Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SAVAŞ AY

Komandonun cinneti

Sualtı Taarruz Komandosu (SAT) olan astsubay beylik silahını bu kez düşmana değil dosta, akrabaya yöneltti. Son tetik düştüğünde şarjörde mermi, evde canlı kalmamıştı

Haber elime ulaştığında sabaha karşı saat 02.00 civarıydı. Anadolu Ateşi türkü yarışmasını tanıtacağımız özel bir A Takımı programını canlı yayında sunmaktaydım. VTR arasıydı ve gece sorumlumuz arayıp özetini geçti felaket tablosunun. Bir SAT (Su Altı Taarruz) Komandosu cinnet geçirmiş, eşini, kayınvalide ve kayınpederini, sonra da baldızını öldürüp intihar etmişti. Planladığım finale daha yarım saat vardı. Ancak böyle bir aile faciasına kayıtsız kalamayacağımı düşünüp VTR dönüşü seyircime durumu anlatıp kapanış anonsumu yaptım. Sonra da doğru Yedikule'ye, Sümbül Efendi taraflarının labirent sokaklarına doğru yola çıktım ekibimle... Mahalle sabahın o saati (02.35) olmasına rağmen tekmil ayakta. Bırakın yetişkinleri, 4-5 yaşındaki sabiler bile sokakta, camda, balkonda. Polis iki ayrı noktadan güvenlik şeridi çekmiş. Olayın meydana geldiği Seda Apartmanı önünde boş kovan arayan, bulan, yerini işaretleyen, inceleme ekipleri, çevre düzeni sağlayan mahalli karakol memurları, cinayet masası dedektifleri, bölge amirleri, ateş edenin ordu mensubu olması dolayısıyla olayı kendi açılarından soruşturan subaylar, inzibat erleri ve cesetlerin morga naklini sağlamak için çağrılan araç görevlileri.

"MAHLEDE ÖLÜM ÇOK"
Şeridin beri yanı yani bizim bölüm... Çünkü hemen her gazete, kanal ve ajansın muhabirleri, kameramanları olarak sağladığımız nüfus yoğunluğuna, semtin neredeyse tüm delikanlıları, "bırakın geçelim biz akrabalarıyız" diyen 50-60 civarında yurttaş ve sabah namazı için camiye giderken olayın seyrine takılan mebzul yaşlı amca, dede grubu eklenmiş. Polis kararlı. "Uzaktan da olsa cenazelerin taşınması görüntülenmemeli." Bu nedenle iri kıyım inzibat erleri, kallavi cüsseli sivil polis ve araç arka kapaklarının iki kanadının açılması marifetiyle yaratılan madeni perdenin yardımı... Sonra zaten gelip incelemeler yapıp giden nöbetçi savcının verdiği izinle taşınan cesetler. Bu saydıklarım yazarken kısa geliyor ama gerçek zamanı 2-3 saat.

NAMLUYA MERMİ SÜRDÜ
Arada boş durmuyoruz. Mahalleden tanıyanlar çok şey anlatıyor. Birazını sunayım:
* SAT komandosu eskiden aynı apartmanın bir başka dairesinde oturuyordu eşiyle. Ve herkes çok sinirli bir adam olduğunu söylüyor onun. Bir keresinde küçük oğlu komşunun arabasına çıkıp tepinmiş. Komşu da çocuğun poposuna bir şaplak vurunca mesele yapmış bunu. Silahını kapıp komşu apartmana dalmış. Mermiyi namluya sürmüş ve ağır laflar edip, tekrarı halinde ölüm yağdıracağını söylemiş.
* Mahallenin gençleriyle de ara sıra takıştığı, yine aynı yürden silah teşhiri, tehdit, darp olayları yarattığını söyleyenlerin sayısı bol. Bir defasında kardeşiyle birlikte meçhul kişilerle telefonda dalaşmış ve üst yolda randevu kesmişler. Ancak oraya giderlerken bir cip gelip hızla çarpıp kaçmış arkasından. Ağır yaralanmış, felç geçirmiş. Ayları yatalak geçmiş."
* Öldürülen kayınpeder Gedikpaşa'dan emekli eski bir kundura ustası. Namazında niyazında bir yaşlı adam. Mahalledeki lakabı Fikret Dede. Genç yaşta kurban olan baldız ise kıl payı kurtulan nişanlısı Deniz'le birlikte turizm işi yapıyormuş. Aksaray'da Mudurnu'nun yanındaki binada bir acenteleri var. Kocasının kurşunlarıyla canını yitiren büyük kız ise bir bilgisayar firmasının muhasebe ve satış müdiresi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA