5 günlük hava durumu
14 Nisan 2013 Pazar
Canım kardeşim

Canım kardeşim

Türkiye'nin dört bir yanında, kan hastalıklarıyla mücadele eden binlerce çocuk ve onları kurtarmak için dünyaya getirilen binlerce kardeş var. Bu kardeşler hem anne babalarının hem de ağabey ve ablalarının kahramanları. İşte o kardeşlerin hikayeleri...

Kardeşi olmayan, kardeşlik duygusunu anlamaz derler. Aşağıdaki beş hikaye, kardeşlik kavramının genel geçer anlamından çok daha derin bir anlam içeriyor. Çünkü bu yazıya konu olan kardeşler birbirlerinin canı, üstelik mecazi anlamda değil. Onlar, kan hastalığıyla dünyaya gelen ağabey ve ablalarının hayatını kurtaran, kahraman çocuklar.

HAYAT kurtaran ilk kardeşin hikayesi İzmir'den... 14 yıllık ömrünün 12 yılını hastalıkla geçirmiş küçük bir kız Gizem Güvenkaya. İki yaşındayken akut lenfoblastik lösemi teşhisi konulan, o günden itibaren hiçbir zaman yaşıtları gibi yaşayamayan, oyundan, sokaktan, hayattan hep sakınılan bir çocuk oldu. İki yaşında yakalandığı hastalığı tam dört kez nüksetti. Gördüğü tedaviler nedeniyle her defasında saçları döküldü, her defasında hayalleri yarım kaldı ama o her defasında yarışa yeniden başladı. Sonunda onu kurtaracak kahraman dünyaya geldi. Gizem'i kurtarmak için dünyaya gelen kahramanın ismi Gülçin'di. Gizem'le Gülçin'in karşılaşmalarına geçmeden önce, mutlu biten hikayenin başına dönelim.

MAVİ GÖZLERİYLE UMUT GETİRDİ
Kanser tedavisine başlandığında, Gizem üç yaşındaydı. Kemoterapi gördü, küçücük vücudu ağır hastalıkla savaştı. Ağzında maskeyle sokağa çıktığında alay edildi, dışlandı. Hastalığı son kez nüksettiğinde kemik iliği kök hücre nakli yapılması kararı alındı. Ama uygun donör bulunamadı. Doktorların önerisiyle İlknur ve Ziya Güvenkaya, Gizem'e can olacak yeni bir 'can' dünyaya getirme kararı aldı. 2 Mayıs 2010'da Gülçin dünyaya geldi. 'Sipariş bebek' diye anıldı Gülçin hep. Oysa siparişten öte, Gizem'in canıydı, kardeşiydi. Hiçbir şeyden haberi olmayan, güzel mavi gözleriyle Güvenkaya ailesine umut getiren bir bebekti.

OKULUNA GERİ DÖNDÜ
Yapılan testler, Gülçin'in kemik iliğinden alınan kök hücrelerin ablası Gizem'i kurtarmak için uygun olduğunu söylüyordu. Nakil yapıldı. O günlerde 13 yaşındaki Gizem, 13 aylık kardeşi Gülçin sayesinde yeniden dünyaya geldi. Doktorlar "Erken ve güçlü kemik iliği tutuluşu oldu," müjdesini verirken, taburcu olan Gizem, kardeşi Gülçin'e ve ailesine kavuştu. İzmir Kadifekale'de yaşayan aile, böylece kötü günleri geride bıraktı. Gizem iki yıl ara verdiği okuluna döndü. Ablasının kurtarmak için dünyaya getirilen Gülçin ise bu günlerde üç yaşını doldurdu.

#Sayfa#

Kardeşinin hayatını kurtaran mucize bebek
İstanbul' da yaşayan Halil - Süreyya Yücedağ çifti, bir doku hastalığı ile doğan oğulları İbrahim'in yaşaması için tüp bebek yöntemiyle dördüncü çocuklarını dünyaya getirdi. Beş yaşındaki İbrahim, kardeşi Furkan sayesinde sağlıklı bir hayata merhaba dedi. 30 yaşındaki Süreyya Yücedağ, nakil gerçekleşene kadar yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "İbrahim'in hastalığı, iki yaşındayken tespit edildi. Kemik iliğinin trombosit üretmediğini öğrendik. Durup dururken burnu kanar, gözlerinin altı çatlar, yüzünde egzamalar oluşurdu. Diş etleri kanar ve bu kanama durmazdı. Her gün bir kişiden taze trombosit alınıp İbrahim'e nakledilirdi. Oğlum üç yıl boyunca bu şekilde yaşadı. Hem çok yorulmuştu hem de her gün kan aldığımız insanlar artık çok sıkılmıştı. Sabah verilen trombositler akşama düşmüş oluyordu. Damar yolunun bulunmasında zorluk yaşıyorduk. Birçok kez yoğun bakıma girdi ve iç kanama geçirdi. Oğlumun iyileşebilmesi için uyumlu bir dokudan ilik nakli yapılması gerekiyordu. Yurt içi ve yurt dışındaki akrabalardan da aranan ilik bulunamadı. Üç yıl boyunca uygun bir iliğin bulunmasını bekledik. Üç çocuk sahibiyim ve dördüncü kez hamile kalmayı göze alamamıştım. Ama İbrahim'in durumu git gide kötüye gidiyordu." Aile son çare olarak tüp bebek yapmaya karar verdi. İbrahim'in hayatını sürdürebilmesi için son çare yeni bir kardeşti. Tüp bebek yöntemi kullanılarak, elde edilen embriyolarda genetik inceleme yapıldı; doku uyumlu ve sağlıklı embriyolar seçildi. Embriyolar annenin rahmine yerleştirildi 2010 yılında aile hem sağlıklı hem de doku uyumlu bebeğine kavuştu. Furkan abisine can olacaktı. Doğum esnasında yenidoğan sağlıklı ve HLA uyumlu bebekten kordon kanı alınarak donduruldu. Furkan'ın nakil için 10 kiloya ulaşması gerekiyordu. Haziran 2011'de, hasta kardeşe kemik iliği nakli gerçekleştirildi. Bu tarihte İbrahim dört yaşında, nakil yapılan Furkan ise 14 aylıktı. Kemik iliği naklinin üzerinden bir yıl geçti. Nakil sonrası İbrahim'e yapılan kan tetkikleri naklin başarılı geçtiğini ve hastanın iyileştiğini gösterdi. İbrahim kardeşinin sayesinde şimdi çok sağlıklı. Hastanedeki herkes İbrahim'e 'mucize çocuk' diyor. Şu anda iki buçuk yaşında olan Furkan'ın sağlığı da yerinde.

#Sayfa#

Yusuf'un umudu büyüdü, 'Umut' oldu
Cizre'de 2006 yılında doğan Sami Yusuf, Talasemi major'dü. Tek tedavi şansı kemik iliği nakliydi. Ama anne babanın taşıyıcı, abiyse hastalığın hafif formu olan Talasemi intermedia'dı. Üç dört haftalık aralarla sürekli kan verilen Sami Yusuf'un tedavisine bir taraftan devam edildi. Bu problemler ile uğraşırken annenin hamile olduğunu öğrenen aile, umutlarını üçüncü çocuklarına bağladı. Doktorlar taşıyıcı annebabadan sağlıklı çocuk doğma şansının yüzde 25 olduğunu, bu çocuğun hastalığın en ağır formuyla doğma ihtimalinin yüzde 25 olduğu belirtildi. Yine de doğum sırasında bebeğin kordon kanı saklandı. Yapılan tetkikler sonrasında üçüncü kardeş Umut'un sağlıklı olduğu ve Sami Yusuf ile doku gruplarının tam uyumlu olduğu anlaşıldı. Umut'un büyüyüp Sami Yusuf'a verici olabilecek yaşa geldiğinde, Samsun'daki bir hastanede nakil yapıldı. Nakil sonrası 20. günde taburcu edilen Yusuf'un kan değerleri artık düşmüyor ve sürekli kan almaktan kurtuldu.

#Sayfa#

İlik nakli oldu, hayat buldu
2008 yılında Gaziantep'te doğan Muhammed Özayğır, bir yaşına geldiğinde Akdeniz Anemisi olduğu öğrenildi. Aileye tek tedavi şansının kemik iliği nakli olduğu söylendi. Dört yıldır kemik iliği nakli için bekleyen Özayğır ailesi, nakil için Samsun'daki bir hastaneye başvurdu. Burada tedavi altına alınan Muhammed'e, kendinden iki yaş büyük ağabeyi Mustafa'dan kemik iliği nakil edildi. Taburcu edilen Muhammed'in kan değerleri artık düşmüyor. Muhammed Özayğır'ın babası Ahmet Özayğır "Dört yıl kemik iliği nakli için bekledik, ama sonunda çocuğumuz sağlığına kavuştu. Büyük oğulumuz kardeşini kurtardı. Onların arasındaki bağ bir ömür boyu kopmaz," dedi.

Altı yıl nakil bekledi
15 yıldır Akdeniz anemisi tanısı ile her ay düzenli kan verilerek yaşamını sürdüren Atakan Güvercin, yıllardır beklediği nakli kardeşi sayesinde gerçekleştirdi. Tek tedavi yöntemi olan kök hücre nakli açısından uzun süredir beklemekte olan hastanın tam uyumlu kardeşinden altı yıl önce alınan kordon kanı dondurularak saklanmıştı. Hızla hazırlıkları tamamlanan Atakan'a tam uyumlu kardeşinden toplanan kemik iliği ve kardeşinin altı yıl önce dondurulmuş kordon kanı birlikte verilerek kemik iliği ve kordon kanı nakli gerçekleştirildi. Atakan'ın babası Adem Güvercin "Uzun bir süre nakil bekledik, artık oğlumun kan düzeyleri yükseldi. Eskiden sürekli kan alıyordu. İnşallah tüm ilaçları kesildikten sonra Kızılay'a düzenli kan bağışında bulunacak," diyor.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Pazar Sabah Haberleri

Yoksa yunus terapisi bir masal mı?
A'dan Z'ye memleket ünlülerin aşırı acıklı hikayesi
Yeşil sahalarda 'Salihmania'
Gelecekten mektup yazın
Halkın elini taşın altına koyması gerek
Osmanlı'nın son dönemine farklı bir bakış
30 maddede festivalin 'en'leri
Hafta sonu #destinasyonizmir
Havada bahar kokusu!
Romancıların başkonsolosu
Bostanların haşmeti başrolde!
Budala entelektüeller(!) çağı
Bitcoin insanı vezir de eder rezil de
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol