Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

İslam'da demokrasi helal mi haram mı?

Batılı iktisat tarihçileri, İslam ülkelerinde demokrasinin ortaya çıkamamasının nedenini "ikta sistemi" olarak gösterir.
Nedir ikta sistemi? Ortaçağ'da İslam ülkelerinde toprakların kullanım hakkı, askerlere başarılarına göre hediye ediliyor. Mülkiyet hakkı verilmediği için Batı'daki gibi bir "feodalite" kurulamadığından, İslam ülkelerinde, merkezle tartışacak bir demokratik gelişme süreci ortaya çıkamıyor. Demokratik temsilin müesseseleri kurulamıyor.
Dolayısıyla İslam ülkelerindeki "mülkiyet sistemi", ekonomik gelişmenin ve ona paralel olarak demokratik gelişmenin yolunu kapatıyor. İşte bu nedenle, Batı basınında son günlerde demokrasinin Mısır'da nasıl helal olacağı tartışılıyor. Bu konuda International Herald Tribune'de geçen hafta yayınlanan Reuel Marc Gerecht'in "How democracy became halal" başlıklı yazısına bakılabilir.
Gelelim bu güne... Perulu ünlü iktisatçı Hernando De Soto'nun belirttiğine göre, Mısır'da bugün gayrimenkullerin yüzde 92'si tapusuz olarak kullanılıyor. De Soto, eğer mülkiyet hakkı yasal tapuya dönüştürülerek kullanılsa, 400 milyar dolarlık bir varlık değerinin ortaya çıkacağını ileri sürüyor. Gayrimenkul mülkiyetinde yasallık olmayınca tabii işgücü de kayıt dışına kayıyor.
Yine De Soto'ya göre, Mısır'da özel sektör yasal olarak 6.8 milyon kişi, devlet 5.9 milyon kişi, kayıt dışı sektör ise 9.6 milyon kişiyi istihdam ediyor. İstihdamın büyük kısmı yer altı ekonomisi tarafından sağlanıyor.
Gelelim Mısır'da iş kurmanın güçlüğüne...
Bir fırın açmak için bürokrasiden izin alma süresi ortalama 500 günü buluyor. Sadece fırın açma izni almak için, 10 yıl bürokrasiden evraklarının çıkmasını bekleyenler var. Çünkü tam 56 ayrı devlet biriminden izin almak gerekiyor. Bürokrasinin işleyişi ortalama Mısırlıya ekonomik olarak gelişme imkânı vermiyor. Büyük bir ekonomik ayrımcılık yapılıyor.
Peki halkın on sekiz günlük direnişiyle çekilen Mübarek sonrasında mevcut ekonomik sorunlar nasıl çözülecek? Mısır'da Başkan Mübarek'in istifasının ardından, "yüksek askeri konsey" ülkeyi yönetme yetkisini devraldı. Askeri Konsey'in başına 1991'den beri Savunma Bakanlığı yapan 76 yaşındaki Muhammet Hüseyin Tantavi geçti.
Tantavi, ekonomik ve siyasi reformlara karşı duran bir kişi. Ekonomik ve siyasi reformların merkezi otoriteyi zayıflatacağını düşünüyor.
Tantavi'nin yönetiminde ekonomik reformları planlayan bir anayasanın yapılması zor. İşte bu nedenle ekonomik gelişmenin yolunu açacak demokratik bir yönetimin kurulması için hemen seçimlere gidilmesi gerekiyor.
Gelelim demokrasinin İslam ülkelerinde helal olup olmadığı tartışmasına... Ortaçağ toprak düzeni, İslam ülkelerinde demokrasi sürecini aksatmış olabilir. Ama son yüz yıldır buyurgan yönetimleri destekleyerek İslam ülkelerinde demokrasinin gelişmesini Batılı ülke yöneticilerinin engellediğini de gözden kaçırmamak gerekiyor. Şimdi de Mısır halkının demokrasi talebinin önünü, Tantavi yönetimiyle kesmenin planlarını yapıyor olabilirler. Helalharam tartışmalarıyla demokrasi sürecini sulandırabilirler.
Son derece demokratik bir tartışma yapıyor gibi görünüp, "İslam'da demokrasi helal mi, haram mı" tartışması başlatmak yine bir oyun olabilir. Dikkatli olmakta fayda var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA