Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HÜSEYİN ARSLAN

Terörsüz Türkiye Yolunda Çakıl Taşları

Devletin, Terörsüz Türkiye süreci boyunca benimsediği yaklaşım, silahlı tehdidin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasına dayanmaktadır. Silahların teslimi, örgütsel yapının tasfiyesi ve güvenlik kurumlarının teyidi sürecin devamı için temel şartlar olmayı sürdürmektedir. Ancak son dönemde PKK yönetici kadrosundan bazı isimlerin tasfiye ya da silahlanma için yeni talepler öne sürdükleri izlenmektedir. Taleplerin dile getirilmesiyle bunların uygulamada karşılık bulması arasında önemli bir mesafe vardır. PKK, sınırlı çekilme adımlarını yeni beklentilerin gerekçesine dönüştürmeye çalışırken sürecin, devletin belirlediği hukuki ve güvenlik çerçevesinde ilerlediği görülmektedir.

Sıralamada Esneklik, Şartlarda Kararlılık

Meclis zemininde ortaya konulan rapor çerçevesinde, örgütün silah bırakması ve kendisini tasfiye etmesi kritik eşik olarak tanımlanmıştır. Güvenlik kurumlarının tespit ve teyidi, sonraki hukuki işlemlerin temelini oluşturacaktır. Bu yaklaşım, örgütün açıklamalarını yeterli saymayan ve uygulamayı esas alan bir anlayışı yansıtmaktadır. Bugün de sürecin güvenilirliğini sağlayan temel ölçüt, verilen sözlerin sahada doğrulanmasıdır.

Hukuki güvence taleplerine binaen gelişen süreçte çerçeve yasa, sürecin sıralama tartışmasına sıkışmasını önleyen esneklik gösteren bir adım olarak değerlendirilebilir. Toplumsal huzur hedefi gözetilerek, örgütün ileri sürdüğü temel gerekçelerden biri ortadan kaldırılmıştır. Ancak kanunun önceden çıkarılması, devletin sürecin kontrolünü bıraktığı anlamına gelmemektedir. Tam tersine, hukuki zeminin hazırlanmasıyla birlikte PKK'nın yerine getirmesi gereken yükümlülükler daha belirgin hâle gelmiştir.

Burada belirleyici ayrım, kanunun çıkarılması ile kanundaki imkânların uygulanması arasındadır. Devlet, adımların sıralamasında esneklik gösterirken uygulamanın güvenlik şartlarını korumaya devam ettiği görülmektedir. Sürecin devamı için ortaya konan ve aktörlerin desteklediği ilgili Kanun gereği; örgütün fiilî varlığını sona erdirmesi, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim etmesi, bunun güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve MGK tarafından teyit edilmesi gerekiyor. Hukuki mekanizmaların işletilmesi bu şartlara bağlı bulunmaktadır. Dolayısıyla kanunun yürürlüğe girmesini, örgütün bütün beklentilerinin karşılandığı bir siyasi kazanım olarak sunmak mümkün görünmemektedir. Bu anlamda atılan adımın amacı, tasfiyeyi mümkün kılacak zemini oluşturmaktır.

Kanunun kapsamına giren kişiler bakımından öngörülen soruşturma, kovuşturma ve infaz ertelemeleri de bu çerçevede anlam kazanmaktadır. Kasten öldürme suçları ve düzenlemede belirtilen diğer ağır suç ve ceza durumları yani vatandaşlarımızı şehit eden PKK'lılar kapsam dışında tutulmaktadır. Bundan dolayı her kişinin hukuki durumu, ilgili şartlar ve yetkili adli mercilerin kararları üzerinden ele alınacaktır. Bu nedenle ortaya çıkan mekanizma, sorumlulukları ortadan kaldıran sınırsız bir dönüş imkânı şeklinde değerlendirilemez.

Taleplerin Siyasi Anlamı

PKK'nın çekilme açıklamalarını değerlendirirken Türkiye'nin terörle mücadelede ulaştığı kapasiteyi dikkate almak gerekmektedir. İHA ve SİHA teknolojileri, gelişen istihbarat imkânları ve savunma sanayisinin sağladığı operasyon kabiliyeti, örgütün ülke içindeki hareket alanını büyük ölçüde daralttı. Geçmişte saklanma ve hareket etme imkânı sağlayan coğrafi şartların avantajı aşındı. Örgütün ülke içinde kalan sınırlı unsurlarını dışarı çıkarması, bu güvenlik ortamında gerçekleşti. Dolayısıyla çekilmeyi, PKK'nın kendi tercihiyle vazgeçtiği büyük bir fedakârlık olarak sunmak, mevcut güvenlik ortamıyla bağdaşmamaktadır.

Çekilmenin değeri, örgütsel tasfiyeye sağlayacağı katkıda aranmalıdır. Unsurların bir noktadan başka bir noktaya taşınması, silahlı varlığın sona ermesiyle eş tutulamaz. Metina gibi alanların boşaltıldığı yönündeki açıklamalar olumlu adımlar olsa da tek başına sürecin tamamlandığını göstermez. Mağaraların boşaltılması, silah depolarının teslimi ve lojistik yapının tasfiyesi birbirini tamamlaması gereken aşamalardır. Esas olan, örgütün yeniden silahlı faaliyete dönmesini sağlayabilecek imkânların ortadan kaldırılmasıdır.

PKK ise sürecin karşılıklı adımlarla ilerlemesi gerektiğini savunmaktadır. PKK, sınırlı adımları öne çıkararak bunların karşılığında yeni hukuki düzenlemeler talep etmektedir. Ancak bu talepler, sürecin örgütün istediği yönde ilerlediğini ya da ilerleyeceğini göstermemektedir. Açıklamalarda genişleyen talep listesi, uygulamada aynı ölçüde karşılık bulmamaktadır. Örgütün gündeme taşıdığı her başlık aslında, destekçilerine vermek istediği görüntüyü gerçeğin yerine koymaya çalışmak olabilir.

Devletin kendi açısından tutarlı bir zeminde ilerlediği nokta da burada ortaya çıkmaktadır. Her açıklamayı yeni bir pazarlığın başlangıcı kabul etmek yerine, önceden belirlenen yükümlülüklerin tamamlanmasına odaklanılmaktadır. Hukuki imkânların hangi şartlarda işletileceği bilinmekte ve doğrulama yetkisi devlet kurumlarında bulunmaktadır. Böylece örgütün söylemindeki hareketlilik karşısında uygulamanın devamlılığı korunmaktadır. Bu yaklaşım, sürecin günlük açıklamalarla savrulmasını önlemektedir. Siyasi sabır ile güvenlik kararlılığı birlikte yürütülürken hedef, silahlı tehdidi kalıcı biçimde sona erdirmektir.

Bu açıdan PKK'nın talep artırma tutumu, kendi tabanına ve kamuoyuna yönelik bir mesaj kaygısı olarak okunabilir. Örgüt, hareket alanının daraldığı bir aşamada şartları belirleyebildiği izlenimini yaşatmak istemektedir. Tasfiye sorumluluğunu siyasi kazanım arayışı görüntüsü altında sunmak, tabanına karşı etkisini korumasına hizmet edebilir. Ancak taleplerin çoğalması, gerçekleşen kazanımların çoğaldığını göstermemektedir. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye süreci, PKK'nın söylem düzeyinde oluşturmaya çalıştığı siyasi anlatının ötesinde, devletin belirlediği stratejik ve hukuki çerçeve doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Süreç kapsamında sağlanan hukuki esneklik; tam silahsızlanma, fiilî tasfiye ve güvenlik teyidini zorunlu kılan net bir zemindir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA