İngiltere'de hükümetin olası savaş, kriz ve acil durumlara karşı vatandaşlara hazırlıklı olmaları yönündeki çağrısı ülkede geniş yankı uyandırdı ve kısa süreli bir tedirginlik dalgasına yol açtı.
"Be Ready" (Hazır Ol) adıyla başlattığı acil durum kampanyası; el fenerleri, ilk yardım setleri ve dayanıklı gıda malzemeleri gibi ekipmanlara talep patlaması yaşattı.
El feneri satışlarında yüzde 284, taşınabilir şarj cihazlarında ise yüzde 106 artış yaşandı.
Elektrik kesintilerinde çalışabilen kurmalı radyoların stokları bile tükendi.
Ek su depolayanlar, pişirme gerektirmeyen konserve stoklayanlar da var.
Peki, "Be Ready" (Hazır Ol) çağrısı neden yapıldı?
Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki istikrarsızlıklar, enerji hatları, internet ve telekomünikasyon gibi kritik altyapılara yönelik siber saldırı risklerini artırdı.
Aynı şekilde küresel ısınmaya bağlı olarak fırtınaların ve sellerin elektrik şebekelerini ve su dağıtım sistemlerini felç etme sıklığı yükseldi.
Küresel ölçekte yaşanabilecek büyük bir yazılım hatası veya siber saldırı sonucunda internetin, bankacılık sistemlerinin ve iletişim ağlarının günlerce çökmesi de olası tehditler arasında yer alıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırması bile petrol fiyatlarını uçurdu.
1973'tekine benzer bir petrol krizinde ise etkisi daha büyük olur.
İngiliz hükümeti, bilinmeyen patojenler nedeniyle yeniden kapanmaların ve sağlık sistemi krizlerinin yaşanmasını da hesaba katıyor.

İLK ÜÇ GÜN
İngiliz hükümeti olası büyük çaplı bir kesinti ya da afet anında acil yardım ekiplerinin önceliği yardıma muhtaç insanlara verebilmesi için, vatandaşların ortalama ilk üç gün boyunca dışarıdan destek almadan kendi kendilerine yetebilmesini istiyor.
Yani "Be Ready" (Hazır Ol) kampanyası halkı olası en kötü senaryolara karşı bilinçlendiriyor.
Aslında Türkiye'nin bu tarz bir kampanyaya İngiltere'den daha çok ihtiyacı var.
Ülkemiz kriz ve savaşların hiç bitmediği bir coğrafyada bulunuyor.
Büyük bir bölümü deprem kuşağında bulunan Türkiye iklim değişikliğinden de en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.
Bunun en yakın örneğini yeni yaşadık.
İstanbul'da hayatı bir günde felç eden sağanak yağışların dört-beş gün sürdüğünü düşünsenize!
Aynı şekilde bir hafta tüm internetin ya da elektriklerin kesilmesi de hayatı durdurur.
Özetle Türkiye de 'Hazır Olmalı'!
***
EVLERDEKİ GİZLİ TEHLİKE
Dünya genelinde kapalı mekânlardaki ortalama radon yoğunluğu yaklaşık 39 Bq/m³ civarındadır.
Türkiye'nin 81 Bq/m³ olan ulusal ortalaması gerçekten de dünya ortalamasının iki katına denk geliyor.
Bu durumun iki nedeni var:

■ Jeolojik Yapı ve Kayaçlar: Ülke genelinde granitik kayaların, yer altı fay hatlarının ve uranyum/radyum türevli minerallerin yayılımı oldukça fazla.
■ Yapı Malzemeleri ve Zemin: Türkiye'de geleneksel olarak taş, tuğla ve beton gibi yerel malzemelerin yoğun kullanılması ve zemin altı yalıtımlarının geçmişte yetersiz kalması, topraktan sızan radon gazının binalar içinde birikmesini kolaylaştırıyor.
Bence bu riskin gündeme getirilmesi gerekiyor.
Evinizde kansere yol açan radon gazının olup olmadığı ya da varsa miktarının ne kadar olduğunu öğrenmek istiyorsanız e-Devlet üzerinden TENMAK hizmetlerini inceleyerek Pasif Yöntem Radon Ölçüm Kiti başvurusunda bulunabilirsiniz.
Ya da evinizde sürekli kontrol imkânı sağlayan dijital bir radon detektörü taktırabilirsiniz.
***
SİGARA İÇMEYENLER NEDEN AKCİĞER KANSERİ OLUYOR?
Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigara kullanımı.
Ancak araştırmalara göre her yıl akciğer kanseri tanısı alan kişilerin yaklaşık yüzde 10 ila 20'si hiç sigara içmemiş.
Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap'a göre öncelikli neden genetik faktörler.
Diğer nedenler ise çevresel etkenler. Bunlardan biri 'radon' denilen renksiz, kokusuz, tatsız ve radyoaktif bir gaz.
Yeraltında uranyumda yer alan radyoaktif izotopların değişimi ile ortaya çıkan Radon, kayalardan, topraktan, hatta sudan yayılıyor.
Kılıçkap'a göre yüksek radon düzeyine sahip bölgelerde bu gaz evlerde birikerek ortamın havasında tehlikeli seviyelere ulaşabiliyor.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) 2014'te 81 ilde 7 bini aşkın konutta yaptığı ölçümlerde ortalama radon yoğunluğu metreküpte 81 becquerel (havadaki radyoaktivitenin ölçü birimi) çıktı.

Bu, Dünya Sağlık Örgütü'nün evlerde önerdiği 100 becquerel'e yakın bir oran.
Ancak 81 becquerel dünya ortalamasının iki katı!
2022'de dünyadaki akciğer adenokarsinomu vakalarının yaklaşık 200 bini hava kirliliğiyle ilişkilendirildi.
KOAH ve bronşit gibi iltihaplı akciğer hastalıkları, asbeste maruz kalmak ve göğüs bölgesine fazla radyoterapi almış olmak da akciğer kanserine neden olabiliyor.
Pasif içicilik de akciğer kanseri riskini yaklaşık yüzde 30 artırıyor.
Kılıçkap'ın belirttiği gibi evinizdeki radon düzeyini ölçtürebilirsiniz.
Ölçümler sürekli yüksek çıkıyorsa, gazı basınç yoluyla dışarı atan bir sistem kurdurmak mümkün.
Evinizi hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde seçmemek de faydalı olabilir.
Evlerde gazlı ocaklardan benzen adı verilen güçlü bir kimyasal havaya salınıyor.
Benzen, kesin olarak kanserojen kabul edilen bir maddedir.
Mutfakta gazlı ocak yerine elektrikli ocak da tercih edebilirsiniz.
Özetle akciğer kanserinde en büyük etken sigaranın yanı sıra başka birçok etken var.
***
İZ BIRAKAN SÖZLER:
"Büyük servetlerin arkasında genellikle büyük suçlar, büyük yozlaşmalar vardır." (Honore de Balzac)