X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Her Kitle Sizi Korkutmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Her Kitle Sizi Korkutmasın

  • Giriş Tarihi: 24.6.2015 10:58 Güncelleme Tarihi: 24.6.2015 11:01
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA HASTANESİ GENEL CERRAHİ BÖLÜMÜ UZMANI PROF. DR. TARIK ZAFER NURSAL, “MEME KANSERİ, YAYGIN İŞLENEN VE BİLİNEN BİR KONUDUR. ANCAK KANSERDEN ÇOK DAHA FAZLA GÖRÜLEN İYİ HUYLU MEME HASTALIKLARI YETERİNCE BİLİNMEMEKTEDİR” DEDİ.
Her Kitle Sizi Korkutmasın

Toplumumuzda duyarlılık, dikkat ve bilgi arttıkça kadınlardaki meme rahatsızlıklarının daha kolay fark edildiği, ancak ele gelen pütür ve kitlelerin birçok kadında “Acaba kanser miyim?” diye yersiz korkuya neden olduğu belirtildi.
Memede şekil değişikliği, meme başı çökmesi, ele sertlik gelmesi, meme başından akıntı, meme derisinde değişikliklere kadınların eskiye oranla daha duyarlı olduğunu kaydeden Başkent Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, “Meme kanseri, yaygın işlenen ve bilinen bir konudur. Ancak kanserden çok daha fazla görülen iyi huylu meme hastalıkları yeterince bilinmemektedir” dedi.
Memede görülen onlarca rahatsızlık içinde kafa karıştıran ve en sık görülen iyi huylu hastalıklardan ikisinin “fibroadenom” ve “fibrokistik hastalıklar” olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, "Fibroadenom denilen hastalık memenin destekleyici sert dokusundaki iyi huylu yumrular/büyümelerdir. Oluşma nedeni çok iyi bilinmemektedir" diye konuştu.
Bu yumruların kötü huylu olmamakla birlikte ele sert gelmelerinden dolayı korku oluşturabileceğini bildiren Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, "Bir tane olabileceği gibi tüm memeyi dolduracak kadar çok sayıda olabilen fibroadenomlar, deneyimli bir doktorun muayenesi ile genelde tanınır. Ancak ultrasonografi bunu doğrulamak ve ek bir sorun olmadığını göstermek açısından kullanılmalıdır. Mamografi de aynı nedenlerle 40 yaşın üzerinde kullanılmaktadır" bilgisini verdi.
Günümüzde bu yumrulara yönelik yaklaşımın “Herhangi bir girişim yapmamak” şeklinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, "Özellikle 1 santimden küçük olanlar için bir şey yapmaya gerek yoktur. 1-3 santim arasındaki boyutlarda kişinin seçimi veya cerrahın kuşkusu biyopsi yapmayı gerektirebilir. 3 santimden büyük olanların çıkartılması önerilmektedir" dedi.
HER 3 KADINDAN 2’SİNİ ETKİLİYOR
Memede “fibrokistik” hastalığın ise daha çok süt üreten dokunun bir rahatsızlığı olduğunu ifade eden Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Tarık Zafer Nursal, “Memede süt bezlerinin ve kanallarının oluşturduğu sıvı dolu kesecikler ve çevresinde sertlikler vardır. Bu durum çok yaygın olup neredeyse her 3 kadından 2’sini etkiler. İyi huylu olan bu durum kanser değildir; hatta artık hastalık olarak bile değil, memenin bir değişikliği olarak değerlendirilir. En çok 30-50 yaş arası görülür” diye konuştu.
Bazen kitle ve yumruların ele gelmeyeceğini, adet dönemi ağrıları olabileceğini bildiren Nursal, "Fibrokistik memelerdeki en büyük sorun ele gelen kitlelerin kansere bağlı büyümelerle karışmasıdır. Fibrokistik hastalığın tanı konmasındaki asıl yöntem dokunarak muayenedir. Ele gelen yumrular genelde lastik kıvamında, yuvarlak tespih taneleri gibi düzgün yüzeyli olup daha çok memenin üst dış çeyreğinde (koltuk altına yakın) bulunurlar. Bazı kişilerde muayene yeterli olmaz ve ultrasonografi, mamografi gibi özel görüntüleme yöntemleri gerekebilir. Hatta biyopsi bile yapılabilir. Biyopsi sonucunda hücrelerdeki değişiklikler daha net görülebilir" ifadelerini kullandı.
Bu hallerde memenin sutyenle desteklenmesi için geceleri sutyen takılmasının, ağrı kesici ilaçların kullanılmasının meme ağrısını önemli ölçüde azaltacağını kaydeden Nursal, "Her iki hastalığın izleminde ilk adım kadının kendisini her ay adet kanaması bittikten 3-5 gün sonra muayene etmesidir. Bu kitleler kötü huylu hastalıklarla karışabileceği için de mutlaka 6 ay veya senelik aralarla da doktor muayenesi yapılmalıdır" dedi.