- İletişim
- Fax: 0212 354 36 19
- SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Alevilerin tercihi ve Stockholm Sendromu
Toplum ve yönetim arasındaki ilişkiyi inceleyen sosyal bilim dalına
siyaset sosyolojisi deniyor. Türkiye'nin bugünlerdeki en önemli siyaset sosyolojisi sorusu ise
Alevilerle ilgili...
1925'te dergâhları kapatılan... Kuruluşundan başlayarak
Diyanet İşleri kurumuna sokulmayarak inançları yok sayılan...
1930'larda devlet tarafından katledilen, sürülen...
1970'lerde,
MHP aracılığıyla
Sünnileri kışkırtan
derin devlet (MİT, vs) tarafından bir kez daha kıyıma uğratılan... Daha sonra da defalarca '
operasyona' maruz kalan bir topluluk...
Böyle bir topluluk... Hâlâ niye o devletin partisi olan
CHP'yi destekler ve o devletin resmi ideolojisini dillendirir?
***
Çok ilginç bir durum bu! Siyaset sosyolojisi tarafından açıklanması, bize anlatılması gerekiyor.
Tarihçi
Ayşe Hür ve Alevi araştırmacıyazar
Cafer Solgun, bu olayın '
Stockholm Sendromu' olduğunu söylüyor. (
Özetle: Mazlumun, zalimi haklı görmesi, ona empati duyması. Dayak atanın, ezenin, alıkoyanın, gasp edenin; dayak yiyen, ezilen, alıkonan, gasp edilen tarafından savunulması, mazur görülmesi.)
Gerçekten de Alevilerin bir bölümünde bunu düşündürecek davranış biçimleri göze çarpıyor.
Bunlardan birkaçı şöyle:

Cemevlerinde,
Hz. Ali'nin resimlerinin yanına
Atatürk'ün resimlerinin asılması.

Bu resimlerin altına, '
Türklük, Kürtlük önemli değil, hepimiz Aleviyiz' diye yazılması. (Hoşgörülü ulusalcıların sloganı.)

Perde arkasında darbe heveslilerinin olduğu bilinmesine rağmen, 2007'deki
cumhuriyet mitinglerine kitlesel destek verilmesi.

Birçok Alevinin kendisini '
Cumhuriyeti ve laikliğin teminatı' olarak görmesi. Bunu bir
misyon gibi algılaması ve sunması.
1937-38 Dersim katliamına rağmen, Atatürk'ün hasta yatağında, "Aleviler siz kendinizi hazırlayın,
Hacı Bektaş dergâhını açmak için parlamenterlerle konuşacağım, haklarınızı vereceğim" dediğine inanılması. (
Not: Bu örnekler Cafer Solgun'un, '
Alevilerin Kemalizm'le İmtihanı' adlı kitabından... Zaten bildiğim şeyleri niye oradan aldığımı bir ara anlatırım. Şimdilik mim koyun yeter.)
***
Bu durumu Stockholm Sendromu ile açıklamaya çalışmak bence yanıltıcı olacaktır.
Çünkü:
1) "Stockholm Sendromu"
açıklayıcı değil betimleyici bir modeldir. '
Nedenlerden' söz etmez, durumun '
tasvirini' yapar.
2) Stockholm Sendromu
küçük grup psikolojiyle ilgili bir kavramdır. Milyonlardan oluşan koca bir inanç topluluğunun sosyolojisini anlatamaz.
O halde: CHP ile Aleviler arasındaki
sembiyotik ilişkiyi, bize ancak siyaset sosyologları kapsamlı araştırmaları açıklayabilir.
***
Yeri gelmişken:
Dersim "itirafından" sonra
Onur Öymen'e ve ardından "tepkisinden dönen"
Kemal Kılıçdaroğlu'na yöneltilen Alevi protestoları, bana "aslında" CHP bağlılığının devam ettiğini gösteriyor.
Genel Başkan
Deniz Baykal istemedikten sonra Onur Öymen orada kalabilir mi? Elbette kalamaz!
Peki, protestolar niye Baykal'a değil de, alt kadrosuna?
Çünkü CHP'yi gerçekten bırakmaya niyetleri yok. (Giden çoktan gitti.)
'
Protestoların gerçek hedefi, CHP milletvekili olmak isteyen Alevi dernekçilere yol açmak' dersem, abartmış mı olurum?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın