okurken satır atlamak, ödev yaparken zorlanmak ya da derslerden geri kalmak; kimi zaman öğrenme kapasitesiyle ilişkilendirilse de bu durumların arkasında fark edilmemiş bir göz bozukluğu bulunabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Bulut Ocak, çocuklarda göz muayenesinin amacının yalnızca gözlük numarasını belirlemek değil; kırma kusurlarını, şaşılığı ve görme tembelliği riskini erken dönemde ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.

ÖĞRENMEDE GÖRMENİN ETKİSİ YÜZDE 83
Prof. Dr. Ocak, "Öğrenme sürecinde görmenin etkisi yüzde 83. Çocukların okul başarısı değerlendirilirken göz sağlığı göz ardı edilmemeli. Çocuk herhangi bir şikâyet dile getirmese bile gerçekleştirilen kapsamlı muayene, gelişim döneminde kalıcı hâle gelebilecek görme sorunlarının erken tanınmasını sağlıyor" diyerek, uyardı.

BU TEHLİKELERE DİKKAT!
"Çocuklar, özellikle küçük yaşlarda görmelerindeki eksikliği normal kabul edebiliyor" diyen Prof. Dr. Ocak, şu tehlikelere dikkat çekti: "Bir göz diğerinden daha az görüyorsa iyi gören gözün sağladığı görüntü, sorunun aile tarafından fark edilmesini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle çocuğun 'iyi görüyorum' demesi veya günlük yaşamında belirgin bir güçlük göstermemesi, her iki gözünün de sağlıklı biçimde geliştiği anlamına gelmiyor."
GÖZ TEMBELLİĞİ OLUŞUR
Prof. Dr. Ocak, erken değerlendirme yapılmadığında ortaya çıkabilecek riski şu sözlerle vurguladı: "Göz bozukluğunda gerekli önlemler zamanında alınmazsa çocukta ilerleyen yıllarda tedavisi daha güç olan bir göz tembelliği tablosu oluşabilir."

3 ÇOCUKTAN BİRİNDE GÖZ BOZUKLUĞU VAR
Prof Dr. Ocak, ülkemizde her 3 çocuktan birinde göz bozukluğu olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: "Bu sorunun farkında olmayan aileler çocuklarının derslerdeki başarısızlığını 'öğrenme yeteneği düşük' diye nitelendirebiliyor. Oysa çocuğun öğrenme kabiliyetinde bir eksiklik yok, çocuk iyi göremediği için derslerinde geri kalabiliyor. Bu nedenle çocuklarda göz muayenesi yalnızca belirgin bir şikâyetin araştırıldığı kontrol olarak değil, görme gelişiminin her iki gözde sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini ortaya koyan kapsamlı bir değerlendirme olarak ele alınıyor."

ERKEN TANI OKUL BAŞARISINI KORUYOR
tanının; aileden alınan öykünün, çocuğun günlük davranışlarının, her iki gözün görme düzeyinin, kırma kusurlarının ve gözlerin hizasının birlikte değerlendirilmesiyle konulduğunu söyleyen Prof. Dr. Ocak, erken değerlendirme yapılmadığında ortaya çıkabilecek riskleri şöyle anlattı:
Göz bozukluğunda gerekli önlemler zamanında alınmazsa çocukta ilerleyen yıllarda tedavisi daha güç olan bir göz tembelliği tablosu oluşabilir. Belirti görülmesini beklemek, görme gelişimi açısından değerli bir dönemin kaybedilmesine neden olabiliyor.
Kapsamlı çocuk göz muayenesi, yalnızca çocuğun ne kadar gördüğünü değil, iki gözün birlikte nasıl çalıştığını ve görmenin sağlıklı biçimde gelişip gelişmediğini ortaya koyan bir standart sunuyor.
Erken tanı ise çocuğun dünyayı net algılamasının yanı sıra öğrenme sürecine eşit koşullarda katılabilmesinin temelini oluşturuyor.

DAMLALI MUAYENE KIRMA KUSURLARINI ORTAYA ÇIKARIYOR
Çocuklarda doğru gözlük numarasının ve göz kaymasına eşlik edebilecek kırma kusurlarının belirlenmesinde damlalı göz muayenesinin önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ocak, "Özellikle hipermetropi gibi kırma kusurları gözlerin hizasını etkileyebiliyor ve şaşılık görünümüne neden olabiliyor. Damlalı muayene, çocuğun gözündeki odaklama mekanizmasının ölçümü etkilemesini azaltarak, kırma kusurunun daha doğru biçimde belirlenmesini sağlıyor. Aynı zamanda bebeklerde burun kökü veya göz kapağı yapısı nedeniyle gözler kayıyormuş gibi görünebilen yalancı şaşılık ile gerçek göz kaymasının uzman hekim tarafından ayırt edilmesine yardımcı oluyor" dedi.

ŞAŞILIK, GÖRÜNÜŞE BAKILARAK DEĞERLENDİRİLMEZ
Şaşılığın, gözlerin paralel duruşunun bozulması ve aynı noktaya birlikte odaklanamaması olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Ocak, şöyle dedi: "Muayene sırasında kaymanın yönü ve gözlerin hizası değerlendirilirken, eşlik eden kırma kusurları ve iki göz arasındaki görme farkı da araştırılıyor. Tek gözün sürekli kaydığı durumlarda, o gözden gelen görüntünün beyin tarafından baskılanması görme tembelliğine yol açabiliyor. Bu nedenle muayenenin amacı yalnızca göz kaymasının dışarıdan fark edilen görünümünü değerlendirmek değil; her iki gözün görme gelişimini, birlikte çalışma kapasitesini ve görme tembelliği riskini de ortaya koymak."

EBEVEYNLERE UZMANINDAN UYARILAR
Prof. Dr. Ocak, çocukların davranışlarının muayene için önemli ipuçları verdiğini söyleyerek, bunları şöyle sıraladı:
Çocuklarda görme bozuklukları her zaman doğrudan 'göremiyorum' ifadesiyle ortaya çıkmıyor. Gözleri kısarak bakma, televizyona yaklaşma, bir gözünü kapatarak bakma, okurken satır atlama veya cümleleri parmakla takip etme gibi davranışlar göz muayenesi gerektiren işaretler arasında bulunuyor.
Göz kayması, göz kapağı düşüklüğü, sulanma, sık göz kaşıma, baş ve göz ağrısı, tahtayı yeterince iyi görememe, ödev yaparken zorlanma ve aktivitelerde düşük performans da ailelerin dikkat etmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.
Çocuğun nesnelere bakarken başını yana eğmesi veya özellikle parlak ışıkta bir gözünü kısması, gözlerin birlikte çalışma düzenine ilişkin bir sorunun işareti olabiliyor.