Oynadığı 9 resmi maçı da kazanırken 3.5 gol ortalaması yakalayan Barcelona'ya karşı G.Saray'ın ilk yarıda oynadığı futbol ve tabeladaki skor için maç sabahı herkes ayakta alkış tutar, Okan Buruk'u tebrik ederdi. Lakin maç 90 dakika... Abdülkerim yerine Davinson'un yanına Jakobs tercihi, Sara'nın kulübede olduğu Lemina'lı orta saha. Pas örgüsünde sürekli rakibin boşluğunu arayan Barcelona'ya karşı G.Saray, ilk yarıda çok sağlam durdu. Tek problem, sol kanattan bindiren Cancelo'nun çok boş bırakılmasıydı.
Kırılgan başladı Barcelona. Yamal oyuna girememiş, diğer kanatta Gordon etkisizdi. Üstüne bir de Batrakov-Leao ortaklığıyla gelen golle birlikte takım da tribünle de havayı yakaladı. Barış'ın ince ofsayt ile iptal edilen golü, G.Saray adına maçın kader anı olabilir. Davinson'un yine uzaklaştırmakta geç kaldığı topu Cancelo filelere gönderdiğinde devrenin tabelası çıktı ortaya. İkinci yarının başında Yamal şov izledik. Önce Fermin'e attırdığı kafa golünde yaptığı nefis orta, ardından Eren ile mücadelesinde ayağına yapıştırdığı top ve Gordon'un golü... 5 dakikada ilk yarının bütün güzellikleri yok oldu gitti G.Saray adına. Okan Buruk, tabelayı çevirebilmek için değil elbette yenilgiyi kabul ettiğinden 3 değişikliğe birden gitti. Sakatlık sonrası yarım Victor Osimhen izliyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde G.Saray bir kez daha kısa bir zaman dilimi içinde biraz da kendi kendini imha etti. İki maç sıfır puan, 6 maçta en az PSG maçını bir kenara ayırırsak 5 maçta 9-10 puan… Çember iyice daralıyor. Artık 3 galibiyetin nereden geleceğinin hesabı bir an önce yapılmalı.