X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antalya'nın falez kıyıları eskinin plajlarıydı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antalya'nın falez kıyıları eskinin plajlarıydı

  • Giriş Tarihi: 27.7.2013

Antalya'da Konyaaltı ve Lara plajlarının kullanılması en fazla 50 yıllık geçmişe dayanır. Konyaaltı ve Lara'da 50 yıl önce in cin top oynardı

Bu yıl Antalya'da yaz serin geçiyor derken, son birkaç gün içinde sıcaklar birden bastırdı. Plajlar dolup taşıyor. Günümüzde otobüs, dolmuş ve özel araçların insan taşımaya yetişemedikleri Antalya plajlarının kullanılması, en çok 50 yıllık bir geçmişe dayanır. Antalya plajlarının en ünlüsü Konyaaltı, Karpuzkaldıran ve Lara'da, 50 yıl kadar önce in cin top oynardı. Plajlarda halka hizmet eden tesis yoktu. Zaten yaz aylarında Antalya halkının çoğunluğu Korkuteli, Elmalı gibi yayla yerlere göç ettiğinden, kent adeta boşalırdı. Konyaaltı Plajı'nda ilk tesis 1956 yılında Antalya Belediye Başkanı tarafından 'bir yazlık oba' yapımı ile başladı. Onu, bir plaj gazinosu yapımı izledi. Ancak belediye başkanı, orada yalnızlıktan canı sıkılınca, yardımcısı Tarık Akıltopu'nun da yanındaki alana bir oba yapmasını ve oturmasını istedi. Daha sonraki yıllarda, nüfusu yaz aylarında da kentte tutmak isteyen belediye başkanları, bunun çaresini Konyaaltı'nda yazı geçirmek üzere tahta obalar inşa ettirmekte bulmuştu. İlk başlarda halkın ilgisizliğinden birkaç yıl boş kalan bu obalara, Antalya halkı yavaş ısındı ve 1960'lı yıllardan itibaren yaz aylarında Antalya halkı, evcek plajlara taşınır oldu. Bunda Antalya'ya gelen yabancı turistlerin de etkisi oldu denebilir. Turistler Antalyalılara plajlarda yüzmeyi öğrettiler.

YÜZME'NİN ADI 'ÇİMME'

Antalya'da halk arasında 'yüzme' fiilinin adı, 'çimme'dir. Denize gitmek için 'Hadi çimmeye gidelim' cümlesi kullanılırdı. Bizler de çocukken falez altlarındaki çimme yerlerine gider; denize girerdik. Bugünkü gibi güneşte durmak ve yanmak yoktu. Gidilir, soyunulur, denize girilir, denizden çıkılır, kurulanır, giyinilir ve eve gelinirdi. Çimme yerleri de falezlerin denizle birleştikleri yerlerdeki kayalık plajlardı. Bunların en önemlileri yat limanı içinde Kumluk, onun yanında Mermerli Plajı ve ondan sonra sırayla Kipronoz, Deliktaş, Yeni Dünya, Adalar Plajı, Hamit'in Yeri, Papaz Kayası, Sekiz kayalık plajları idi. Antalya'da çimmeye daha çok gençler ve çocuklar ilgi gösterirdi. Orta yaşın üzerindekiler pek denize girmezlerdi. Çarşıda satılan hazır mayo da yoktu. Denize girenlerin şortlarını, mayolarını evlerde becerikli ev hanımları dikerdi. Erkeklerin siyah renkli şortlarının yanlarına birer kırmızı veya sarı şerit dikilir, böylece mayo dondan ayrılmış olurdu. Fakat kadınlar vücut hatlarını hiç göstermeyen bol kesimli ve kollarının kırması bilekleri, paçalarının kırmaları da baldırları örten, genellikle açık veya koyu maviden, yahut kapalı düz renkte şeyler giyerlerdi. Bugüne bakılınca, bunlara mayo demekten çok elbise demek daha doğru idi. Fakat kadınların çoğunluğu entari ve üst donuyla, erkekler pijama ya da üst donuyla yüzerlerdi. Mayo ile denize giren kadına iyi gözle bakılmazdı. Fakat yıllar geçip 1950'lere gelindiğinde, görüşler de değişti. Modern kadınlar kendilerine yabancı turistlerden gördükleri mayo modeli arar oldular. Yüzme bilmeyen Antalyalılar, yüzme simidi yerine bellerine su kabağı, yüzme için özel hazırlanmış mantarlar takarlar veya şişirilmiş otomobil iç tekerlek lastiklerine tutunarak yüzme öğrenmeye çalışırlardı. Antalya kenti içinde kadınların yüzme yerleri ve saatleri 1970'lere kadar kısıtlı idi. Mermerli Plajı ve Karaalioğlu Parkı'nın aşağısındaki Adalar Plajı, sabahtan öğleye kadar sadece kadınlara, öğleden sonra erkeklere açıktı.

DİKİZE KARŞI BEKÇİ!
Plajların bir de dikizcileri vardı. Erkeklerin yüzen kadınları yukarıdan gözetlememeleri için, bekçiler bu yüzme yerlerinin yukarısında nöbet tutarlardı. Bazı çapkın gençler Kipronoz'dan denize girerler; Adalar Plajı'nın etrafındaki kayalardan denizdeki kadınları seyretmek isterlerdi. Bunların bir kısmı Mermerli'nin tepelerinde aşağı bakarak kadınları gözlemeye çalışırlardı. Bazıları ise şimdiki Yat Limanı'nın tepesinden veya Kipronoz'dan denize atlar, Mermerli plajı yakınlarına kadar gelirlerdi. Mermerli'nin üzerindeki Yanıkhastane ve mendirekte dolaşan ikişer bekçi kimseyi yaklaştırmazdı. Bir bekçi de Mermerli Plajı açığında mekik dokurdu. "Elbiseyle denize girenlerin neyi gözükür ki?" diyeceksiniz ama sokakta kadının yüzünü ve elini zor gören o zamanın bu gariban erkekleri için bu önemliydi herhalde... Bekçiler öylelerini yakaladıklarında, karakola götürürler; doğduklarına pişman ederlerdi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.