X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fukuşima Nükleer Santrali Faciası’nın 4. Yılı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fukuşima Nükleer Santrali Faciası’nın 4. Yılı

  • Giriş Tarihi: 11.3.2015 14:28 Güncelleme Tarihi: 12.3.2015 15:45

Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. H. Neslihan Önenli Mungan, Akkuyu’da kurulması düşünülen nükleer santraliyle Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının katbekat artacağını ileri sürdü.
Japonya’daki Fukuşima Nükleer Santrali Faciası’nın 4. yıldönümünü nedeniyle Nükleer Karşıtı Platformu’nun düzenlediği basın toplantısında konuşan Prof. Dr. H. Neslihan Önenli Mungan, Fukuşima’daki nükleer felaketin deprem ve tsunamiden çok daha büyük acılara yol açarak binlerce kişinin ölümüne, 160 binden fazla kişinin yaşadıkları yeri terk etmesine ve radyoaktif maddeler nedeniyle canlılara verdiği geri dönüşümü olmayan zararlar nedeniyle binlerce kişinin tiroit kanseri olmasına sebep olduğunu söyledi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından yayınlanan ve olayların derlenmesiyle yapılan çalışmaya göre göre 1987 yılı ile Haziran 2013 arasında nükleer santrallerde çeşitli seviyelerde İNES ölçeğine göre 611 olay ve kaza bildirildiğini anlatan Prof. Dr. Mungan, “Nükleer santrallerin zararları sadece kaza riskiyle de sınırlı değildir. Nükleer santrali bugün kapatıyoruz deseniz bile, binayı ve atıkları yok edemiyorsunuz. Sorunlar hep önümüzde ve gelecek yıllara miras olarak kalmaktadır. Diyelim ki Romalılar, nükleer santral kurmuş olsalardı biz hala atıklarıyla uğraşıyor olacaktık. AK Parti iktidarı, dünyada yaşanan onlarca felaket ve bu felaketlerden ders çıkararak nükleer santrallerini kapatma kararı alan devletlerin aksine nükleer santral kurma konusunda inat etmeye devam etmektedir” diye konuştu.
Akkuyu’da kurulması düşünülen nükleer santral için Rusya hükümeti ile 15 yıl boyunca 12,35 / kWh üzerinden alım garantili anlaşma yapıldığını anımsatan Prof. Dr. Mungan, “Devlet, bu anlaşma ile başka bir ülkeye kendi topraklarında kendisine ait olmaya bir nükleer santral kurma izni vermiştir. Üstelik bu izni vermekle yetinmemiş, nükleer santralde üretilecek elektriği yüksek fiyatla satın alma garantisi de vermiştir. Bir başka deyişle, enerjide dışa bağımlılığı kat kat artırmıştır. Bu yetmezmiş gibi Sinop İnceburun’da kurulması planlanan nükleer santral için Rusya ile yapılan anlaşmanın bir benzeri anlaşma, Japonya ve Fransa’ya ait şirketler konsorsiyumu ile yapılmak istenmektedir. Nükleer enerji, kirli, pahalı, atık sorunu çözülememiş, riskli bir enerji kaynağıdır. Üstelik söylenildiği gibi nükleerden elektrik enerjisi üretmek ucuz da değildir. Ülkemizin yerli ve yenilenebilir kaynakları potansiyeli oldukça zengindir” ifadelerini kullandı.