ESRA TÜZÜNSürekli soğuk su içen, soğuk havalarda dikkatli giyinmeyen Özden Güney'in hiçbir şikâyeti yoktu. Bir gün ateşi yükseldi ve baygınlık geçirdi. Uyandığında kendini yoğun bakımda buldu. 11 gün komada kaldıktan sonra hayata dönen Özden Güney, "İyileştim ve soğuk su içmeyi kestim" diyor
Doktorlar, akciğerlerinde ağır enfeksiyon oluşan ve şoka giren Özden Güney'in yaşama şansının düşük olduğunu söylemişlerdi. Bu acı haber karşısında yıkılan ve mezar yeri hazırlayan aile, 11 günün sonunda mutlu sona ulaştı. Tüm bunlar olurken, Özden Güney'in yaşadıklarından hiç haberi yoktu! Uyuduğunu ve 11 gün sonra uyandığında hastanedeki herkesin kendisine şaşkınlıkla baktığını söyleyen Güney, hayat mücadelesini anlattı.
Hiç ağrım yoktu. Sadece üşütmüştüm. Soğuk havalara rağmen hiçbir zaman dışarıya korunaklı çıkmazdım, bir de hep soğuk su içerdim. Bir gün ateşim yükseldi. 'Yine soğuk su içtim, ondandır' diye düşündüm. Sonrasında ne olduğunu çok hatırlamıyorum.
Uyandığımda kendimi yoğun bakımda buldum. 'Pnömoni Zatürree' tanısıyla hastaneye kaldırılmışım. Üç ya da dört gün devam eden ilaç tedavisi netice vermeyince akciğerlerimdeki ağır enfeksiyon sonucu yavaş yavaş 'septik şoka' girmişim. Beş organım birden iflas etmiş. Kurtulma şansımın olmadığına karar verilmiş. Doktorlarım aileme "Her an hastayı kaybedebiliriz, kurtulma şansı düşük" deyince ailem yıkılmış. Ancak yoğun bakımda 11 gün kaldıktan sonra tepki vermeye başlamışım.
Benim hatırlamadığım dönemde, asıl zorluk ailem için olmuş. Her gün belki gözümü açarım umuduyla gelip, kötü haberlerle geri dönmüşler.
Yaşadığım günlerin etkisinden kurtulamadım. Düşünsenize; birden kendinizi yoğun bakımda buluyorsunuz, aileniz perişan, sizin ölümünüzü bekliyor. Her şeye rağmen hayata tutunmayı başarabiliyorsunuz. Yaşadıklarımı toparlamakta güçlük çekiyorum. Hafızam zayıfladı, kulaklarım eskisi kadar iyi duymuyor; ama tüm sıkıntılara rağmen hayatta olduğuma şükrediyorum.
Uyandığımda, yoğun bakıma neden kaldırıldığımı anlayınca hemen eşime haber vermelerini, ona durumumun iyi olduğunu söylemelerini istedim. Benim için ne kadar üzüldüğünü tahmin edebiliyordum ve bu yüzden içini rahatlatmak için beni merak etmemesini söyledim.
Yoğun bakımda kaldığım 11 günün sonunda uyanıp, tepki verince ailem sevinçten havalara uçtu. Ölümle mücadelemi kazanmış, sağlığıma kavuşmuştum.
Oğlum Kıvanç hep başımda bekliyordu. Uyanıp, konuşmaya başladığımda nar suyu istedim. Bir de soğuk su... Bu sefer vermediler tabii... Hastalanmama sebep olmuştu. Hâlâ daha soğuk su içmemi istemiyorlar.
Eşim kendini soğuktan korumazdı, bir de çok soğuk su içerdi. Birden rahatsızlanınca üşüttüğünü zannettim. Hastalığı ilerleyince hastaneye kaldırdık.
İlaç tedavisinin neticesini beklerken 'septik şoka' girdi. Doktorlar 'Eşinizin yaşama şansı çok düşük, onu her an kaybedebiliriz' deyince dünyamız yıkıldı. 10 gün boyunca ölmesini bekledik. 11'inci günde tepki vermeye başladı. Eşim tepki vermeye başladıktan sonra ne kadar umutlandığımızı ve mutlu olduğumuzu kelimelerle tarif edemem.
Eşim çok ciddi bir rahatsızlığın üstesinden gelmeyi başardı. Onun yoğun bakımda yaşadığı zorlukları ve mücadeleyi ben de onu beklerken dışarıda, yoğun bakımın kapısında yaşadım. Rahatsızlığı ailece hepimizi üzdü. Neyse ki, zor günleri atlattık. Zaten eşimle çok iyi anlaşırdık. Artık daha da fazla üzerine titriyorum. Yeter ki, o iyi olsun!
Zorlu yoğun bakım sürecinin ardından çok kırılgan oldum. Çok çabuk kırılıyorum, hayal kırıklığına uğruyorum. Zor durumda olan bir insan veya çocuk gördüğümde hemen ağlıyorum. Artık olumsuzluklara, haksızlıklara dayanamıyorum. Yaşadıklarımdan sonra daha hassas bir insan haline geldim.
Rahatsızlığımdan önce sinirli bir insandım. Şu an daha az sinirliyim. Ailemin, geçirdiğim zor günlerde yanımda olması ve bana her türlü desteği vermesi onların kıymetini bir kez daha anlamamı sağladı.
Rahatsızlığım süresince ailemde herkes çok üzüldü, çoğunun psikolojisi bozuldu. Özellikle 7 yaşındaki torunum küçük olduğu için durumumdan çok etkilenmiş. Beni kaybetmekten korkmuş. Aramız çok iyidir, okulundaki öğretmenlere, arkadaşlarına hep benden bahsetmiş. Kızım, oğlum ve eşim de başımdan bir an olsun ayrılmadılar. Ailemin benim için ne kadar üzüldüğünü düşündükçe kahroluyorum. Şu anki sağlık durumum çok iyi... Torunum bana "mucize dedem" diyor.
'Zatürree Pnömoni' tanısı ile hastanemize başvuran Özden Güney'in genel durumunun giderek kötüleşmesi üzerine, yoğun bakıma aldık. Hastanın zatürreeye bağlı olarak gelişen ağır enfeksiyon hali söz konusuydu ve bu enfeksiyondan bütün organları etkilenmişti.
Hasta daha sonrasında 'septik şok'a girdi. Bu rahatsızlık vücudun koruma mekanizmalarının vücut aleyhine çalışması anlamına geliyor. Yani vücuttaki kalp, karaciğer, akciğer ve böbrek gibi hayati organlar etkilenebiliyor. Hastalık ölümle sonuçlanabiliyor.
Bu hastamızda aynı zamanda ağır bir akciğer yetersizliği de söz konusuydu. Akciğer yetersizliğinin altında; bir yandan geçirdiği zatürree bir yandan da enfeksiyonun etkisi vardı. Bu nedenle gerek yapay solunum desteği,w gerekse de diğer ileri yaşam destekleri sağlanarak çok yoğun bir ilaç tedavisi uygulandı. 'Septik şok'a neden olduğu düşünülen birtakım maddeler vücuttan uzaklaştırıldı. Bu tedaviler sırasında hastanın kanı vücut dışına alınmakta, birtakım özel filtrelerden geçirildikten sonra, tekrar hastanın vücuduna verilmekteydi.
Özden Güney'in hastalığında son derece kritik süreçler yaşadık. Uygulanan tedavi teknikleri ile zatürree ve zatürreenin neden olduğu septik şoku tamamıyla iyileştirdik.
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hayatım bombalandı ölümü gördüm
Cem Güngör, 1 Aralık 2008'de AKP İl Merkez Binası'nda meydana gelen patlamanın mağdurlarından sadece biriydi. Doktorların yüzde 10 yaşama şansı vermelerine rağmen sağlığına kavuşan Güngör, "Hayata sıkı sıkı tutunmaya çalıştım" diyor
Bir kaşık mantar hayatımın sonu oluyordu
İki yıl önce yaptığı mantar yemeğinden aldığı bir parça neredeyse Nimet Taşkın'ın ölümüne neden oluyordu. Mantardan zehirlenip, kaldırıldığı hastanede beş gün yoğun bakımda yatan Taşkın, "Şu an hayata yeniden gelmiş gibiyim" diyor
Hamileyim zannettim meğer üç günlük ömrüm kalmış
Ahu Özkan'a beş aylık evliyken 'Akut Karaciğer Yetmezliği' teşhisi konuldu. Eşi Cüneyt Özkan karaciğerinin yüzde 70'ini verince tekrar hayata bağlanan Ahu Özkan, "Hamile olduğumu düşündüm. Meğer ömrümün üç gün olduğu söyleniyormuş" diyor
Domuz gribinden korunma tüyoları
Domuz gribine yakalanmamak için yapılacak şeyler gayet basit! Elinizi yıkayın, bağışıklık sisteminizi güçlü tutun ve öksürenlerden uzak durun
Fazla kilo dizleri inim inim inletir!
Dizinizde bulunan kemiklerin arasında halka çöreklere benzeyen koruyucu bir tampon vardır. Ancak kimi zaman bu kıkırdaktan...
Taze sebze yiyin, seksi olun!
Birçok insan yeterli miktarda sebze ve meyve tüketmez. Oysa sebze ve meyveler daha iyi hissetmenizi, görünmenizi ve seksi...
Yüksek tansiyonu 'düşüren' kahvaltı
Sabah saat 08.00'deki toplantıya aç karnına girmek yerine kahvaltınızın sizi daha mı tok tutmasını istiyorsunuz? Kahvaltınıza...
Oruç tutanların migren atakları taaruza geçiyor
Migreni tetikleyen faktörler arasında stres ilk sırada yer alırken, açlık ve lodos ikinci sırayı paylaştı. Bu gerçekten yola...
En sağlıklı Ramazan tatlısı hangisi?
Ramazan'da güllaç mı yemeli, yoksa kazandibi mi? Dondurma yemek Ramazan'da sağlıklı mı? Oruç tutup, 15 saat aç kalan kişiler hangi tatlıları tercih etmeli ya da hangilerinden köşe bucak kaçmalı? İşte ünlü diyetisyenlerden tavsiyeler...
Oruç tutarken ağız kokusuna karşı sahurda maydanoz yiyin
Ağız ve diş sağlığının Ramazan ayında daha da önem kazandığını söyleyen diş hekimi Ezel Yıldız Elmas, "Ağız kokusuna sebep olacak sarmısak ve soğan içerikli gıdalardan uzak durun; bunların yerine maydanoz tüketin" diyor
İki saatlik öğle uykusu vücudun su kaybını önlüyor
Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp hastalarını dikkatli olmaları konusunda uyaran Prof. Dr. Bingür Sönmez: Ramazan boyunca iki saatlik öğle uykusu, vücudun su ve elektrolit kaybını önlemek bakımından büyük önem taşıyor. Öğle uykusu uyuyanların, uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşüyor
Çocuğunuz oruç tutmak için tutturursa hafta sonu izni verin
Çocukların oruç tutmak istemesi durumunda bazı önlemler alınması gerektiğini söyleyen Dr. Hayri Gözlükgiller uyardı: Bir ay oruç tutmak çocuk için zararlı
Oruçlular önemli kararları iftar sonrasına ertelesin!
Ramazan ayında stresle baş etmenin yollarını anlatan doktorlar uyarıyor: Oruçluyken önemli kararlar almayın! Hayati konulardaki kararı iftar sonrasına saklayın! Aşırı kahve tüketiminden kaçının, onun yerine bitki çayları için...
Oruç en sağlıklı neyle açılmalı?
Orucu açmaya ne ile başlamalı? Bir bardak su mu içmeli, zeytin yemek en doğru seçim mi? Hurma yalnızca bir gelenek mi yoksa iftar sofrasında ilk ona mı uzanmak gerekir? Ünlü diyetisyenler bu sorulara cevap verdi
Sağlıklı kalmanın en harika yolu: Yürüyüş
Antibiyotik almak ve MR çektirmenin sağlığınız için yapacağınız en basit şeyler olduğunu sanıyorsanız; her gün 30 dakikalık...
İftarda valizleri hazırlayın sahurda yola çıkın!
Ramazan ayında trafik kazalarında artış olduğuna dikkat çeken doktor Ebru Talum Gürpınar; "Eğer yola çıkacaksanız uyuklamanın sık görüldüğü iftar sonrasını değil, sahurdan sonrasını tercih edin" diyerek uyarıyor
Ramazan'da uzun uzun çiğneyerek yemek yiyin!
Banu Kazanç ve Ender Saraç, oruç tutanları uyarıyor: İftarda çok açıkmış olabilirsiniz. Ama şunu asla unutmayın; besinleri çok hızlı, ayakta ve telaşla tüketmeyin! Daima oturun ve lokmaları iyice çiğneyerek yiyin
İşte tok tutan Ramazan mönüsü
Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz, Ramazan ayında daha az acıkarak oruç tutabilmek için beslenme önerileri verdi: "Pirinç ve sıcak patates yemeği kilo yapar, bulgur ve soğuk patates tok tutar. İftar yemeğinden iki saat sonra meyve yiyebilirsiniz. Tembellik yapmayın, sahura kalkın. Bu çok önemli"
Nur, 'Çocuğunuz olamaz' raporundan 5 ay sonra geldi!
Barış-Reyhan Bakırcı çifti sekiz yıldır evli... Ama evliliklerinin büyük bölümü çocuk özlemi ve tedavilerle geçmiş. Sonunda Nisa Nur'u kucaklayan Barış Bakırcı bu süreçte neler yaşadığını anlattı
Kahveden çıkmayan babalar mama hazırlıyor!
Op. Dr. Seval Taşdemir, "Yıllarca çocuk özlemi duyan tüp babalar bebeğin kalp sesini duyunca hüngür hüngür ağlıyor" diyerek ekledi: Kahveden çıkmayanlar mama hazırlıyor, ev işlerine yardım ediyor
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.