Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SEVİLAY YAZIYOR SEVİLAY YÜKSELİR

Eyyy MİT senin niye şapkan yok!

Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu'nda kaçırılan 49 vatandaşımızın 101 gün sonra serbest bırakılması kuşkusuz ki ülkemize bir bayram havası yaşattı. Hükümeti desteklesin desteklemesin her kesimin sevinmesi gereken bu tarihi olayı bile maalesef başta "Paralel Medya" olmak üzere bazı yayın organları yine çarpıtarak hükümet aleyhine kullanma gayretine girişti.
Tabii yaptığı bu çok kritik operasyonla tüm dünyada adından söz ettiren MİT'in başarısını karartmaya çalışan sadece bir kısım haset medya değildi. AK Partili bile demek istemediğim bir milletvekilinin, Reuters, Associated Press, AFP gibi dünyanın önde gelen ajanslarının Başbakan Davutoğlu'nun "Vatandaşlarımızı bu sabah ülkemize getirdik" açıklamasını acil koduyla duyurduğu operasyonu CIA'nın başarısı gibi gösterme çabası gündemin başka bir tarafa evrilmesine önayak oldu. Operasyon tamamen MİT'in başarısı olmasına karşın bu vekil sayesinde kamuoyu bu başarının arkasında CIA ve ABD desteği olup olmadığını tartışmaya açtı. CIA Başkanı'nın Hakan Fidan'ı arayıp bizzat tebrik ettiği bir ortamda partisi tarafından "kendi haline bırakılmış" bu milletvekilinin hezeyan dolu bu açıklamaları kullanılarak MİT'in başarısı Paralel Medya ve uzantılarınca gölgelendirilmeye çalışıldı.
Maalesef bir kez daha olağanüstü bir gurur tablosu ile karşı karşıya olan Türkiye'ye bu keyfin yaşanması çok görüldü. Hasetinden çatlayanlar sonuca bakıp, kazanımları değerlendirmek yerine "Fidye ödendi mi? Yabancı istihbarat servislerinden yardım alındı mı? Takas yapıldı mı?" türünden ipe sapa gelmez soruların peşine düştü. Bazıları öyle bir mutsuzluk içine düştü ki utanmasalar "Niye kurtarıldı bu insanlar!" diye feveran edeceklerdi! Ama duyarlı kamuoyu sonuca bakmak yerine ipe un sermeyi tercih edenlere "Sonuç olarak 49 vatandaşımız burunları bile kanamadan ülkeye getirdi mi getirilmedi mi!" şeklinde ortak bir ses vererek haddini bildirdi.
Tabii bu arada şunu da gördük ki ülkemizin isminde milli olan bir kuruluşumuzun olağanüstü gayret ve çabası ile başardığı bir iş bile bizleri kenetleyemedi. Bu durum özellikle paralel unsurların devletle çatışmasını nasıl bir kan davasına çevirdiğini hepimize ayan beyan göstermiş oldu. Bu son hadisede içinde bulunduğumuz ortamı daha doğru anlatmak için tarzım olmamasına rağmen bir fıkra anlatıp yazımı sonlandırmak istiyorum.
Bir gün ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş. Tavşana neden ağladığını sormuş. O da tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü söylemiş. Fikri benimseyen aslan "Benim ne yapmamı istersin?" demiş. Tavşan "Git sen de onu döv ama bahanesiz olmaz. Benim şikâyet ettiğimi bilmesin. Ona 'senin neden şapkan yok' diye sor" demiş. Aslan yine bir gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş "Şşşt Tilki gel bakiim buraya!" diye seslenmiş. Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına. Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan!" diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş. Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş. Tekrar aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve ona daha kötü bir ceza vermesini istediğini söylemiş. Aslan da "Olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan "Ondan kolay ne var? Sigara iste, filtreli verirse 'niye filtresiz vermedin' dersin, filtresiz verirse 'niye filtreli vermedin' diye döversin" demiş. Bu fikri de benimsemiş aslan. Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bir sigara" demiş. Uyanık tilki; "Filtreli mi filtresiz mi" abi demiş. Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış ve "Senin niye şapkan yok?" deyip pataklamaya başlamış.
İşte, 49 vatandaşımızın ülkemize sağ salim getirildiği bir ortamda sevinmek yerine sırf dövmek için bahane arayıp "senin niye şapkan yok!" diyen anlayış da böyle bir anlayıştır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA