F.Bahçe maça çok hırslı ve alışılmışın dışında bir tempoyla başladı. Önce Oğuz mükemmel bir gol attı. Hemen sonrasında da Greenwood klas bir vuruşla farkı ikiye çıkardı. Her şey tozpembeydi ama beklenmedik bir anda Guendouzi'nin hatasıyla fark bire indi. Bu gole rağmen Fenerbahçe bir şok yaşamadı. Etkili ataklarına devam etti. 30-35'lere kadar bütün kontrol Fenerbahçe'nin elindeydi. Rakip 2-3 pas bile yapamıyordu. Ama birden tempo düştü, yorgunluk başladı. İkinci devrede de bu durum devam etti. İlk yarının aksine kısıtlı bir kadroya sahip Slavia Prag tehlikeli ataklar yapmaya başladı. Bu arada maçın kırılma anı Oğuz'un yerine oyuna giren Nene'nin kaleciye nişanladığı gol fırsatıydı. Sonra yine herkesi tedirgin eden anlar geldi. Sonuçta Slavia Prag aradığı golü 90'da buldu. Fenerbahçe için sonuç kâbus oldu. Bu maç için İsmail Kartal'a yapacağım olumsuz bir eleştiri yok. Çünkü değişik bir düzen denedi. Oğuz'u sağ açıkta, Greenwood'u forvet arkası orta sahada oynattı. Ben bunu çok doğru bulmasam da bu iki oyuncudan 11 dakikada iki gol buldu. Bir de Nene'yi oyuna aldıktan bir dakika sonra Nene golü atsa bu da Kartal'ın doğru hamlesi olacaktı. Maalesef futbol biraz da şans istiyor. Bu şoktan sonra ikinci şok da derbi öncesi kadroda alternatifi olmayan tek oyuncu olan Ake'nin sakatlığıydı. Şu da bir gerçek; seviyemizde olmayan bir takım bile bizim takımları zorluyor.