Son dakika haberi... Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altında satış baskısı derinleşiyor. ABD ekonomisinden gelen güçlü büyüme ve yüksek enflasyon verileri, yatırımcıların faiz beklentilerini değiştirirken ons altın psikolojik eşik olarak kabul edilen 4 bin doların altına geriledi.
Ekim ayının son işlem gününde yüzde 1'e yaklaşan değer kaybıyla 3 bin 950 dolar seviyelerine kadar inen altın, eylül ayının ardından ekim ayını da düşüşle tamamlamaya hazırlanıyor. Altın fiyatları eylül ayında yüzde 6.45 gerileyerek 4 bin 161 dolardan kapanmıştı.
Böylece değerli metal, iki ay üst üste gerileyerek yatırımcıların son dönemde alıştığı yükseliş eğiliminden uzaklaştı.
ZİRVEDEN YÜZDE 25 DÜŞÜŞ YAŞADI
Ons altın, 23 Şubat 2026'da ulaştığı 5 bin 278 dolarlık tüm zamanların zirvesinden 30 Ekim itibarıyla 3 bin 950 dolara geriledi. Böylece sekiz ayı aşkın sürede ons başına 1.323 dolar değer kaybeden altındaki düşüş oranı yüzde 25.1 oldu.
Uluslararası piyasalarda yaşanan bu sert geri çekilme, Türkiye'de gram altının seyrini de etkilerken dolar/TL kurundaki değişim, iç piyasadaki fiyatların ons altından farklı hareket etmesine neden oldu.
ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararlarında yakından takip ettiği enflasyonu aylık yüzde 0.5, yıllık yüzde 3.6 arttı. Ağustos ayında yüzde 3.4 olan yıllık enflasyonun yeniden hızlanması, fiyat baskılarının henüz kontrol altına alınamadığını gösterdi. Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altının yatırım cazibesini zayıflattı.
ABD EKONOMİSİ BEKLENTİLERİ AŞTI
Altın üzerindeki baskıyı artıran bir diğer gelişme ABD ekonomisinin güçlü büyüme performansı oldu. Ülke ekonomisi üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış yüzde 3.4 büyüyerek yüzde 3.2 seviyesindeki piyasa beklentisini geride bıraktı. İkinci çeyrekte yüzde 2.2 olan büyümenin hızlanmasında tüketici harcamaları ve yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımlar etkili oldu.
Güçlü ekonomik faaliyet, Fed'in enflasyonla mücadele amacıyla para politikasını sıkılaştırmak için daha fazla hareket alanına sahip olduğu yönündeki değerlendirmeleri destekledi.
Enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu beslemesi, merkez bankalarının faizleri yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirdi. Böylece jeopolitik risklerin altına sağladığı güvenli liman desteği, yüksek faiz beklentisinin yarattığı baskıyı karşılamakta yetersiz kaldı.
PETROL AKIYOR AMA FİYATLAR DÜŞMÜYOR
Ortadoğu'dan petrol sevkiyatının savaş öncesindeki seviyeleri aşmasına rağmen Brent petrolün varil fiyatı 117 doları gördü. Petrol fiyatları savaş öncesine göre yüzde 60'tan fazla yükselmiş oldu. Küresel petrol piyasasında arz miktarından çok yeni çatışma ihtimali, azalan stoklar ve yükselen taşıma maliyetleri fiyatları belirliyor.
Ortadoğu'daki savaşın enerji piyasalarında yarattığı belirsizlik devam ederken petrol fiyatlarında dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Enerji piyasası veri şirketi Kpler'in verilerine göre 18 Ekim'de sona eren haftada Körfez ülkelerinden yapılan günlük ham petrol ihracatı ortalama 24.6 milyon varile ulaştı.
Bu miktar savaş öncesindeki ortalamanın üzerinde bulunuyor. Ancak ihracatın toparlanması fiyatların düşmesini sağlamadı. Uzmanlar, gelecekte yaşanabilecek arz kesintilerinin fiyatladığına dikkat çekiyor.
GÖZLER 3 BİN 900 DOLARDA
Teknik analizlerde 4 bin dolar seviyesinin altına inilmesi, kısa vadeli satış baskısının devam edebileceği yönündeki değerlendirmeleri artırdı. Piyasa analizlerinde 3 bin 980 dolar ilk önemli destek bölgesi olarak öne çıkarken bu seviyenin altında 3 bin 940 ve 3 bin 900 dolar senaryoları gündeme geliyor.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 080 dolar önemli direnç seviyelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Analistler, altının yeniden güçlü bir yükseliş eğilimine girebilmesi için enflasyon beklentilerinde gerileme veya Fed'in para politikasına ilişkin daha ılımlı sinyaller görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.