Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Haluk ÜNCEL: "Maaş alamazsak eve haciz gelecek!"

Giriş Tarihi: 29.4.2013
Zaman zaman, hatta çoğu vakit Antalya'nın belediye işlevi yönünden gereken hizmeti alamadığını ve şanssız bir dönem geçirdiğini dile getiriyoruz. Bu kentte önemli projelerin hayata geçirilmesi için kaynakların yaratılmadığı gibi, var olanların da, hoyratça, acemice tarumar edildiğini yazıyoruz.
Bunları gündeme getirdiğimizde de, yandaş, ön yargılı, takıntılı olmakla itham ediliyoruz.
Gerçi pek aldırdığımız yok, yapılanlar ortada, vatandaş da farkında.
Bu nedenle mahcubiyet hissiyatına kapılmıyor işimize bakıyoruz. Mahcup olması gereken de, pişkinliğini sürdürüyor.
Bu Akaydın'ın sorunu, bizim derdimiz ve sevdamız ise Antalya… En güncel örneği de bu yıl 4.'üncüsü yapılan Antalya Televizyon Ödülleri… Akaydın döneminde başlayan bu organizasyonun, Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından Uluslararası Altın Portakal Film Festivali ile kıyaslanması ise, ayrı bir fecaattır.
Öncelikle belirtmekte yarar var sanırım, bu tür etkinliklerin yapılmasına karşı değilim.
Alt yapısı tamamen bitirilmiş, ulaşım sorunu çözülmüş, yatırımların sürdüğü, projelerin ardı ardına tamamlandığı, kentin eksiklerinin asgariye indiği bir Antalya'ya böyle organizasyonların daha da fazlası gerektiği düşüncesindeyim.
Ancak, Akaydın yönetimi ile hem kel, hem de fodul durumuna düşen Antalya'nın kaynaklarının da, kente getirisi tartışılır ödül törenleri ve benzeri etkinliklere harcanmasına da, karşıyım.
Akaydın'ın 4. Antalya Televizyon Ödülleri için Altın Portakal kıyaslamasına geleceğim, ama önce Antalyalı bu törenin neresindedir ona bakalım.
4. Antalya Televizyon Ödülleri Açılış galası Cumartesi günü yapıldı.
Peki kimler katıldı?
Sınırlı sayıda 800 veya 1000 davetli… Ödül törenine kimler çağrıldı?
Yine, sınırlı sayıda 800 veya 1000 davetiyenin ulaştığı konuklar.
Bu durumda kapalı devre ve belirli sayıda davetlinin çağrıldığı bir etkinliğin, tartışılması kadar doğal bir şey olamaz. Antalyalıdan adeta saklanan bir organizasyonun amacı sorgulanır.
Gelelim Altın Portakal kıyaslamasına…. Akaydın, yine sap ile samanı karıştırmış… Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nin hem bir vizyonu, hem de misyonu olduğunun, her halde Akaydın hala farkında değil.
Çıkış noktası itibarıyla önce Antalya'nın ülke çapında tanıtımı hedeflenen, sonra da gittikçe kurumsallaşarak, Türkiye'nin, dolayısıyla Antalya'nın dünya çapında ünlenmesi ile uluslararası bir statü kazanan Festival, hangi öngörü ve gerekçe ile 4. Antalya Televizyon Ödülleriyle mukayese edilir? Biri yerel ölçekte vatandaştan gizlenen, diğeri dünyaya kapılarını açan bir organizasyon; değerlendirilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Ve dahi, bu ve buna benzer yapılsa da olur, (Altın Portakalı kastetmiyorum) yapılmazsa da olur etkinlikler sürerken, para muslukları açılırken, Perşembe günü gerçekleşen acı ve vahim bir olayı da sırası gelmişken, Akaydın'a hatırlatalım, belki haberi vardır, belki de yoktur bilemiyorum… Geçtiğimiz Perşembe günü Şarampol civarında Büyükşehir'e ait bir kurumun özel güvenlik şirketi çalışanı olan bir hanımefendi kalp krizi geçirdikten sonra vefat etti. Çalıştığı yerden en yakın hastaneye gitti ve hastane önünde ömrü yetmedi. Bu hanımefendinin olaydan önce yine bayan bir mesai arkadaşına "Bu ay da maaş alamazsak eve haciz gelecek, ne yaparım" diye dert yandığı iddia edildi ve bana aktarıldı. Üzüldüm… Bir yanda işçi borcu namusumu zdur diyen bir Akaydın… Hastane önünde hayatını kaybeden bir hanımefendi… Diğer tarafta sanatçıların nezaket kurallarınca elini öptüğü hanımefendi Günseli Akaydın ve yanında eşi… Birinin fotoğrafı yok, diğerinin var… Bu iki kareyi lütfen gözünüzde canlandırın…


BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Haluk ÜNCEL: "Maaş alamazsak eve haciz gelecek!"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz