X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Keneye Sigara Basmayın, Kolonya Ve Gazyağı Dökmeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Keneye Sigara Basmayın, Kolonya Ve Gazyağı Dökmeyin

  • Giriş Tarihi: 12.7.2015 12:18 Güncelleme Tarihi: 13.7.2015 09:04

’nın Tufanbeyli ilçesinde 2 kişinin ölümüne neden olarak yeniden gündeme gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının tedavisinde spesifik bir ilacın ve bir aşısının bulunmaması nedeniyle korunma önlemlerinin alınmasını ve hastalığın bulaştırıcısı olan kenelerle mücadeleyi ön plana çıkardığı bildirildi.
Adana İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının bir hayvan hastalığı olmadığı ancak hastalık etkeninin hayvanlarda bulunmakla birlikte herhangi bir belirtiye sebep olmadığı vurgulandı.
Hastalık etkeni taşıyan kenelerin insanla teması durumunda, insanlarda hastalığı görüldüğü belirtilen açıklamada, "Hastalık özellikle havaların ısınmasına paralel olarak mart-ekim ayları arasında önemli bir halk sağlığı problemi olmaya devam etmektedir. Hastalık, virüslerin neden olduğu ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden kene kaynaklı bir enfeksiyondur. Hastalığın tedavisinde spesifik bir ilacın olmaması, etkinliği kanıtlanmış bir aşısının da bulunmaması, korunma önlemlerinin alınmasını ve hastalığın bulaştırıcısı olan kenelerle mücadeleyi ön plana çıkarmaktadır" denildi.
Hastalıktan korunma ve kenelerle mücadele için şu tedbirlerin alınması istendi:
"Kenelerin herhangi bir mücadele yöntemi ile tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle kenelere karşı kişisel korunma en etkili yöntemdir.
Kenelerin bulunabileceği yerlerde, bacakları kapatan kıyafetler tercih edilip uzun kollu giysiler giyilmeli, pantolonlar çorapların içine sokulmalı ve kapalı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca açık renkli kıyafetler kene tespitini kolaylaştıracağından tercih edilmelidir.
Vücudun açıkta kalan yerlerine böcek uzaklaştırıcı maddeler sürülmesi yararlı olmaktadır.
Günlük aktiviteler sırasında vücut (koltuk altı, kulak içi, ve çevresi, göbek deliğinin içi, dizlerin arkası, saç ve kıllı bölgelerin içi ve çevresi, bacak arası, bel bölgesi başta olmak üzere) kene yönünden sık sık kontrol edilmeli; akşam eve dönüşlerinde mutlaka ayrıntılı bir vücut muayenesi yapılmalıdır. Ayrıca çocuklarda kene tutunması yönünden anne babalar tarafından günlük olarak kontrol edilmeli.
Kene tespiti yapılmış ise; vücuda tutunan kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riski de o ölçüde azalacaktır. Bu nedenle kişinin keneyi vakit kaybetmeden çıplak elle dokunmadan (bir pensle sağa sola oynatarak, ezmeden, çivi çıkarır gibi) kendisinin çıkarması veya çıkarttırması, kendisinin çıkaramadığı/çıkarttıramadığı durumlarda hızla en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekmekte. Kenenin uzaklaştırılmasından sonra eller su ve sabunla yıkanmalı, kenenin tutunduğu bölge tentürdiyot, kolonya veya deterjanlı su ile temizlenmeli. Vücuduna kene yapışan kişiler 10 güne kadar ani başlayan ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetler yönünden kendilerini izlemeli, böyle bir şikayetin olması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı. Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak, kolonya veya gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalı.
Özellikle dağlık, ormanlık alanlarda hastalığın yaygın olduğu göz önünde bulundurularak çiftlik hayvanları, kene kaynağı olabilecek diğer yabani hayvanlardan (yaban tavşanı, kirpi, domuz, deve kuşu ve bazı kuşlar) uzak tutulmalı.
Özellikle riskli bölgelerde mera hayvancılığı yapılan işletmelerde mart-ekim ayları arasında hayvanlar üzerinde mutlaka kene kontrolü ile tespiti halinde hayvanlarda ve ahırlarda kene mücadelesi yapılmalıdır. Hayvanların ilaçlanmasında mümkün olduğu ölçüde bu ilaçların uzun süre etkili olanları tercih edilmeli, ilaçlama ilacın prospektüsüne uygun olarak yapılmalı. Sığırlar birinci ilaçlamadan 4 hafta sonra yeniden ilaçlanmalı. Hayvanların mümkün mertebe kapalı alanlara alınarak ilaçlanması ve ilaçlamadan sonra bir-iki saat bekletilmesi gerekmekte. Barınaklar için yerde ve duvarlarda uzun süre kalabilecek akarisidler buharlaşma etkisi de dikkate alınarak püskürtme-pülverizasyon şeklinde kullanılmalıdır. Mümkün olduğu ölçüde bu ilaçların uzun etkili olanları tercih edilmeli.
Görev nedeni ile risk grubunda yer alan kişiler, hayvan veya hasta insanların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınmalı; temas edilecekse mutlak eldiven, önlük, gözlük, maske vb. koruyucu önlemler alınmalı.