Türkiye'nin en iyi haber sitesi
TULU GÜMÜŞTEKİN

İsrail ve Türkiye

Mavi Marmara gemisi, saldırıya uğrayalı nerede ise bir hafta oldu ve bu uluslararası krizin yansımaları gündemimizi yönlendirmeye devam ediyor. İlk anların kızgınlığı ve heyecanı bir nebze yatıştığına göre, bu gelişmelerin genel çizgilerine soğukkanlılıkla bakmakta yarar var.
Her şeyden önce, ilk kez dünya kamuoyu ve medyası, İsrail'in inanılmaz bir hukuk tanımazlık sonucu giriştiği bu güç gösterisini ve başarısızlığını tek bir ağızdan mahkûm etti. Bu bir ilktir ve İsrail'deki kamuoyu bunu zaman içinde anlayacaktır.
İkincisi, Türkiye'nin "kamu diplomasisi" olarak nitelendirebileceğimiz, daha önce hemen hemen hiç kullanmadığı bir araç ile dünya siyaseti sahnesine çıkmış olması ve büyük bir etki yapmış olması hususudur. Bunun dünya basınına ve ulusal medyaya yansımaları çok ilginç tartışmalara yol açmaktadır. Üçüncüsü, 21. yüzyılın uluslararası planda stratejik aktörleri nasıl değiştirmeye başladığı, eski düşünce ve davranış kalıplarının nasıl geçerliliklerini yitirdiği bu örnekle çok ciddi bir görünürlük kazanmıştır.
Dördüncü ve sonuncu saptama, Türkiye'nin oynaması gereken uluslararası potansiyel rolü üstlenebilmek için, kendi sorunlarından bir an önce sıyrılmasının gerekliliği iyice ortaya çıkmıştır.
İsrail'in saldırısının dünya medyası ve liderleri tarafından nerede ise eksiksiz biçimde mahkûm edilmesi, 1948'den bu yana ilk kez gerçekleşmektedir. Bu İsrail'in geleceği açısından vahim bir durumdur ve İsrail kamuoyunun bunu anlaması ne kadar kısa sürerse, bu ülkenin sağlıklı bir geleceğe umutla bakabilmesi o kadar mümkün olacaktır.

21. yüzyılda sivil toplum
İsrail'
in bu sorun çerçevesinde yegâne suçlu olmadığı, Mısır'ın anlaşılması güç biçimde Gazze ablukasına destek verdiği, Hamas'ın ise Gazze halkının sorumluluğunu taşımaya niyeti olup olmadığı gene çok ciddi biçimde gündeme gelmiştir.
Bütün bu gelişmeler, herhangi bir hükümetin, askeri gücün ya da uluslararası bir kurumun zoru ya da girişimiyle yapılmamış, ufak bir yardım kuruluşunun derme çatma diyebileceğimiz teknelere yüklediği insani malzemeyi Akdeniz'de menziline ulaştırmaya çalışması sonunda gerçekleşmiştir. Artık 21. yüzyılda, sivil toplum örgütlerinin kimi zaman büyük devletlerden çok daha fazla etki yapabildiği de bu örnekle doğrulanmıştır.
Birbiriyle hiç alakası olmayan İtalya'da La Stampa, İspanya'da ABC, Litvanya'da Lietuvos Rytas gazeteleri, aynı gün başyazılarında benzer bir noktayı vurguladılar. Bu da Türkiye'nin, uluslararası düzeyde potansiyel rolünü hakkıyla oynayabilmesi ve inandırıcı olması için, Kürt sorununda kabul edilebilir bir noktaya gelmesi ve Ermeni katliamıyla yüzleşmesi vurgularıydı. Kürt açılımı ve Ermenistan ile yürütülen ilişkilerin normalleşmesine yönelik girişimlerin, ne kadar acil ve önemli hususlar olduğunu da bu vesileyle bir kez daha hatırlamış olduk.

Evrensel dış politika birikimi

Türkiye'nin insani konvoya yapılan saldırı karşısındaki sert fakat hukuku ve diplomasiyi daima öne çıkaran tavrı, aslında barış konusunda bir dizi son derece önemli hususun vazgeçilmezliğini vurgulamış bulunuyor. Her şeyden önce, birbirlerinin yaşam hakkına saygı duymayan tarafların bir araya gelip barış yapamayacağını iyice tartışmaların ortasına koymuştur.
İkincisi, artık hiçbir ülkenin, istediği hangi güce sahip olursa olsun, giderek bilgi paylaşımını gündelik yaşantısının bir parçası haline getirmiş bir dünya kamuoyu ile baş edemeyeceğini göstermiştir.
Üçüncü ve belki de en önemli husus Türkiye'yi ilgilendirmektedir: Bundan böyle Türkiye'de iktidar olmak için değil, muhalefet olmak için bile çok ciddi bir bölgesel ve evrensel dış politika birikimi ve görüşüne sahip olmanın mecburiyeti ortaya çıkmıştır. Bu sadece bugünkü siyasi ortam için geçerli bir genelleme değildir, bundan böyle Türkiye'de siyaset, iç politika odaklı olduğu kadar dış politika odaklı olacaktır, bunu kabullenmeye ve bu gerçekle yaşamaya bir an önce alışmamızda sayısız fayda vardır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA