YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Kızarmış patates kanser yapar mı?
Kürk Mantolu Madonna sevgisi
Altyazı

Kızarmış patates kanser yapar mı?

"Elli bin kez söyledim anne babalara... Çocuklarınıza fast food restoranlarında kızartma patates yedirmeyin, bu yanık yağlar kanserojendir diye ama aldıran kim!"
Ünlü kanser uzmanımız ekrandan böyle sesleniyordu!
Onu "dinlemeyen" anne babalara nasıl öfkeliydi, onlara nasıl sersem muamelesi çekiyordu!
Sistemin bizi ikna etmeye çalıştığı şey de bu değil mi zaten?
Dev besin endüstrisi bizi zehirlemek için elinden geleni yapabilir. Ama hastalığımızdan biz sorumluyuz!
Bize söylenen şu...
Ortalık o patatesi üretenler ve pişirip satanlarla dolabilir. Kızarmış patatesin kokusu, lezzeti ve baştan çıkartıcı reklamları sizi esir alabilir.
Ama göreviniz bu "nefs sınavı"ndan başarıyla çıkmaktır. Ayrıca zararlı ve yararlı besinlerin listesini ezbere bilmek ve çocuklarınızı da buna göre yetiştirmek zorundasınız.
Sonuçta bana öyle geliyor ki...
İçinden Tanrı ve adalet fikrinin çıkartıldığı bir "sağlık ilahiyatı" inşa ediliyor yavaş yavaş.

***

Peki modern insanın beslenme biçimlerini belirleyen kapitalist sistemi tartışan var mı? Yok!
O konu cıss!
Tüketiciler de ikiye ayrıldılar: Paranoyaklar ve kayıtsızlar.
Bu işten ekmek çıkartanlara gelince, onlar hallerinden memnunlar!
Besin endüstrisi ve fast foodcular beslenme zevklerini değiştirmeye yanaşmayan keyifçilerden kazanıyor.
Organik besin üreticileri ve önleyici tıp sektörü ise sağlığına titizlenen kesimden kazanıyor.
Üstelik ara ara kamuoyunun kafası karıştırılıyor.
Daha çok yakınlarda "kızartma patatesin çok güçlü antioksidanlar içerdiği ve kansere karşı koruyucu özellikte olduğu" haberi medyada yer almamış mıydı?

***

Ünlü kanser uzmanımızın "vaazı"nda daha neler yoktu ki!
"Sadece organik meyve sularını alın" diyordu.
İyi de... Organik meyve suları endüstriyel meyve sularının üç dört katı kadar pahalı!
"Mezgit gibi dip balıklarını değil, çinekop, lüfer gibi yüzey balıklarını yiyin" diyordu.
Tamam da... Mezgit ucuz ve hep bulunuyor. Oysa lüfer pahalı bir mevsim balığı!
Şimdi soruyorum: Neden birbirimizi aldatıyoruz?
Gerçekten beslenme biçimlerimizle kanser arasında doğrudan bir ilişki varsa...
Bu aynı zamanda ekonomik-sosyal-sınıfsal bir meseledir.
Yoksa şu "onu yeme kanser olursun", "bunu çok ye, kansere önlemdir" patırtısı gitgide absürt bir güldürüye dönüşmek üzere...
Bilimsellik mi? Orası da ayrı tartışma konusu tabii!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Asmalı'da bir gece! ( 11.01.2010 )
Pazar notları: Vicdanın sesini duyabilir misin? ( 10.01.2010 )
Hangi kitabı okuyanla tanışmak istersiniz? ( 09.01.2010 )
Yine, yeniden ve hep Şebnem Ferah! ( 08.01.2010 )
Hâlâ darbe ihtimali var! ( 07.01.2010 )
"Her şey değişti" ( 06.01.2010 )
Git işine Noel Baba! ( 04.01.2010 )
Pazar notları ( 03.01.2010 )
Mutlu yıllar ( 02.01.2010 )
2010 nasıl geçecek? Barış var mı? ( 01.01.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol