Polonya'da siyasi gerilim, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ve Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski'nin bir ay süreyle görevlerinden uzaklaştırılmasıyla tırmandı.
ÇALIŞMALARI ENGELLEDİKLERİ ÖNE SÜRÜLDÜ
Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, iki ismin mahkemenin çalışmalarını engellediği öne sürüldü. Swieczkowski ve Sochanski'nin, Polonya Parlamentosu tarafından usulüne uygun seçilen tüm hakimlerin katılımıyla Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun toplanmasını engelledikleri ve davalara bakacak hakim heyetlerini kanuna aykırı biçimde belirledikleri belirtildi. Kararın ardından mahkemenin geçici yönetimi, en kıdemli hakimlerden Anna Korwin-Piotrowska'ya devredildi.
ANAYASA MAHKEMESİNDEN DARBE SUÇLAMASI
Görevden uzaklaştırma kararına Anayasa Mahkemesi cephesinden sert tepki geldi. Mahkemenin mevcut yönetimi, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu savunarak yaşananları darbe girişimi olarak nitelendirdi.
Mahkeme açıklamasında, Swieczkowski'nin halen Anayasa Mahkemesi Başkanı, Sochanski'nin ise başkan yardımcısı olduğu vurgulandı. Geçici yönetimin hukuki meşruiyetine de itiraz edildi.
ADALET BAKANI 50 CİLTLİK SORUŞTURMA DOSYASINI GÖNDERDİ
Polonya Adalet Bakanı ve Genel Savcısı Waldemar Zurek, iki isim hakkındaki soruşturmanın kapsamına ilişkin açıklama yaptı. Zurek, Swieczkowski ve Sochanski'nin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve cezai sorumluluğa tabi tutulmaları amacıyla hazırlanan 50 ciltlik soruşturma dosyasının Anayasa Mahkemesi'ne iletildiğini bildirdi.
MUHALEFETTEN SOKAĞA ÇAĞRI! POLİS MAHKEMEYİ ABLUKAYA ALDI
Görevden uzaklaştırma kararının ardından ana muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) harekete geçti. Parti yönetimi, hükümetin Anayasa Mahkemesi'ni kontrol altına almaya çalıştığını savunarak vatandaşları protestolara çağırdı.
TESTEREYLE GİRMEYE ÇALIŞTILAR
PiS Genel Başkanı Jaroslaw Kaczynski, eski Başbakan Mateusz Morawiecki ve eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Julia Przylebska'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi mahkeme binası önünde toplandı. Bölgeye çevik kuvvet polisleri sevk edilirken bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Mahkeme binasında kurulan polis barikatını aşmak için elektrikli disk testere kullanan protestocular kapıyı keserek içeri dalmaya çalışırken, güvenlik güçleri binaya girişi engellemek için yoğun çaba sarf etti. İçeri girmeye çalışan 3 kişi gözaltına alındı.
CUMHURBAŞKANI NAWROCKI SENEGAL UÇUŞUNU YARIDA KESTİ
Polonya'daki gelişmeler, Senegal'e resmi ziyaret gerçekleştirmek üzere yola çıkan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin programını da değiştirdi. Yaşananları uçuş sırasında öğrenen Nawrocki, ülkesine dönme kararı aldığını duyurdu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Cumhurbaşkanı, "Böyle bir zamanda Cumhurbaşkanının Polonya'da olması gerekiyor. Senegal'e uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum" ifadelerini kullandı.
Polonya'ya dönen Nawrocki, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ve Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapinski ile görüştü.
ÇİN BÜYÜKELÇİSİ JAKUB KUMOCH İSTİFA ETTİ
Polonya'daki siyasi krizin ardından dikkat çeken bir gelişme de diplomatik cephede yaşandı. Polonya'nın Çin Büyükelçisi Jakub Kumoch, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Kumoch, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkede yaşanan gelişmeler nedeniyle Polonya Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görevini sürdürmesinin artık mümkün olmadığına karar verdiğini belirtti. İstifasını ve geri çağrılma talebini aynı gün sunduğunu bildirdi.
BAŞBAKAN TUSK'TAN İLK AÇIKLAMA: BAŞKA BİR YOL YOK
Başbakan Donald Tusk, hükümetin attığı adımlara yönelik eleştirilere sosyal medya hesabından yanıt verdi. Tusk, "Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim görevimizdir. PiS iktidarının yıllarca süren hukuksuzluğunun ardından bu zor, zaman zaman sancılı bir süreçtir ve kararlı adımlar atılmasını gerektirir. Başka bir yol yok" ifadelerini kullandı.
Tusk'ın açıklaması, hükümetin Anayasa Mahkemesi'ndeki değişim sürecinden geri adım atmayacağının işareti olarak değerlendirildi.
POLONYA'DA SİYASİ DENGELER SON YILLARDA DEĞİŞTİ
Polonya'da yaşanan krizin arka planında son yıllarda değişen siyasi dengeler bulunuyor. 2015-2023 yılları arasında iktidarda kalan Jaroslaw Kaczynski liderliğindeki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), 2023 parlamento seçimlerinde yüzde 35,38 oy alarak 460 sandalyeli Sejm'de 194 milletvekili çıkardı. Seçimi birinci sırada tamamlamasına rağmen hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı.
Donald Tusk liderliğindeki Sivil Koalisyon ise seçimlerde 157 sandalye kazandı. Tusk, Polonya 2050, Polonya Halk Partisi ve Yeni Sol ile oluşturduğu koalisyonla hükümeti kurarak iktidara geldi.
Ancak 1 Haziran 2025'te gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde PiS'in desteklediği bağımsız aday Karol Nawrocki'nin ikinci turu kazanmasıyla ülkede siyasi güç dengesi yeniden değişti. Böylece hükümet ile Cumhurbaşkanlığı farklı siyasi çizgilerde konumlandı. Anayasa Mahkemesi üzerindeki yetki ve meşruiyet tartışmaları da bu siyasi ayrışmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.