Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
- İletişim
- SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
- BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
- Başkasının hayatı bir arabadan değerli değil!
- Dr. House hakkında...
Başkasının hayatı bir arabadan değerli değil!
Ordulu lise öğrencisi
Ahmet Bayrak'ın ve ona çarpan otomobilin sürücüsünün yerinde olmak çok zor!
Onların başına gelene uğramaktan Allah hepimizi korusun!
Düşünün...
Her gün ilerde açık deniz kaptanlığı yapmanın hayallerini kuran ve denizcilik lisesinde okuyan bir delikanlısınız. Bir gece evinize giderken
karanlık bir sokakta bıçaklı saldırganlarla karşılaşıyorsunuz.
Kaçıyorsunuz. Öyle ki, nereye, nasıl koştuğunuza bakacak haliniz yok!
Caddeye fırladığınız anda bir otomobilin acı freni işitiliyor. 24 metre fren izi bırakıyor lastikler yerde..
Ve çarpışma!..
Bir de öteki yüzü var tabii madalyonun.
O otomobilin sürücüsü olmak var!
Önünüze fırlayan genci görmenizle ona çarpmanız bir oluyor.
Ya öldüyse?..
Kazayla bile olsa, bir canın kaybına neden olmak ne korkunç!
***
Haberi dün bizim gazetede okudum. 2009 Şubat ayında gerçekleşen kazanın sonrası şöyle gelmiş...
Ahmet Bayrak bedenindeki şiddetli kırıklarla canını kurtarmış ama geleceğini kurtaramamış. Kaptanlık hayali kararmış,
okulundan ayrılmak zorunda kalmış.
Ona çarpan sürücüye gelince...
Polis kazada sadece
"yayayı kusurlu bulduğu" için ceza almamış!
Fakat başka bir şey almış sürücü!..
Polisin tutanağı doğrultusunda
otomobilinin zararının tazmini için sigorta şirketini görevlendirmiş. Böylece
icra takibi başlatmış ve
hâlâ koltuk değnekleriyle yürüyebilen gencin kapısına icra memurlarının dayanmasına neden olmuş!
***
Haberi okurken dondum, kaldım.
Ama işte
mal, mülk, sahiplik, para, hak, hukuk derken geldiğimiz nokta da bu!
Bir insanın hayatından daha değerli ne var?
Benim bildiğim...
Sürücüler böyle talihsiz kazalarda, hiç kusurları olmasa bile...
Tabii ki, arabalarının hasarına bakmazlar ve
"şükürler olsun ki, ölüme neden olmadım; delikanlı yaşıyor" diye sevinirler...
Yoksa
"sevinirlerdi" demek mi gerek!
Mahkemeye başvurup hasarı 14 aylık faiziyle gencin yoksul ve acılı ailesine ödetmeye kalmak kimsenin aklına gelmez, bildiğim.
Yoksa
"aklına gelmezdi" demek mi gerek!
Maalesef öyle galiba!
"Dünya nasıl değişti, nereye değişti?" diye soranlar, gidişatı anlamak için teknolojiye bakıyorlar. Ne yanlış!
Asıl derin ve üstelik berbat değişim mallarla ilişkilerimizde ve
"içimiz"de gerçekleşiyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın