Omurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor. Uyku ürünlerinin yanlış seçimi, tütün kullanımı ve modern çağın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı omurga sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle günlük alışkanlıklarda yapılabilecek küçük ama bilinçli değişiklikler, ilerleyen yıllarda ve yaşlarda hareket özgürlüğünü korumaya yardımcı olabilir. Tam da bu noktada Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Turgut Akgül, omurga sağlığını korumak için önemli tavsiyelerde bulundu…

OMURLARA 4.5 KİLO YÜKLENİYOR
Duruşumuzun bir biyomekanizması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akgül, "Duruş bozuklukları, omurganın doğal fizyolojik eğriliklerinin (servikal lordoz, torakal kifoz, lomber lordoz) bozulmasına yol açmaktadır. Bilgisayar başında, ayakta veya yürürken başın omuzların tam üzerinde, omuzların geride ve omurganın dik pozisyonda olması gerekmektedir. Başın öne doğru her 2.5 cm eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü yaklaşık 4.5 kg artırmaktadır. Bu durum, uzun vadede boyun fıtığına ve kas spazmlarına zemin hazırlamaktadır" dedi.

UZUN SÜRE OTURMAK RİSKLİ
"Hareketsizlikten çok aktif bir yaşamı tercih edin" diyen Prof. Dr. Akgül, şu uyarılarda bulundu: "Omurlar arasındaki şok emici yastıkçıklar olan disklerin doğrudan bir kan akışı yoktur. Bu yapılar, sünger gibi çalışarak sadece hareket sırasında çevredeki sıvılardan besin ve oksijen almaktadır. Uzun süreli oturma eylemi, disk içi basıncı artırmakta ve disklerin beslenmesini engellemektedir. Her 45 dakikada bir pozisyon değiştirmek, kısa yürüyüşler yapmak ve omurgayı esnetmek, disk dejenerasyonunu yavaşlatmaya yardımcı olur."

HER ZAMAN ÇÖMELEREK EĞİLİN
Yerden bir cisim kaldırırken yapılan en büyük hatanın, dizleri kilitleyerek doğrudan belden eğilmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akgül, onun yerine, ağırlık merkezini alçaltmak için dizleri ve kalçayı bükerek çömelmenin daha uygun olduğunu söyledi.

KAS DOKUNUZU GÜÇLENDİRİN
Omurganın istikrarını sağlayan yegane unsurun, çevresini saran kas dokusu olduğunun altını çizen Prof. Dr. Akgül, "Özellikle karın, bel ve pelvik taban kaslarından oluşan merkez (core) bölgesi, omurga için doğal bir korse işlevi görmektedir. Zayıf kaslar, tüm yükün omurga kemiklerine ve disklere binmesine neden olmaktadır. Klinik pilates, yüzme veya özel statik egzersizlerle bu kas grubunu güçlendirmek, mekanik bel ağrılarının en etkili koruyucusudur" diye konuştu.

KALİTELİ UYKU OMURGAYI ONARIYOR
Hayatın yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Akgül, "Kaliteli uyku; kasların gevşemesi, omurgayı destekleyen dokuların toparlanması ve vücudun kendini onarma süreçleri için büyük önem taşıyor. Bu nedenle omurganın doğal eğriliklerini destekleyen, orta sertlikte ve vücut yapınıza uygun ortopedik bir yatak ile uygun bir yastık tercih edilmeli. Yüzüstü yatış, boyun omurlarında aşırı dönmeye neden olabileceği için genellikle önerilmez; sırtüstü veya yan yatış pozisyonları omurga sağlığı açısından daha uygun" dedi.

SİNYALLERİ TAKİP EDİN
Prof. Dr. Akgül, omurga sağlığı için şu önemli tavsiyelerde de bulundu:
■ VÜCUT AĞIRLIĞINIZI KORUYUN: Dengeli ve profesyonel bir diyet programı ile ideal kiloya ulaşmak, mekanik omurga ağrılarının tedavisinde atılacak ilk ve en önemli adım.
■ ERGONOMİK KURALLAR: Masa başı çalışanlar için çalışma istasyonunun tasarımı kritik öneme sahip. Bilgisayar monitörünün üst kenarı tam göz hizasında olmalı, klavye ve mouse kullanımı sırasında dirsekler 90 derece açıyla desteklenmeli.
■ TÜTÜNDEN UZAK DURUN: Sigara içmek, yalnızca akciğer ve kalp sağlığını değil, omurga sağlığını da derinden etkilemektedir.
■ EGZERSİZ YAPIN: Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmak, hem genel eklem sağlığını hem de omurga mobilitesini korumanın anahtarı.
■ HEKİME BAŞVURUN: Her bel veya boyun ağrısı masum değil. Ağrınız istirahatle geçmiyorsa, geceleri uykudan uyandırıyorsa, bacaklara veya kollara yayılan elektriklenme, uyuşma, karıncalanma ya da güç kaybı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden özellikle omurga sağlığı ile ilgilenen bir hekime başvurun.