X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doğan: "Termal Tesisler Sadece Yaşlılıkta Gidilecek Yer Değil"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Doğan: "Termal Tesisler Sadece Yaşlılıkta Gidilecek Yer Değil"

  • Giriş Tarihi: 8.3.2015 09:38 Güncelleme Tarihi: 8.3.2015 15:19

Jeotermal Enerji Kaynakları Araştırma ve Değerlendirme Vakfı (JEVAK) Başkanı Mehmet Ali Doğan, Türkiye, bir şifalı termal su cenneti olması rağmen, konsept ve pazarlama konusundaki eksiklikler nedeniyle sağlık termal turizminden yeteri kadar faydalanamadığımızı belirtti. Doğan, “Dünyada termal sağlık turizmi büyüyor ama Türkiye bu büyümeden pay alamıyor“ dedi.
Devre Mülk ile Devre Tatil Yatırımcıları Derneği Başkanı, Ankara Termal Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği Başkanı ve Türkiye’nin en önemli termal tesislerini yapan Doğan Jeotermal Turizm Yönetim Kurulu Başkanı da olan Mehmet Ali Doğan, yapılan bilimsel çalışmaların doğal sıcak suların vücut için faydalarını kanıtladığını söyledi. Bütün dünyada, “Sağlıklı bir yaşam istiyorum” diyen bütün bireylerin termal kültür ve tedavi merkezlerine gittiğini kaydeden Mehmet Ali Doğan, “Dünyada hızla büyüyen termal sağlık turizminden yeterince pay alamamamızın birinci nedeni konsept eksikliğidir. Türkiye’deki bütün termallerde konsept eksikliği var o yüzden bu verimi alamıyoruz“ diye konuştu.
"HERKES AYNI HAVUZA GİREMEZ"
Konsept eksikliğini, “Termal kür sağlık merkezlerindeki sosyal yaşam yetersizliği” olarak tanımlayan Doğan, “Yapacağınız termal sağlık kültür merkezlerinde sosyal yaşam alanları olması gerekiyor. Biz, bütün termal otellerini şehir otelleri gibi yapmışız. Herkes aynı havuza giriyor, bu yüzden hasta olanlar iyileşmiyor, hasta olmayanlar hasta olarak çıkıyor. Oysa kişi başına en az 3 metrekare termal havuz yapılması gerekiyor. Hastaların, gençlerin, yaşlıların herkesin özel havuzlarının olması gerekiyor. Biz yaptığımız mega projelerimizde bu konsepti uyguluyoruz” dedi.
"ÇOCUKLAR VE GENÇLER EĞLENMELİ"
Doğan, geçen yıllarda, termal tesislerde bazı aile büyüklerinin “çocuklar ve gençler sıkıldığı” için tesislerde fazla kalamadıklarını söylediklerini hatırlatarak, “Biz bu tesislerimizde her yaş grubuna hitap edebilecek sosyal donatı alanlarını tesis etmeliyiz. Çocuklar, gençler şifalı suyun yanı sıra bir tatil köyündeymiş gibi eğlenecek, iyi vakit geçirecek imkanları bulabilmeli, farklı aktivitelerle eğlenebilmeli” diye konuştu.
"ŞİFA İÇİN YAŞLANMAYI BEKLİYORUZ"
Türkiye’de insanların termal tesislere gelmek için yaşlanmayı bekledikleri ya da “Termal tesislere yaşlı olanlar gider” gibi bir anlayışın gelişmiş olduğuna dikkat çeken Doğan, “Termal tesise gelmek için illa yaşlı olmak gerekmiyor. Aksine gençliğinizde daha dinamik, enerjik olmak; yaşlılığınızda daha az hastalanmak için termal havuzlara her yaşta gelmek gerekiyor. Tatillerinizde günde iki kez bu termal havuzlara girmeniz halinde bu banyoların vücuda 11 ay sağladığı dirençten faydalanabiliyorsunuz“ ifadelerini kullandı.
"BİR ÇOK DERDE DERMAN"
Termal tesislerde havuzun yanı sıra içme ve çamur banyosu kürü olarak istifade edilebildiğini bildiren Doğan, “Özellikle rahim içi kistleri son yıllarda kadınların korkulu rüyası haline gelmiştir. Ancak, bazı termal tesislerde örneğin Erzin’de bu suyun kaynağından sıcak olarak içilmesi halinde kadınlarda kısırlık ve rahim içi kanserlerinde azalma görüldüğü gibi erkeklerde de prostat sorununda çok büyük oranda iyileşme görülmüştür. Bunlar bir termal tesisin ne kadar değerli olduğunun bilimsel olarak kanıtlarıdır” dedi.
"BOTOKS ETKİSİ DE VAR"
Sağlık Bakanlığının verilerine göre, Türkiye’de bağırsak kanseri riskinin en yüksek olduğu bölgenin Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Hatay, Osmaniye, ve Mersin gibi güney illeri olduğuna dikkat çeken Mehmet Ali Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yüksek proteinle beslenilen, kırmızı et ve kuyruk yağından lahmacun, kebap gibi geleneksel yemek kültürlerini devam ettiren bölgelerimizdeki insanlarımızın içmelere gelerek yılda bir kez bile olsa detoks yapmasının tartışılmaz yararı vardır. Ayrıca, termal sular astım ve bronşit problemi olanlar içinde iyi gelmektedir. Yaşınız ne olursa olsun her insan vitaminsiz mineralsiz kalabilir. Mineraller vücuda ağız yoluyla içilmek suretiyle veya kıl köklerinden girer. Çamur banyosu ile kıl köklerinden bünyeye nüfuz eden mineraller botoks etkisi oluşturduğu için yaşlanma sarkma ve kırışıklıkların da önüne geçiyor.”
"ÖNEMLİ YATIRIMLARDA VARIZ"
Doğan Jeotermal Turizm Grubu olarak son 25 yılda Türkiye’deki bütün jeotermal yatırım alanlarında ‘var olduklarının’ altını çizen Mehmet Ali Doğan, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizdeki jeotermal enerji kaynaklarının Türkiye’ye kazandırılması için çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizdeki yatırımcılara yatırım yapmayı ön gördük ve ciddi bir sermaye ortaya koyduk. İlk olarak 2009 yılında Balıkesir Edremit’te Hattuşa Astyra Termal tesisimizi, 2. olarak 2013 yılında Ankara/Güdül’deki Hitit Ayaş Termal Sağlık Tesisimizi hizmete açtık. 3. tesis yeri olarak ise termal banyo kürü ve termal içmeleriyle dünyaca ünlü Erzin içmeceleri mevkisini seçtik. Mega bir proje olan Erzin Termal Tesislerini ustalık dönemi eserimiz olarak tanımlıyoruz.”
"ERZİN DÜNYADA İLK 3’TE"
Jeotermal Enerji Kaynakları Araştırma ve Değerlendirme Vakfı Başkanı Mehmet Ali Doğan, Erzin’in farkını şöyle anlattı: “Dünyada, Erzin gibi eşi benzeri olmayan termal, deniz, yeşil ve oksijenin buluştuğu başka bir coğrafya yok. Dünyanın birçok ünlü tesisinde termal vardır, deniz vardır ama oksijen yoktur. Erzin’de bunların tümü bir arada. Ayrıca, şifalı sularının mineral zenginliğiyle dünyada ilk üç içinde yer alıyor. Bir litrede 3 bin 669 miligram mineral barındırıyor.”