Sosyal hayatın içinde hepimiz özenle dikilmiş medeniyet ceketlerimizi giyiyoruz; sabırlı davranıyor, alttan alıyor, gülümsüyoruz. Ancak beklenmedik bir kriz patladığında o ceket anında yırtılıyor.
İlkel beyin kontrolü ele aldığında mantık devreden çıkar; yerini milyonlarca yıllık hayatta kalma reflekslerine bırakır: Savaş, kaç, donup kal ya da kılık değiştir. Zodyak döngüsünde herkesin baskı altındayken sığındığı, kimi zaman çevresini yakıp yıkan kimi zaman da ortadan kaybolmasını sağlayan vahşi bir karşılığı var.
İşte burçların kriz anında kontrolü devrettiği, ilkel benliğinin ruh eşi olan o hayvanlar;
Koç – Leopar
Koç için kriz anında geri çekilmek, nabza göre şerbet vermek ya da tehlikenin geçmesini beklemek diye bir refleks yoktur. Bir tehdit kokusu aldığı anda sinir uçları alev alır ve doğrudan hedefin boğazına doğru patlayıcı bir hızla atılır.
Strateji kurmaz, tehlikeyi tartmaz; hızlı bir refleksle ilk darbeyi indirip tehdidi tek hamlede etkisiz hale getirmeye kilitlenir. Bu ani ve kontrolsüz hücum refleksi karşı tarafı çoğu zaman afallatıp geri adım attırır; fakat fırtına dindiğinde arkasında kırılmış kalpler, yıkılmış köprüler ve fevriliği yüzünden haklıyken kaybedilmiş mevziler bırakır.
Boğa – Gergedan
Normal şartlarda Boğa'yı yerinden kıpırdatmak imkansızdır; sakindir, alanını korur ve etliye sütlüye karışmaz. Ancak sınırlarına girildiğinde veya elindeki güvence tehdit edildiğinde derisi kalınlaşır, gözleri tek bir noktaya kilitlenir ve tonlarca ağırlıkla karşı taarruza geçer.
Onu ikna edemezsin, mantıklı argümanlarla durduramazsın. Gergedan refleksi devreye girdiğinde amacı tartışmayı kazanmak değil, kendisini tehdit eden unsuru tamamen haritadan silmektir. Fırtına dindiğinde ise hiçbir şey olmamış gibi yerine dönüp otlamaya devam eder.
İkizler – Bukalemun
Köşeye sıkışan bir İkizler asla göğüs göğüse çarpışmaz. Onun hayatta kalma refleksi kafa karıştırmak ve hedef şaşırtmaktır. Tartışmanın aleyhine döndüğünü anladığı saniyede rengini değiştirir; konuyu öyle bir yere çeker ki karşı taraf birden kendini savunurken bulur.
Bir anda ortama uyum sağlar, haklıymış gibi görünür ya da tamamen görünmez olur. Fiziksel veya duygusal bir darbe almadan önce kılıktan kılığa girerek oradan uzaklaşır; arkasında sadece ne olduğunu anlayamayan şaşkın yüzler kalır.
Yengeç – Zehirli Vatoz
Yengeç kriz anında bağıran, çağıran biri gibi görünmez. Tehdit hissettiğinde ilk yaptığı şey deniz tabanındaki kumun altına gömülmek, yani duygusal olarak tamamen ortadan kaybolmaktır. Kendini görünmez kılar, dışarıdan bakıldığında hiçbir tehlike arz etmiyormuş gibi sakin durur.
Ancak üzerine fazla gider, onu köşeye sıkıştırır ya da hassas bir noktasına basarsan, kuyruğundaki o saklı zehirli dikeni bir anda saplar. Bu bir bağırış değil; yıllardır sakladığı bir gerçeği en can alıcı noktadan yüzüne vurup seni olduğun yere mıhlayan öldürücü bir cümledir. Sonra yeniden suların derinliğine çekilip sessizce bekler.
Aslan – Kaplan
Aslan kriz anında geri çekilirse itibarını kaybedeceğini düşünür. Tehdit altındayken ilk refleksi boyunu büyütmek, sesini yükseltmek ve bulunduğu odadaki tüm havayı tüketmektir. Haksız olsa bile geri adım atmaz; kükreyerek suçluluk duygusunu karşı tarafa boca eder.
Onun savunması doğrudan otorite kurmaktır: Ben buradayım ve bana dokunamazsın. Bu görkemli kükreme çoğu zaman karşı tarafı sindirse de yalnız kaldığında yaralarını kimseye göstermeden tek başına onarmak zorunda kalır.
Başak – Bal Porsuğu
Doğanın en korkusuz ve takıntılı hayvanı Bal Porsuğu, kendisinden on kat büyük aslanlara bile kafa tutar; çünkü pes etme geni yoktur. Bir Başak köşeye sıkıştığında ne bağırır ne kaçar; soğukkanlılıkla rakibinin zayıf noktasını tespit eder ve cerrahi bir operasyon başlatır.
Kusurlarını, açıklarını ve mantık hatalarını tek tek masaya sererek karşısındakini yavaş yavaş tüketir. Onunla kriz anında tartışmak bir porsukla güreşmeye benzer; yorulmaz, vazgeçmez ve karşısındaki hatasını kabul edene kadar didikler.
Terazi – Ceylan
Terazi burcunun kriz anındaki en ilkel refleksi kaçıştır. Çatışmanın kokusunu aldığı anda gerilir; çünkü kavga ve kaos onun dengesini fiziksel olarak bozar. Bir ceylan gibi tehlikeyi sezer sezmez zikzaklar çizerek ortamdan uzaklaşmaya bakar. Yüzleşmek yerine durumu yumuşatacak sahte tavizler verir, gidişatı idare etmeye çalışır.
Ancak kaçamayacağı bir kapana kısıldığında öyle ani ve beklenmedik bir çifte atar ki, o zarif insanın içinden bu sertliğin nasıl çıktığına kimse inanamaz.
Akrep – Kara Mamba
Akrep tehlike karşısında bağırmaz, gürültü çıkarmaz ya da panikle sağa sola koşmaz. Kriz anında nabzı düşer, gözleri soğur ve pusuya yatar. Saldırıyı kabullenmiş gibi görünür, hatta darbeyi alır. Karşı taraf kazandığını düşündüğü an, sessizce yaklaşır ve tek bir hamleyle en can alıcı noktadan zehrini zerk eder.
Bu öyle bir cümledir ki, kavgayı anında bitirir ve karşı tarafı günlerce sürecek bir iç sorgulamaya mahkum eder. Onun intikam refleksi aceleci değil, kusursuz derecede planlıdır.
Yay – Yaban Atı
Yay için kriz, sınırlandırılmak ve suçlanmak demektir. Bir tartışmada köşeye sıkıştırıldığında ya da üzerine hesap sorulmaya kalkıldığında ilk refleksi kapıyı çarpıp gitmektir. Asla kafese girmeyen bir yaban atı gibi şaha kalkar, ipleri koparır ve ardına bile bakmadan uzaklaşır.
Krizin ortasında sorumluluk alıp çözmek yerine kaçmayı seçer; çünkü onun için en büyük tehdit haksız çıkmak değil, özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. O toz bulutunun ardından onu geri getirmek neredeyse imkansızdır.
Oğlak – Kutup Ayısı
Oğlak kriz anında sıcaklığını tamamen kaybeder; ortamı adeta sıfırın altına düşürür. Ne öfke patlaması yaşar ne de kendini savunur. Bir kutup ayısı gibi ağırbaşlı, duygusuz ve sarsılmaz bir duvar örer.
Karşısındakini yok saymak, iletişimi tamamen kesmek ve onu dondurucu bir sessizlikle cezalandırmak onun temel savunma mekanizmasıdır. Bu sessizlik herhangi bir bağırıştan çok daha yıkıcıdır; çünkü karşısındakine senin varlığın bile benim dengemi bozmaya yetmez mesajı verir.
Kova – Sırtlan
Kova için kriz anında en güçlü kalkan alaycılık ve zihinsel mesafedir. Duygusal bir krizin içine çekildiğinde asla o seviyeye inmez; dışarıdan bir gözlemci gibi durumu tiye alır, absürt bir kahkaha atar ya da zekice bir iğnelemeyle karşı tarafın tüm ciddiyetini yerle bir eder.
Tıpkı sürüsüne güvenen ve tehlike anında garip sesler çıkararak avcının kafasını karıştıran bir sırtlan gibi, durumu kaosa sürükleyip karşı tarafın sinir krizleri geçirmesini izler. Duyguyu rasyonellikle boğmak onun en büyük kozudur.
Balık – Ahtapot
Balık kriz anında doğrudan görünmez olmayı seçer. Ağır bir baskı ya da yüzleşme hissettiğinde etrafına yoğun bir mürekkep püskürtür. Bu mürekkep kimi zaman gözyaşıdır, kimi zaman derin bir kurban psikolojisi, kimi zaman da konuyu tamamen saptıran bir duygusal ajitasyon.
Sular öyle bir bulanır ki, kimin suçlu kimin mağdur olduğu birbirine karışır. Herkes durumu anlamaya çalışırken o kayaların arasına süzülüp çoktan kaybolmuştur bile.