Nobel kimya ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar'ın Mardin'in Savur İlçesinde doğup büyüdüğü ve bir dönem özel muayene olarak da kullandığı tarihi konak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı/TÜBİTAK iş birliğiyle restore edilerek, müze ve bilim merkezine dönüştürüldü. 3 yıl süren restorasyonda, Sancar'ın üniversiteye hazırlandığı oda ile ailesinin yaşadığı bölümler aslına uygun olarak korunurken, konağın bir bölümü gençlerin ve çocukların bilimle tanışacağı, uygulamalı eğitimler alabileceği modern bir bilim merkezi haline getirildi. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip yapının birinci katında sinema salonu, kütüphane, okuma salonları ve çalışma alanları yer aldı. İkinci katta ise, Prof. Dr. Aziz Sancar'a ait kişisel eşyalar, muayene odası, Sancar'ın balmumu heykeli, tıbbi malzemeler, Sancar'a ait belgeler ve bilimsel başarıların sergilendiği müze bölümü oluşturuldu.

GENÇLERİMİZ İLHAM ALSIN
Dün Prof. Dr. Aziz Sancar ve Sancar ve eşi Gwen Boles Sancar'ın da katımıyla düzenlenen açılıştı konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Sayın Sancar'ın başarısı yalnızca aldığı ödüllerle ölçülemez. Onun başardıklarını hakkıyla idrak etmek için bilime duyduğu derin bağlılık, insanlığın ortak bilgi birikimine yaptığı güçlü katkı veya gençlerimize verdiği eşsiz ilham gibi farklı noktalara odaklanmak, ayrıntılara inmek gerekir. Bu müze, tam olarak bu ayrıntıları görünür kılmak, başarının sonuçtan önce o sonuca ulaşmak için yürünen yolda, harcanan zamanda, sabırda, gayrette ve emekte saklı olduğunu göstermek için hayata geçirilmiş bir projedir. Çocuk ve gençlerimiz burada yalnızca büyük bir bilim insanının hayatını öğrenmekle kalmasın, onun ilhamında kendi hayallerinin peşinden gidilebileceğini de görsünler. Bilimin, emeğin ve kararlılığın insanı nelere, nerelere taşıyabileceğini bu evin hikâyesi üzerinden keşfetsinler" dedi.

TÜRKİYE BENİM İÇİN HER ZAMAN BİRİNCİ SIRADAYDI
Prof. Dr. Aziz Sancar ise ABD'deki bilimsel çalışmalarını Türkiye'yi temsil etme sorumluluğuyla yürüttüğünü belirterek, "Ülkemi her zaman ön planda tuttum. Gece gündüz çalıştım ve başarılı oldum. Fakat her zaman Türkiye benim için birinci sırada yer alıyordu. Doğup büyüdüm evin müzeye dönüştürülmesine memnun oldum. Evin özgün dokusu da korundu. Hem otantik hem de harika bir evimiz olmuş. İnşallah çocukların buluştuğu bir bilim yuvası olur. TÜBİTAK ile yeniden görüşeceğim. Burayı desteklememiz lazım. Burada çocuklarımızın bilim öğrenmesi lazım. Onlara yardım etmemiz lazım" dedi.










