Bu kaza yaşandıktan sonra Mermerci'nin daha önce yaptığı şu açıklama gündeme geldi:
"Yalı hayatı herkesin sandığı kadar iyi değil. Babamın bana bıraktığı yalıda sürekli bir sorun çıkıyor. Tek avantajı, direkt tekneyle karşıya geçebilmem." Vakti zamanında bu açıklamanın altına Onur adında bir kişinin "İnşallah yalınıza tekne çarpar" diye yorum yapması da çok konuşuldu.
Bu beddua ile ilgili şu tarz yorumlar yapıldı:
■ "Onur beni bul. Bir dua etmeni isteyeceğim senden:)."
■ "Tekne az gelir deyip direkt gemi göndermiş evren."
■ "Hayatın, olağan akışında söylenmiş bir söz gerçekleşince haber oluyor işte kaderin de mizah anlayışı varmış." İnsani değerler açısından beddua etmek hoş karşılanmayan, kaçınılması gereken ve ahlaki açıdan sakıncalı görülen bir davranıştır.
İslami gelenek ve kaynaklar da müminin dilini kötü sözden, lanetten ve bedduadan korumasını esas alır.
Mermerci'ye edilen bedduayla ilgili espri yapmak da hoş bir durum değil.
Sayın Mermerci de daha önce yalı hayatından yakındığı kibirli açıklama için eminim şimdi pişmandır.
Bir yalının masrafı ve bakımı elbette o mülkün sahibi için bir uğraş olabilir.
Fakat bunu medya aracılığıyla bir şikâyet unsuru haline getirmek, toplumun yaşadığı hayat mücadelesine karşı bir körlük göstergesi ve empati eksikliği olarak da algılanabilir.
Aslında "Yalı hayatının tek avantajı tekneyle karşıya geçebilmem" ifadesinde şikâyetin içine gizlenmiş bir gösteriş merakı da olabilir.
Mermerci'nin kazadan sonra gündeme gelen eski açıklaması aynı zamanda elit sınıfların kendi imtiyazlı dünyaları ile geniş kitlelerin yaşam gerçekleri arasındaki mesafenin ne kadar açıldığını gösteriyor.
Bir can kaybı ya da yaralanma da olabilirdi!
Büyük tehlike atlatan Sayın Mermerci ve ailesine çok geçmiş olsun.
Sonuç olarak yalı hayatının zorluklarına gemi çarpması da eklenmiş oldu!
GÜVENLİK TEDBİRLERİNDEN FAZLASI LAZIM
İstanbul-Başakşehir'de bir ortaokulda bir öğrencinin bıçakladığı sekiz öğrenciden biri hayatını kaybetti.
Diğerlerinin ise tedavisi devam ediyor.
Küçücük bir çocuğun sekiz öğrenciyi birden bıçaklaması insanı dehşete düşürüyor.
Okullardaki silahlı saldırıları ve şiddet olaylarını önlemek için önemli tedbirler alınmıştı.
Bu tedbirlerin hepsinin faydasını göreceğiz ama sorunu çözmede yeterli olmayacaklar.
Okul saldırıları, toplumu ve aile yapılarını, eğitim sistemini, güvenliği vb. unsurları içine alan çok katmanlı bir sorun. Çözüm olarak aklıma ilk gelenler: Suç işleyen çocuk yetiştiren ailelere ceza verilmesi… Okumaya niyeti olmayan sorunlu, zorba çocukları zorla okutan eğitim sisteminden vazgeçilmesi… Arkadaşlarını bıçaklama potansiyeli olan bir çocuğu, kurallara uyan, başarılı olmak isteyen çocukların arasına koymanın bir mantığı yok!
Sorunlu, zorba çocuğu kurtaralım derken hem eğitimin kalitesi düşüyor hem de diğer çocukların can güvenliğini riske atıyoruz.
DİJİTAL REZERVASYONDA YENİ DÖNEM
Seyahat acentelerinin açtığı haksız rekabet davası sonucu Booking. com'un Türkiye içindeki kullanıcılara, Türkiye sınırları içerisindeki oteller için rezervasyon hizmeti sunması engellenmişti.
Şimdi yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'deki faaliyetlerine yönelik yeni bir yasal çerçeve hazırlanıyor.
Booking.com ve Airbnb gibi platformların Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin belgesi alması gerekecek.
Düzenlemenin yasalaşması halinde izin belgesinin geçerlilik süresi iki yıl olacak.
Belge için 5 milyon TL ücret ödenecek ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak.
Platformların izin belgesi alabilmesi için dijital hizmet vergisi mükellefi olması ve vergi borcunun bulunmaması gerekecek.
Ayrıca yabancı konaklama platformlarının Türkiye'de tebligata esas bir irtibat adresi ve sorumlu bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ya da tüzel kişi göstermesi zorunlu olacak.
Düzenlemedeki en önemli madde ise yurt içinden, yurt içine yapılan satışlarda hizmet bedeli üzerinden alabileceği tutar, vergiler hariç satış bedelinin yüzde 17'sini geçemeyecek.
Bu sınırın aşılması halinde platforma, haksız olarak alınan bedelin 10 katı tutarında idari para cezası uygulanacak.
Vergi mükellefi olmadan, temsilci atamadan Türkiye'de faaliyet göstermenin saçmalık olduğunu konuşmaya bile gerek yok.
Herkes yasalara uyacak!
Umarım bu düzenleme yasallaşır.
Çünkü ülkemizde otel odası tutmak ya da tatil için ev kiralamak isteyen birçok insan dolandırıldı.
Konaklamada küresel büyük markaların olması hem turizm gelirini artırır hem de insanlar güvenli bir şekilde rezervasyonlarını yapar.
Booking.com üzerinden dolandırıcılık yapanlar da var ama en azından güçlü bir markanın ülkemizde olması dolandırıcılık oranlarını düşürür diye tahmin ediyorum.