X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başkanlık Kavga ederek yapılmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başkanlık Kavga ederek yapılmaz

  • Giriş Tarihi: 12.7.2013

Başkan Akaydın'ın merkezi yönetimle kavgalı olduğunu, bu nedenle Antalya'nın zarar gördüğünü belirten Bekir Kumbul, "Gerginliğin eksileri kente olumsuz yansıyor" dedi

Altmışsekiz kışıydı. Büyük bir gürültüyle ikiye bölündü üniversite bahçesi. Amerikancı ya da Moskova yolcusu olarak anıldılar büyük patlamanın ardından... Bahar gelmedi hiç o kıştan sonra. Hep öteki oldular birbirleri için. Patlamanın gürültüsü ve ortalığın keşmekeşi siyasete itti genç Bekir'i... Yetenekli ve hırslı bir hekimdi. Başhekim olmasında yeteneğinin, mebus olmasında da hırsının büyük payı vardı.

'ANTALYA TAŞRA KENTİYDİ'
4 yılı mecliste geçti. Sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu. Antalya'yı bu günlere taşıyan hizmet ve projelerin altına imza attı. İmzasının kurumaya başladığını fark ettiği anda tekrar çıktı sokağa… Köyleri geziyor, muhtarlar ile görüşüyor... Sorsanız, aday da değil, aday adayı da... O sadece görev bekliyor... Kumbul'la gelecek yıl yapılacak yerel seçimlerdeki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını ve siyaseti konuştuk...
Siyasete nasıl girdiniz? Ben 68'de üniversiteye girdim. Üniversitelerde öğrenci hareketlerinin başladığı yıllardı. Bizi siyasetin içerisine koşullar itti. O yıllarda 3 ilimizde üniversite vardı. İstanbul, Ankara, İzmir. Biz taşradan geliyoruz. Düşünsenize o zamanlar Antalya 51 bin nüfuslu bir yer. Gerçekten taşra kentiydi Antalya.

'BAŞKANLIK KOLAY DEĞİL'
Milletvekili olmak planladığınız bir şey miydi?
Önseçime bir hafta vardı ben aday olduğumda. Ne yapacağımı da bilmiyorum. İlçeleri dolaşmaya karar verdim. Önseçimde Deniz Baykal'ın ardından ikinci sırada yer aldım. Seçim barajını çok küçük bir fark ile geçip meclisi girdik. 50 kişilik bir gruptuk. Bizim hayaller suya düştü tabii. Niye geldim diye çok pişman oldum aslında. Çünkü kafa yapıma uygun değildi. Hele hele iktidar değilseniz zorlukları vardır. Parlamento benim için çok önemli bir okuldu. Yaklaşık 4 yıl sürdü milletvekilliğim. Çok şey öğrendim o dönemde.
Belediye başkanlığına geçişiniz nasıl oldu?
Orada da çok fazla dostum oldu. Refah Partisi'nden dahi çok ciddi arkadaşlarım oldu. Yine erken seçim oldu ve Deniz Bey beni belediye başkanlığı için Antalya'ya yolladı. 'Neden ben?' diye sordum Deniz Bey'e 'Partili, partisiz herkes seni seviyor ama üslubunu hiç değiştirme' dedi. Hasan Subaşı'nın çok popüler olduğu yıllardı. Hiç kimse kazanacağımı düşünmüyordu. Kazandım ama sevinememiştim. Çünkü parti barajın altında kalmıştı. Belediye meclisinde sadece 2 partili arkadaşım vardı.
Başkanlık döneminizde zorluklarla karşılaştınız mı?
Hükümet kanadından birçok isimle görüşüp, projelerimi ve isteklerimi anlattım. Bunlar herkesle barışık olmamın getirdiği şeylerdi. Temel düşüncem yerel yönetimlerde görev yapan arkadaşlar merkezi hükümetler ile kavgalı olmamalı. Her zaman onlarla işbirliği içerisinde olmalı. Çünkü onlara ihtiyacınız var. O siyaseti yukarıdakiler yapıyor zaten. Seçilerek gelmiş olanlara her zaman saygılı olacak, onlarla beraber kentinize uygun hizmet üreteceksiniz.

'TÜREL PROJELERİ SÜRDÜRDÜ'
O günlerden bu günlere değişen ya da eksik kalan şeyler var mı?
Geriye dönüp baktığımda hayata geçirdiğimiz projeler Antalya'nın bu günlere gelmesini sağladı. Antalya'nın yağmurunu biliyorsunuz. Bunun ilgili bir master planı yapıp, uygulamaya geçtik. Sağ olsun bizden sonra Sayın Türel bu projeyi devam ettirdi. Ama bunu il geneline yaymalıyız. Burası sadece Türkiye'den değil, dünyadan göç alıyor. Ama önce kendi insanlarımız ile ortak dili kullanmalıyız. Antalya'yı yönetirken bu ortak kenetlenmeyi sağlayacak sosyal projelere ihtiyaç var. Son 8 yıldır düşüncelerim daha da dinginleşti. Duygularımdan arındım. Kimseyi kırmadan, dökmeden herkesi kucaklayarak, Antalyamızın ilk planlanmasında imzam olabilir ütopyası ile bir yolculuğa başladım. Böyle bir yürüyüşteyim. Köylere gidiyorum, muhtarlar ile toplantılar yapıyorum. Özellikle kırsal kesimde müthiş bir teveccüh görüyorum. Onlarla kucaklaşıyoruz. Giderek zaten bu yeni yasa ile o kırsal kesimin anası da babası da büyükşehir olacak. Her gittiğim yerde kendime yol arkadaşları buluyorum. Birlikte çalışıp, birlikte tüketmek isterim.

'HAVAYI KOKLUYORUM'
Büyükşehir'e aday olacağınız yönündeki kulislere ne diyorsunuz? Aday mısınız?
Şu an havayı kokluyorum. Ben Antalya'da bilinen bir insanım. Dolayısıyla partim sana gerek var dediği an en azından ben hazır olmalıyım dedim. Antalya çok geniş, mahalleler ile birlikte bin 60 muhtarlığı var. Belde belediyelerinin birlikte planlanıp, kucaklanması benim önemli ideallerimden biriydi. Türel zamanında yasası çıktı ve bu isteğim gerçek oldu. Lara Kent Parkı benim için çok önemliydi. O dönemlerde başlattığımız bazı projeleri Menderes Başkan devam ettirdi. Ellerine sağlık, teşekkür ediyorum kendisine. Cumhuriyet Meydanı'nın yeniden yapılanması, o okulların oradan kaldırılıp, şehrin merkezinin rahatlatılması çok önemli projelerdi. Ellerine sağlık. Raylı sistemde erken davrandı ve yaraladı kendisini biraz. Raylı sistem Türel'in seçimi kaybetmesine neden olan projelerden biridir. Ben raylı sistemin ön çalışmasını yaptırmıştım kendi dönemimde, uzmanlar 2020 yılına kadar bu projeyi aklına dahi getirme demişlerdi bana.

'AKAYDIN KAVGA EDİYOR'
Peki, Akaydın?
Mustafa Başkan'a gelince, merkezi hükümetten alması gereken şeyler oluyor, yaptıramıyor. Neden? Çünkü kavgalı geçiyor. Olmamalı. Şimdi bakın Konyaaltı sahil bandı kimin olduğu belli değil. Kirli, bakımsız. Olmuyor böyle. Bu yukarıdakiler ile barışık gitmemenin sonucu. İşin içinde başka şeyler de vardır ama bir ortak yol bulunabilirdi. Mustafa Hoca sanki yerel yönetimden çok, genel politikaları seviyor, onu görüyorum, üslubunda o var. Öyle olunca da yukarısı ile gerginlik oluyor. Gerginlik devam edince de Antalya'da bazı eksiklikler oluyor. Biraz daha üsluplu olmakta yarar var diye düşünüyorum. Çünkü onun eksileri kente yansıyor..
Adaylığa yakın görünüyorsunz
Artık daha rasyonel düşünüp, hareket ediyorum. Bu yolda görev partiye düşüyor. İnce ve sık dokuyup karar verecek. Bu artık sadece merkezde değil, tüm köylerin de içine girdiği, 19 ilçenin içine girdiği bir yapı. Bu yapı içerisinde kamuoyu yoklaması mı yaparsınız, önseçim mi yaparsınız, ne yaparsanız en az hata ile davranmak zorundasınız. Bu sonuçlardan benim ismim çıkarsa ben bunu görev kabul ederim. Bir başka arkadaş çıkarsa da hayırlı olsun deyip katkı vermeye çalışırım. O yüzden de adayım ya da aday adayıyım demiyorum. Tabandan gelecek sesi bekliyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.