YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Sakın saklama bu anı, bir daha gelmez zamanı!
Salgın aşıyı mı bekledi?
Not defteri

Sakın saklama bu anı, bir daha gelmez zamanı!

Dün kaldığımız yerden devam edelim.. Demiştim ki... Bugünlerde pek moda olan "geçmişin yükünden kurtul, geleceğe dair kuruntuları bırak, şimdiki zamanın tadına var" türünden öneriler uzaktan bakılınca bilgelik gibi görünüyor ya...
Yakından bakılınca...
Bir tür spiritüel züppelik!
Tabii bu etiketi "gününü gün etme" nin üzerine şık bir kılıf olarak geçirenler var ki, onlar da ayrı hikâye!

***
Bir "hikmet yolcusu"nun (derviş, zen rahibi, vd.) seçtiği hayat tarzıyla bizim hayatımız arasında bir benzerlik yok!
Onlar sürekli uzayıp giden bir "an" içinde yaşıyorlar.
Bizlerse telaşlı bir hayatın ortasında durup bir şeyler yakalamaya çalışıyoruz.
Hepsi tamam!
Fakat bu hız ve telaş içinde...
Bu başarı yarışının ortasında...
Bu gelecek endişesiyle tir tir titrediğimiz dünyada...
"Anı yaşamak" diye bir şey hiç mi yok?
Cevap: Var! Olmalı!
Şimdiki zamanın değerini ıskalamak doğru mu?
Cevap: Hayır, yanlış!

***
Peki nereden başlamalıyız?
Bence ilk adım sürekli geçmişe veya geleceğe odaklı düşünmekten kurtulmak olmalı.
Çok tanıdık bir turist tipini örnekleyerek anlatmaya başlayabilirim.
Gittiği bir yeri çok sevince hemen "buraya yeniden gelmeliyim" fikrini kafasına takan insanlar vardır hani. (Yoksa hepimiz öyle miyiz?)
Sürekli aynı yere bir sonraki seyahatini hangi ayda yapsa, hangi otelde kalsa, hangi kamerayı yanına alsa daha iyi olur, onun planını yapan bu insanları şu an zaten orada, o güzelliğin tam ortasında olduklarına ikna etmek ne zordur!
Hepimiz için temel sorun tam bu noktada işte!
Yani geçmişi veya geleceği yok saymamız değil, bu "an"da yaşadıklarımızı yok saymamamız gerekiyor.
O zaman ortaya çıkıyor güzellik; o zaman yoğunlaşıyor aldığın tat; o zaman kıyısından köşesinden de olsa huzurla tanışılıyor.
O zaman hayat yavaş yavaş dolan bir kabı andırıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Züppe bilgelikler modası: Anı yaşamak! ( 04.11.2009 )
Seyircinin de nefesini kesen film! ( 02.11.2009 )
Hiç komik değil! ( 31.10.2009 )
Bu ülkeyi sevmek... ( 30.10.2009 )
Züppeleşen medyada çay ve simidin cazibesi! ( 29.10.2009 )
İyiliğin, sevincin, sevmenin ressamı İstanbul'da! ( 28.10.2009 )
Başbakan Erdoğan ne yapıyor? ( 26.10.2009 )
Pazar notları ( 25.10.2009 )
80 yılı devirmiş bir hayat... Çok güzel bir kitap ( 24.10.2009 )
Ölümün ne günahı var, bizi ayırmaktan başka! ( 23.10.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol