X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mustafa Noyan: Antalyaspor'da tarihi düşüş
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mustafa Noyan: Antalyaspor'da tarihi düşüş

  • Giriş Tarihi: 21.3.2013

Görünen köy klavuz istemiyor. Aralık ayının son günlerinde yine bu satırlarda ligin ikinci yarısının çok daha zor geçeceğini, bu takıma orta sahaya bir, stopere bir olmak üzere mutlaka en az iki transfer yapılması gerektiğini, maçların ikinci yarıda daha zor iklim şartlarında oynanacağını, sakatlıklar ve cezalı oyuncu sayısının artacağını vurgulamıştım.
Bununla da kalmayıp ilk yarıda toplanan 30 puanın daha şimdiden spor'un ligde kalması için yeterli olacağını belirtmiştim.
Şimdi hep birlikte basit bir hesap yapalım bakalım kim haklıymış.
İlk yarıda oynanan 17 maçta 9 galibiyet ve 3 beraberlik ile 30 puan toplanmış.
33 puanla lider durumda olan Galatasaray'ın ardından Beşiktaş ile aynı puanla ikinci sırada olan bir takım var.
İkinci yarının ortasını geride bıraktık.
Antalyaspor 9 maçta sadece 2 galibiyet ve bir beraberlik alarak sadece 7 puan toplayabilmiş.
İlk yarı sonunda 3 puan gerisinde olduğu Galatasaray ile arasındaki fark 13 puana çıkmış. Bundan sonra kaç puan toplayacağı ise belli değil… Önümüzde kalan 8 maçta da aynı istatistiği sürdürdüğü takdirde toplayacağı puan ise 6 olur.
Yani 43 puan ile ligi tamamlar. Haaaa… sezona ligde kalma hesapları ile başlayan bir takım için çok iyi. Ama bir de madalyonun diğer tarafına bakalım… Daha 3-5 hafta öncesine kadar kurulan Avrupa hayallerine ne oldu peki..?
Bu takıma devre arasında 2-3 takviye yapılsa, bunlarla elde edilecek galibiyetlerden gelecek paralara bakılsa 800 bin liranın üzerindeki bu paralar benim o zamanki haklılığımı bir kez daha ortaya koyar… Mehmet Özdilek her zaman takdir ettiğim bir hoca.. Ancak bu durum onun da zaman zaman yanlışlar yapmadığı ya da yapmayacağı anlamına gelmez.
Son Fenerbahçe maçı da dahil haftalardır eleştirdiğim Uğur İnceman'da neden bu kadar ısrar ettiğini anlayamıyorum.
Fenerbahçe gibi bir rakip karşısında onu ön liberoda oynatmak bana göre Uğur'a yapılacak en büyük kötülüktü.
Maçın istatistiklerine baktığımız zaman Uğur 11 kilometrenin üzerinde maçın en çok koşan adamı… Ancak futbol bir atletizm yarışı değil.
Adam o alanda öyle yalnız ve çaresiz kalıyor ki tek yaptığı şey oraya buraya koşmak… Son derece iyi niyetli ve takımı için her şeyi yapmayı amaçlayan bir adam..
Bu ayrı konu. Orta alan oyuncularından İsaac ve Aissati'den de yeterli desteği alamayınca haklı olarak bekleneni veremiyor.
Bu durumda hırslı bir yapısı olan bu oyuncuyu daha çok bozuyor ve hırçınlaştırıyor.
Antalyaspor bu oyun anlayışı ile bundan sonraki zor süreçte çok daha fazla maç kaybedecek ve ilk yarıda topladığı 30 puana daha çok şükredecektir. İlk yarıda 9 galibiyet alan bir takımın ikinci yarıdaki 9 maçta sadece 2 galibiyet bir beraberlik ve 6 yenilgi almasına büyük düşüş demekten başka bir yakıştırma olabilir mi?
Üç puanlı sistemde bir takımın ligde kalabilmesi için maç başına ortalama bir puan alması bile çoğu zaman yetmiyor.
262 bin 320 lira ile Fenerbahçe maçında 47 yıllık tarihin rekoru kırılmış… Aman ne para… Bu kadarcık parayı verenlerin çoğu zaten Antalya'da yaşayan Fenerbahçelilerdi. Yani içimizdeki İrlandalılar… Keşke Antalyaspor maçı alsaydı da hasılat onların olsaydı. Bir galibiyet zaten 800 bin liranın üzerinde para kazandıracaktı… Antalyaspor ligin ikinci yarısındaki bu düşüşü ile biz kez daha tarih yazma şansını kaybetti. Ama yinede tarih yazdı sayılır.
Ligin ilk yarısında bu kadar puan toplayan bir takım bir anda nasıl bu kadar düşüş gösterir. Bu da ayrı bir tarih olsa gerek… Umarım silkinip kendine gelir ve daha başka şeyleri kaybetmez…