golüne Weghorst'un önderliğinde Muleka ve N'Koudou ile hemen cevap verdi.
"DELE ALLİ İLK GOLÜNÜ ATSA DA..."
İlk yarı da Dele Alli ilk golünü atsa da Salih ve Gedson'la birlikte geçen haftanın dinamizminden uzaktı. İlk golü yedikten sonra 2 gole cevap vermek İsmael'in takımı için çok kıymetli bir görüntü. Ancak 47'de Beridze'nin bu sefer Rosier'in arkasından kaçıp attığı ikinci gol ciddi konsantrasyon uyarısı içeriyor. Böyle kritik bir deplasmana Ersin'in kulübede oturtulup yerine kaleci Emre ile başlanması gereksiz bir riskti. Eğer Ersin'in bugünden yarına bir transferi yoksa!
Valerien'in 66'da Dele Alli'yi çıkarıp iki ay sakatlığından sonra Josef'i alması çetinceydi. Mücadeleci gücü düşen ve gergin oyunda böyle bir tecrübeye ihtiyaç vardı. Özellikle takımı adına savaşan Tolga Ciğerci, Beridze ve arkadaşlarının gayreti yetmedi. Gergin maçı N'Koudou'nu penaltı golüyle hak eden Beşiktaş kazandı, ancak sahaya giren taraftarın misafir takım oyuncusuna saldırısıyla Türk futbolu kaybetti. Bu gergin maç tarzı ve çirkin saldırı görüntüleriyle ülke futbolu ileri değil geri gider.
ALİ GÜLTİKEN: "BEŞİKTAŞ'IN HÜCUM HATTI TIKIR TIKIR"
Beşiktaş'ın hücum hattı tıkır tıkır işliyor. Deplasmanda atılan 3 gol ve bu gollerin altında 3 değişik imza. Muleka, N'Koudou, Dele Alli... Bu maçta gollerin altında Weghorst'un imzası yok ama her golün icrasında başrolde yine Weghorst var. Bu ikinci deplasman ikisinde de 3 golü bulabilmek büyük iş. Rakip değişse de Beşiktaş'ın hücumdaki etkinliği değişmiyor. Bundan sonraki maçlarda da bunları yine göreceğiz.
Oyunun diğer kısımlarında iç saha maçlarına göre bazı farklılıklar var. Ama bunu da normal karşılamak lazım. Sizin iç sahada sahip olduğunuz taraftar avantajını, rakipleriniz de kendi evlerinde aynı şekilde arkalarına alıyorlar. Bu, oyun temposunu dönem dönem etkileyebilir. Skoru bazen korumak gerekir bunu belirli bölümlerde topa sahip olarak bazen de topun arkasına geçip doğru savunma yaparak gerçekleştirirsiniz.
Beşiktaş özellikle üçüncü golden sonra bunu gayet iyi bir şekilde yaptı. Salih Beşiktaş'ın sezon başından beri orta alandaki en başarılı oyuncusu olarak bu maçta da galibiyette önemli pay sahibi oldu. Galibiyet kadar Josef'in geriye gelmiş olması da dün akşamın sevindirici olaylarından bir tanesi oldu.
Kadronun bu kadar kısa süre içerisinde uyum yakalaması, oyun coşkusunu işin içine katması kaliteyle de birleşince bu gollü galibiyetler çok normal görünür hale geldi. Bu işin aslı çok normal değil çok önemli bir iş. Bu sıçramayı yapabilmek farklı parametreler gerektiriyor. Oyun içi liderlikler bu işin olmazsa olmazı.