Türkiye'nin en iyi haber sitesi
REFİK ERDURAN

Toba dersi

İnsana hemcinslerinin aymazlığına gülmek ile gezegenin akıbetinden korkmak arasında seçim yaptıran bir hafta geçirdik. Para oburu, sömürü obezi, üçkâğıt ustası Batı kendi ayağına doladığı avro ilmiklerinde debelenirken dünya nüfusu 7 milyarı aştı.
Yoksul bölgelerde insanlar "Ortam bu kalabalığı kaldırmaz, açlık ve susuzluktan savaşlar çıkacak" diye kara kara düşünmekte. Arpası fazla gelmiş yerlerdeki kaygı ise karşıt yönde. Kadınlar az doğuruyor, ortalama ömür uzuyor, yaşlılar çoğalırken onları geçindiren vergileri ödeyecek gençlerin oranı düşüyor. Nesiller arasında çıkar çatışması başlayacak, çocuklar analarına babalarına düşman kesilecek.
Gerçekte önemli olan ise insanların sayıları değil, davranışları. Uygarca -yani birbirlerini ezmeden, ortamın kaynaklarını tüketmeden- yaşamayı başarsalar, arzımız çok daha büyük nüfusu da kaldırır. Tersini yaparlar, aptalca ve yabanice davranırlarsa?
Şöyle bir fantezi kurun. Öyle bir hastalık salgını yaşanmış ki, dünyada topu topu yedi insan kalmış. Üçü Amerika'da, üçü Asya'da, biri de Pasifik Okyanusu ortasındaki bir adada. Kıtalardaki üçer kişilik gruplar salgını biyolojik saldırı sanıp birbirlerinden biliyor, ulaştıkları bütün nükleer füzeleri ateşleyerek "karşı" saldırılara geçiyor. Radyasyon yoğunluğu adadaki Niyazi dahil hepsini bitiriyor.
Bu felaket nüfus fazlalığının mı sonucudur, davranış yanlışının mı?
Eşref-i mahlukat (yaratıkların en onurlusu) olma iddiasındaki insanlar birbirlerini ve gezegenin kaynaklarını tüketerek kendi türlerinin sonunu hazırlamak için ellerinden geleni yapmaktalar. Her yıl sayısız canlının izi siliniyor dünyamızdan.
Bilimsel bulgulardan aktararak size bir gerçek nüfus olayının hikâyesini anlatayım da, evrendeki yerimiz zihinlerimizde doğru perspektife otursun.

***

Çok, çok eskilerdeyiz. Son buz çağında. Mamutların ve uzun dişli kaplanların kökü kazınmamış daha. Şimdi Homo Sapiens diye adlandırılan atalarımız Avrupa'da Neandertal'larla yan yana yaşıyorlar.
Asya'da Homo Erectus ve Homo Floresiensis adlı uzak hısımlarımız var.
Endonezya'nın Sumatra adasındaki Toba süper volkanı o günden bu yana misli görülmemiş bir şiddetle patlıyor. İndifanın gücü Hiroşima'ya atılan atom bombasınınkinden 60 bin kere fazla. Okyanuslardan yayılan devasa tsunamiler ulaştıkları kıta bölümlerini altüst ediyor.
Atmosfere 3 bin kilometre küp hacminde toz toprak püskürüyor Toba. Bunların bulutlaşmasıyla çoğu yerde güneş ışığı yeryüzüne hiç ulaşamaz oluyor. Gezegenin üstüne yoğun ve sürekli bir kış çöküyor.
Soğuktan, karanlıktan, gıdasızlıktan bitki ve hayvan türlerinin büyük bölümü tarihe karışıyor.
İnsanlar? İnsanımsı yaratıklar? Sonu geliyor onların da hemen hepsinin. Yalnız Afrika'nın orta -nispeten ılık- bölgelerinde birkaç bin insan sağ kalıyor.
Evet, sadece birkaç bin. Bugün dünyada yedi milyarsak hepimiz o bir avuç kazazedenin soyuyuz.
İlk fark edildiği zaman inanmakta güçlük çekildi bu gerçeğe. Çok tartışıldı. Ama DNA araştırmaları ile doğrulanmakta.
Kıssadan iki hisse çıkıyor:
Birincisi, ırkçılığın komikliği. "Benim cinsim üstündür" iddiası tam salakça bir böbürlenme.
İkincisi, evrenin içindeki zavallılığımız. Düşünün, büyük patlama Afrika'ya biraz daha yakın bir yerde olsaymış türümüzün büsbütün ortadan kalkması işten değilmiş. O kadar yaklaşmışız hiçliğe. Her şeyin efendisiyiz diye şişineduralım, gerçekte kaderin oyuncağıyız. Çok da az şey biliyoruz henüz. Ayağımızın altında ne olduğunu, fayların ne hazırladığını bile göremiyoruz.
Bu gece oralardan bir Toba zuhur etse ya da doğa o çapta başka bir tekme atsa, anında sıfırlanmayacağımızın garantisi yok maalesef.

***


İrfanımız kıt da, bari haddimizi bilsek...
O kadarcık bilinç edinirsek evrenin enginliğinde gülünç kalan hırslarımızı dizginler, çevreye ve birbirimize daha az hoyratça davranırız umuduyla anlattım bunları.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA