X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kanser bebeğe engel olmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kanser bebeğe engel olmasın

  • Giriş Tarihi: 31.5.2013

Memorial Antalya Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Aydınuraz kanser tedavisinin üreme sağlığı üzerindeki etkilerini ve bu etkilerden korunma yollarını anlattı

Günümüzde kanser, gelişmiş tanı metotları ve erken teşhis olanakları ile tedavi edilebilen bir hastalık. Ancak uygulanan kanser tedavileri, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Kadın sağlığı açısından değerlendirildiğinde kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar (kemoterapi) ve ışın (radyoterapi) üreme sistemini olumsuz etkileyerek kısırlık, erken menopoz ve gebelik kayıplarına yol açmaktadır. Memorial Antalya Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Batu Aydınuraz kanser tedavisinin üreme sağlığı üzerindeki etkilerini ve bu etkilerden korunma yollarını anlattı.

RAHMİ ETKİLİYOR

Yumurtalıklar ve rahmin, kadın üreme sisteminde kanser tedavisinin olumsuz etkilediği iki önemli organ olduğunu belirten Op. Dr. Aydınuraz, "Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları ve radyoterapi, kanser hücresi yanında normal hücrelerin de zarar görmesine neden olmaktadır. Yumurta- lık dokusunda yumurtaların erken ve kitlesel ölümü, kısırlık ve erken menopoza yol açabilir. Tedavilerin rahim üzerindeki olumsuz sonuçları ise; sadece çocukluk döneminde ergenlik öncesi kanser tedavisi için maruz kalınan radyasyonun etkisi ile oluşmaktadır. Rahim gelişimi ve kanlanması bozulduğu için bu kişiler erişkin yaşa ulaşıp gebe kaldıklarında, düşük ve erken doğum riskleri yüksektir. Kemoterapinin ise çocukluk çağı ve erişkin dönemde, rahim üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur" dedi.

GENÇLERİN RİSKİ AZ

Hastanın yaşı ve kanser tedavisinin şekli ile süresinin, kanser tedavisi sonrasında kısır kalma riskini belirleyen faktörler olduğunu açıklayan Aydınuraz, "Yaş ilerledikçe doğal olarak yumurtalık rezervi de azalma gösterir. Genç yaşta ve rezervi daha fazla olan bir hastanın, yumurtalık dokusunda kemoterapi tedavisi sonrası yumurta kalma şansı, ileri yaşta ve rezervi daha az olan bir hastaya kıyasla daha fazla olacaktır. Başka bir deyişle hasta ne kadar genç ise tedavi sonrası erken menopoz ve kısırlık riski de o oranda az olacaktır. Tedavinin şekli ve süresi kanser tedavisi sonrası kısırlık riskini belirleyici bir diğer faktördür" diye konuştu.

Önlem alınmalı
TEDAVİYE başlamadan önce doğurganlığı koruyucu işlemlerin yapılmasının büyük önem taşıdığını belirten Op. Dr. Aydınuraz, embriyo, yumurta hücresi (oosit) ve yumurta dokusu dondurmanın, kanser tedavisine bağlı kısırlıktan korunmanın 3 yolu olduğunu belirterek bu yöntemleri anlattı:
Embriyo dondurma sadece evli hastalarda uygulanabilir. İşlem bir tüp bebek tedavisidir. Kısırlıktan korunmada en başarılı yöntemdir, zira dondurulup çözülen embriyo başına gebelik oranları %30 düzeyindedir.
Evli olmayan erişkin hastalar için yumurta hücresi dondurma (oosit) işlemi, düşünülmesi gereken bir seçenektir. İşlem aynı embriyo dondurmada olduğu gibidir. Tek fark, yumurta toplama işleminden sonrasıdır. Embriyo dondurmada sperm ile döllenip saklanan yumurtalar, burada döllenmeden dondurulmaktadır. Ne var ki işlemin başarı oranı embriyo dondurmadan daha düşük olup, dondurulup çözülen oosit başına canlı gebelik oranı %10-15'tir.
Embriyo ve oosit dondurma için zamanı olmayan veya tıbbi olarak buna engel bir durumu olan hastalar ile çocuk çağı kanser hastalarında düşünülmesi gereken bir seçenektir. İşlem diğerlerinden farklı olarak ameliyat gerektirir. Genellikle kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopi ile yumurtalıklardan bir veya her ikisi alınarak küçük parçalar halinde dondurulmaktadır. Yumurtalık dokusu dondurma hala deneysel bir işlem olarak kabul edilmektedir. Çünkü gerçek başarı oranı henüz bilinmese de diğer iki işlemden daha düşüktür.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.