X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şehirden bunalan bu kulübe koşuyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şehirden bunalan bu kulübe koşuyor

  • Giriş Tarihi: 5.11.2013

Toroslar Doğa Sporları Kulübü, artık Antalya'da bir marka oldu. TODOSK Başkanı Ahmet Şimşek, spor ve doğa ile ilgili ipuçlarını anlattı...

Antalya'da kentteki karbonmonoksit gazından, gürültüden, stresten kaçan kim varsa onu Toroslar Doğa Sporları Kulübü'nün (TODOSK) bir etkinliğini gerçekleştirirken bulabilirsiniz. Hepimizin 'bunalım' anları vardır. En çok da iş hayatı bunaltır insanı... Bazen masa başında çalışırken bile 'imdat' diyerek kapının ardına çıkmak bile isteyebilirsiniz. Ancak kapının ardındaki havada da stres var, trafik var, bir de Antalya'da denizde dahi trafik var. Hal böyle olunca ben de dahil eminim birçok kişi 'Bir köy veya çiftlik evimiz olsa da gitsek' diye aklından geçiriyordur. Evet çalışmak zorundayız, hepimizin uğraşları, koşuşturmacası var ama günlük hayattan en azından biraz uzaklaşmak için doğayla kucaklaşmaya ihtiyacı var. Antalya'da yaşayanlar bu konuda çok şanslı, çünkü hem muhteşem bir doğal kültürümüz var, hala el değmemiş bakir yerler, keşfedilmeyi bekleyen cenneti andıran yerler var. Başkanlığını Ahmet Şimşek'in yaptığı TODOSK'a katılanlar zaten bunların bilincinde. Çünkü 21 yıl önce kurulan bu kulübün faaliyetlerine down sendromlu çocuklarını gönderen aileler bile var. Emekli öğretmen Ahmet Şimşek, gelen herkesi hemen kulübe üye yapmadıklarını birkaç ay gelip ortama bakıp sonrasında karar vermelerini istiyor ve genelde zaten gelen bir daha gitmiyor. Şehirdeki sporla, doğada yapılanın arasındaki farkı da anlatıyor. Tamamen doğal yaşam, sabahtan akşama kadar yürüyenlerin statü derdi de yok, çünkü doğada herkes aynı. Şimşek ile kulübe gelen insanları, kentteki doğal güzellikleri ve faaliyetlerini konuştuk. Türkiye standartlarında 67 yaşında olan biri için oldukça genç, dinç ve sağlıklı. Sebebini biliyorsunuz…

DOĞA AŞKI ÇOCUKLUKTAN

Ahmet Şimşek, Türkmen bir babanın, göçmen bir annenin 9 çocuğundan biri. Çocukluğundan beri yaylaya gidip gelmesi onun doğayla iç içe olmasını sağlamış. Doğaya ilgisi çocukluktan olan Şimşek, toprağa dokunmanın, doğal yaşamın içinde olmanın insana huzur verdiğini daha küçük yaşlarda fark etmiş: "Antalya'nın Serik ilçesindenim. Sınıf öğretmenliğinden 20 yıl önce emekli oldum. Çocukluğumdan beri doğaya ilgim var ancak öğretmenlik mesleğimden dolayı bir şeyler yapmak için hiç vakit bulamadım. Doğayla olmak, canlılarla olmak hep hayalini kurduğum bir şeydi ve emekli olunca bu hayalimi gerçekleştirdim."

8 YILDA EĞİTMEN OLDU

1999 yılında TODOSK ile tanışan Ahmet Şimşek, dağcılık ve doğa sporlarıyla ilgili öğrenilmesi gereken ne varsa hepsini öğrenmiş. Bir öğretmen olarak eğitimsizliğin nelere yol açtığını biliyor ve hep bu bilinçle hareket etmiş: "Eğitimlere gittim ve 8 senede Türkiye Dağcılık Federasyonu'nun eğitmeni oldum. Çocukluğumda hayalini kurduğum gibi kendimi doğaya verdim sonra yönetime talip oldum. Şimdiye kadar 8 sivil toplum örgütü yönettim. Dağcılık yapıyorsak A'dan Z'ye bilmemiz gerekiyor. Eğitimci olduğum için eğitimlere çok önem veriyorum. Bu yaşta bir insan dağcılık mı yapar diye düşünenler var hem eğitmenlik yapıyorum yaz arama-kurtarma eğitimim var. Yaptığım işi iyi yapma gibi bir alışkanlık var. "

MUTFAK DAĞLARDAN TEHLİKELİ

Yaptıkları tüm sporların eğitimsiz olamayacağını anlatıyor Şimşek. Kayağa kesinlikle eğitim vermeden kimseyi götürmüyorlarmış. Eğitim aldıktan sonra da zaten doğadan asla korkulmaması gerektiğini, kadınların gününün çoğunun geçtiği mutfağın daha tehlikeli olduğunu üstüne basa basa söylüyor: "Yılda iki kez yaz ve kış temel dağcılık eğitimi yapıyoruz kendi kulübümüz bünyesinde. İnsanlar dağcılık dendiği zaman çok riskli, tehlikelerle dolu, gidenin gelmediği, ölüp durdukları bir spor olarak görüyor. Aslında eğitim alıp bilen kişilerle gidildiği zaman mutfak kazalarından daha az. Çünkü mutfakta patlayıcı madde var, kesici aletler var. Böyle değerlendirmemek gerekiyor. Bugüne kadar ip kopup tırmanıcının öldüğünü görmedim. Ben 69 kiloyum o ipin çekim kuveti 3,5 tondur. Tekniği bilip öyle tırmanacaksınız. 8 kere eğitimlere gittim. Eğitmen oldum, antrenör yani. İlkyardım kursuna da gittim. 110 rehber yetiştirdim. 2005'te ilk geldiğimde rehber eğitim yoktu. Eğitimsiz insan yanlışı çok yapar. 3 dönem 6 yıl başkanlık yaptım. Elmalı'da 148 metrekarelik bir dağ evimiz var. Donanımı çok iyi olmayan arkadaşlar dağ evinde kalıp eğitim alıyorlar. TODOSK'un çok fazla da malzemesi var. "

DOĞANIN TERAPİ ÖZELLİĞİ VAR

Kentte çalışan insanların sıkıntılarının çok olduğunu ve bu nedenle TODOSK'u arayıp hemen üye olmak istediklerini belirtiyor ve ekliyor Şimşek: "İnsanlar bizi takip ediyor. 21 yılını bitiren bir kulübüz dolayısıyla insanlar böyle geliyor. Önce kontrol ediyoruz. Yaşı cinsiyeti. Hastalığı var mı, yok mu diye bunun gibi konularda ön gözleme yapıyoruz, 'hemen üye olma 5-6 ay gel belki sıkılır gidersin' diyoruz. Ama tabii gelen gitmiyor bir daha. Doğa bir terapi yeridir ama ileri derecedeki sıkıntıları gideren bir yer değil. Bizim yaptığımız sporla kentte yapılan spor çok farklıdır. Şehirde aynı karbonmonoksiti soluyarak yapıyoruz bizim yaptığımız spor doğada temiz hava gördüklerimiz de kentte gördüğümüzden farklı."

GENÇLERDEN PARA ALMIYORUZ
Sağlıklı yaşam ve spora yönlendirmek için TODOSK genç üyerelerden para almıyor: "Para almıyoruz ve kullanmaları için kulübün malzemelerini veriyoruz teşvik amacıyla. Burada en güzel olaylardan bir tanesi statü yok. Bir otel genel müdürü de var. Üniversitede hocalar var ama kokoreççi de var simitçi de var. Orada toplanıldığında herkes eşit. Statü yok."

9 DALDA SPOR YAPIYORUZ
TODOSK 9 dalda spor yapıyor. En çok ilgi çekenlerden biri her Pazar iptalsiz, ertelemesiz yapılan günübirlik yürüyüşler: Şimşek, "Çok yürümek iyi spor yapmak anlamına gelmediği için bir de yürümekten keyif almak gerekiyor. 15 günde bir kaya tırmanış, dağ arama kurtarma, mağaracılık birimimiz var. Kanyon geçişleri var, su altı var. Sporcu sayısında çok iyiyiz" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.