Şair ve radyo programcısı dostum Gökhan Karaduman, son zamanlarda çocukların karıştığı şiddet olaylarını adeta kuyumcu terazisinden geçirmiş:
"Merhaba Yüksel Ağabey, neredeyse her yeni gün çocuklarımız ile ilgili bir felaket haberi alıyoruz.
Tamam, bizim çocukluğumuzda da sorunlar vardı, biz de tartışır, kavga ederdik ama sene başında büyük kavgalar ettiğimiz biriyle yıl sonuna doğru iyi arkadaş olabilirdik.
Bizim ailelerimizin de iki yakası bir araya gelmiyordu, hep bir ekonomik sorun vardı. (Zaten geliyorum 44 yaşına, ben hiç bir zaman tamamen adil bir gelir düzeni görmedim) Ama genel bir ahlaki bilinç vardı. Öğretmenlerimiz bize sadece müfredatı değil, hayatı da öğretiyordu. Elbette aralarında evlerinde yaşadıkları sorunu okula taşıyan, hıncını çocuklardan çıkaranlar da vardı ama sokaklar, kitaplar, gazeteler hatta bugün hayatta olmayan 'muzır neşriyatlar' bile sorumlu bir bilinç içerisindeydi. Şimdi denetimsiz sanal alemde her şey çok kolay erişilebilir halde.
Hiç unutmuyorum, bir seferinde mahalleden 3-5 zibidi olarak ellerimizde çakılarla bilardo oynamaya gitmiş, marifetmiş gibi masanın üzerine dizmiştik de, salon sahibi o çakılara el koyup, bir araba laf ile hayat dersi vererek kulaklarımızdan tuttuğu gibi kapı dışarı fırlatmıştı bizi.
Şimdi o çocukları marifetmiş gibi ağırlayanlar, pis işlerini yaptıranlar mı dersin, 'Ben müfredatı öğretir, geçerim, alan alır, almayan almaz' diyen öğretmenler mi?... Ya da çocuklara ağzını şapırdatmanın ayıp olduğunu söyleyen öğretmeni azarlamaya okula gelen veliler mi?.."
Emeklinin de sesiyiz
Emeklinin gözü, kulağı emekli maaşlarına yapılacak zamda. Yakından Kumanda her konuda olduğu gibi emekliler konusunda da vatandaşın gerçek sesine kulak veriyor. İşte okurumuz Mesut Utku'nun görüş ve önerileri:
"Yüksel bey merhaba, biliyorsunuz emekli maaşları sürekli gündemde. En son Başkanımız bir açıklama yaptı, partiden birkaç yetkili topa girdi ve şimdi fikirler havada uçuşuyor. Ancak fikirlere bakıyorum da hiçbirinde adalet göremiyorum. Birkaç örnek vermek gerekirse:
Çalışan ve çalışmayan, evi olan ve olmayan ayrımı yapılacakmış. En düşük alana farklı, yüksek alana farklı olacakmış. Ben beş patron eskittim. Allah daha çok versin, hepsi trilyoner diyebilirim. Ama benden daha düşük emekli maaşı alıyorlar. Şimdi devletimiz onların maaşını benimkine eşitlemeyi planlıyor.
Lütfen yazımı paylaşın. Adaletten başka bir şey beklemiyorum. Ayrıca aylardır araştırılan vatandaşlık maaşı çalışması vardı. En mantıklı gibi görünen, emekli maaşı düşük ama geliri yüksek olanla gerçekten sadece en düşük emekli maaşı alanı ayrıştıran bir uygulama. Bu tartışmaların içinde o da gündemden düştü. Saygılarımla..."
Trafikte 'Organize' olamamak
Sevgili dostum ve kadim okurum Hakan Eracun o mizahi üslubuyla bu kez de Organize İşler dizisinin rotasını ti'ye almış:
"Dizinin 2. bölümünde Asım Noyan arabasıyla önce Galata Köprüsü'nden Karaköy'e doğru gidiyor, devamında Eminönü'nden Unkapanı'na hareket halinde, sonra Unkapanı'ndan Eminönü'ne terse Sirkeci yönüne gidiyor, sonrasında bir bakıyoruz Saraçhane'den geçip Plakçılar Çarşısı'na doğru ilerliyor, sonrasında Boğaz'da Anadolu Hisarı'ndan Ortaköy'e doğru geliyor, hop bir baktın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden Anadolu yakasına geçiyor.
4. bölümdeki takip sahnesinde de kâh orada, kâh burada şehri dolaşıp, haritayı bir bilene göstermeye giden profesörü takip ederlerken son karede Eminönü'nden Karaköy'e Galata Köprüsü'nden geliyorlar. Arabadan inince kovalamaca başlıyor, bir bakıyorsun tam ters istikamette Kapalıçarşı'nın çatısındalar!!! İstanbul Havalimanı'ndan Arap turisti alan korsan taksicinin bile aklına gelmeyecek bir rota ile İstanbul'u turlayan Asım Noyan bence bu işleri bıraksın, kızıyla da barışıp İstanbul'da taksicilik yapsın..."
Zap'tiye
İngiltere'de gaz çıkarmaktan utananlar için bir otelde özel kamp düzenlendi. (Yolu oraya düşecekler yanlarına gaz maskesi almayı ihmal etmesin)

Gaflet kürsüsü
Rize'de kasalara sığmadığı ve ezildiği gerekçesiyle tonlarca palamut denize döküldü.

Ne demiş?
Bir çekicinin arka camındaki yazı: "İstersen seni de çekip kurtarayım bu hayattan."
