Yaz mevsimiyle birlikte çocukların açık havada geçirdiği sürenin artması, kene teması riskini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle park, bahçe, piknik alanları ve kırsal bölgelerde vakit geçiren çocuklarda kene kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, her kenenin hastalık taşımadığını ancak yanlış müdahale ve geç fark edilen belirtilerin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirterek aileleri bilinçli hareket etmeleri konusunda uyardı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, her kenenin hastalık taşımadığını ancak riskli temaslarda belirtilerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. KKKA virüsünün en sık enfekte kenenin tutunmasıyla bulaştığını ifade eden Uzm. Dr. Pekuz, enfekte hayvanların kan ve dokularıyla ya da enfekte kişilerin kan ve vücut sıvılarıyla temasın da bulaşma yolları arasında yer aldığını söyledi.

KENE TEMASINDAN SONRA BU BELİRTİLERE DİKKAT
KKKA belirtilerinin bulaşma şekline göre farklı sürelerde ortaya çıkabileceğini belirten Uzm. Dr. Pekuz, kene tutunmasının ardından hastalık belirtilerinin genellikle 1 ila 3 gün içinde başladığını, bazı durumlarda ise bu sürenin 9 güne kadar uzayabildiğini ifade etti. Ateş, üşüme ve titreme, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve ışığa hassasiyet gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Pekuz, hastalığın ilerleyen dönemlerinde burun ve diş eti kanaması, ciltte morarma, kanlı kusma veya dışkıda kan görülmesi gibi ciddi bulguların gelişebileceğini söyledi.

'KENE ÇIKARIRKEN YAPILAN YANLIŞLAR RİSKİ ARTIRABİLİYOR'
Kene fark edildiğinde paniğe kapılmadan doğru müdahalenin yapılmasının büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Pekuz, "Kenenin deriye en yakın noktadan ince uçlu bir cımbızla ezmeden ve koparmadan yukarı doğru çekilmesi gerekiyor. Çıkarma işleminin ardından bölge sabun ve suyla ya da uygun bir antiseptikle temizlenmeli. Kenenin üzerine vazelin sürmek, kolonya dökmek, oje damlatmak ya da ısı kaynaklarıyla müdahale etmeye çalışmak doğru bir işlem değil. Bu tarz uygulamalar enfeksiyon riskini artırabilir. Kenenin güvenli şekilde çıkarılamadığı durumlarda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı" diye konuştu.

'ÇOCUKLARI DOĞADAN DEĞİL, RİSKLERDEN KORUYUN'
KKKA açısından özellikle kırsal bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden çocukların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Pekuz, "Çocuklar açık alanlardan döndükten sonra mutlaka kene yönünden kontrol edilmeli. Özellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve göbek çevresi gibi bölgeler dikkatle incelenmeli. Kırsal alanlara gidecek olanlar; açık renkli, uzun kollu ve uzun paçalı kıyafetler tercih etmeli. Yüksek otlu ve çalılık alanlarda ise çıplak cilt temasından kaçınılmalı" dedi.

Kene teması sonrasında çocukta ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma, ishal, döküntü veya herhangi bir kanama bulgusunun gelişmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, muayene sırasında hekime mutlaka kene teması öyküsünün aktarılmasının erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.