Arya kraliçesi Elena bu yıl Ayşe olacak

Avrupa'nın en başarılı sopranoları arasında yer alan Elena Fink, BİFO'nun Yeni Yıl konserinde sahne alacak. Sanatçı, yüzyıllardır Viyana sokaklarını notalarıyla süsleyen Strauss ailesinin eserlerini seslendirecek

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 2012'nin ilk konserini Avrupa'nın son dönemde adı sıkça anılan koloratur sopranolarından Elena Fink ile birlikte verecek. 12 Ocak'ta, Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium'da gerçekleşecek konser öncesinde, 2010 yılında Almanya'da 'Yılın en iyi opera sanatçısı' ödülünü alan Fink'le konuştuk. Dört yaşında başladığı sahne kariyerinde; sesini, tıpkı bir çocuk büyütür gibi, özenle geliştirdiğini anlatan sanatçı; müziğe bakışını ve hayallerini anlattı.

- Opera tutkunuzun oldukça küçük yaşta başladığını biliyorum. Sanatsever bir ailede mi büyüdünüz?
- Babam öğretmendi ama bir dönem hafta sonlarında, küçük bir tiyatro işletiyordu. Ben, dört yaşındayken bir anda kulisten sahneye atlamışım. Atlayış o atlayış! Yani, operanın iki temel unsuru olan müzik ve oyunculuk, çocukluktaki oyuncaklarımdı.

- Bazı şarkıcılar şarkı söylerken ruhlarının arındığını, söylüyor. Sizin motivasyonunuz nedir?
- Küçüklüğümden beri acımı da, sevincimi de, öfkemi de şarkı söyleyerek ifade ettim. Acımı da, sevincimi de, öfkemi de... Şarkı söylemek benim hayatım. Yeteneğimi kaybedersem önce ruhum, ardından da bedenim ölür.

POPÇULAR OPERA SÖYLEMESİN
- Çok mu yeteneklisiniz, yoksa çok mu çalışıyorsunuz?
- Beni yetenekli yarattığı için tanrıya minnettarım. Ancak kendimi geliştirmek için çok çalışıyorum. Sesimin yıllar içindeki gelişimi beni çok heyecanlandırıyor. Çünkü ses, canlı bir şey. Tıpkı, üzerine titreyerek büyütülecek bir çocuk gibi.

- En çok etkilendiğiniz müzisyenler kim?
- Klasik müziğe Mozart dinleyerek âşık oldum. O benim ilk göz ağrım. Rol modelim ise, koloratur sopranoların kraliçesi olarak anılan Edita Gruberova. Diğer yandan müzisyen olan eşimin de, kariyerimin gelişiminde büyük katkısı var. Sesimi en iyi o tanıyor. Hatalarımı açıkça söylüyor.

- Pop şarkıcılarının klasik eserleri teknolojik altyapıyla seslendirmeleri sizi rahatsız ediyor mu?
- Kaliteli pop şarkıcılarını dinliyorum. Mesela Madonna ve Beyonce... Ama popçuların klasik müzik söylemesi konusunda son derece tutucuyum. Herkes kendi işini yapsın. Klasik müzik söylemek, ayrı bir birikim ve eğitim işidir. Nasıl ben pop söylemiyorsam, popçular da opera söylememeli.

ALİ BABA, ALMAN OPERASINDA
- Gelecek için hedefiniz nedir?
- Bu işe başladığımda tek hayalim, bir Mozart hayranı olarak Sihirli Flüt'te Gece Kraliçesi'ni seslendirmekti. 100'den fazla kez bu onuru yaşadım. Ardından Arabella'da Fiakermilli'yi, Aşk İksiri'nde Adina'yı, Orphe ve Eurydice'inde Eurydice'i ve daha pek çok prestijli rolü seslendirdim. Artık yalnızca iki büyük hayalim var. Ariadne Naksos'ta'da Zerbinetta'yı ve Lucia di Lammermoor'da Lucia'yı seslendirmek. Bu arada size bir sürpriz yapayım. Yakında Almanya'da Türk besteci Selman Ada'nın Ali Baba ve Kırk Haramiler operasını sahneye koyacağız. Ben de Ali Baba'nın eşi Ayşe'yi seslendireceğim.

Diğer Pazar Sabah Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol