X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Nizamettin ŞEN: Kış zor geçecek (5)
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Nizamettin ŞEN: Kış zor geçecek (5)

  • Giriş Tarihi: 10.12.2013

Başbakan geçen hafta Muğla'da yaptığı konuşmada, Turizmin 12 aya yayılması gerektiğini vurguladı. Benim beş haftadır, turizmin 12 aya yayılması için sahip olduğumuz değerleri ortaya koyma gayretlerim demek ki boşa değilmiş… İstemek ayrı bir şey, siz eğer gerekli koşulları hazırlamaz iseniz, istediğinizle kalırsınız.
Dalaman'a, Bodrum'a yurtdışından kış aylarında tarifeli sefer var mı? Antalya için bile Türk Hava Yollarından bu talebimize hala karşılık alamaz iken… Dünyada marka olmuş turizm destinasyonları, genelde en önemli özelliği ile anılırlar.
O, tek özelliğin yarattığı potansiyel, bölgeyi yıllarca sırtlayıp götüremez. Götürebilmesi için sürdürülebilirlik koşullarını yerine getirmesi gerekir. Tek özelliği deniz, kum, güneş olan, kitle turizmi yapan destinasyonların ortak özelliği, mevsimsel kalmaları ve krizlerden daha fazla etkilenmeleridir.
Bu nedenle de böyle destinasyonlar, kendilerini tamamlayacak turizm çeşitliklerini zenginleştirme çabası içine girmişlerdir. Burada karşımıza çıkan soru şudur. Rakiplerimizin elinde olmayıp da bizim sahip olduğumuz ve bu zenginliğimizle onların önüne geçebileceğimiz neyimiz var? Tek kelimeyle söylemeliyim "TARİHSEL MİRAS"
Tarihsel mirasımız, Göbeklitepe kazısıyla 13.000 yıl öncesine kadar uzandı. Bu dünyada hiçbir ülkenin sahip olmadığı ve değerler zincirini değiştiren, zenginliktir. Türkiye arkeolojisi için de bulunmaz bir derinliktir. Bu topraklarda geçmiş medeniyetlerin zenginliği, dünyada hangi turizm ülkesinde vardır? Bir başka soru da şudur; Dünyada bu kadar zenginliğe sahip olamayan ama kültür turizminden pay alan ülkeler sıralamasında biz kaçıncı oluruz? Konaklama sektörümüzün uluslararası arenada elde ettiği başarılar göğsümüzü kabartıyor. Her yıl farklı kategorilerde dünya devleriyle yarışıyorlar. Türk turizminin en güçlü ayağını konaklama sektörü oluşturuyor.
Tek başına konaklama sektörünün bu başarısı, sürdürülebilir turizm için yeterli mi?
Havayolları şirketlerimizin, tur operatörlerinin, Turizm Bakanlığının başarıları eklenince, kitle turizmindeki olumlu sonuç doğmuştur.
Kültür Turizmi olarak adlandırılan, turizm çeşidi, Türkiye turizm hareketimizin başlangıcıdır. Hatırlanacağı üzere turizmciler bunu "Anadolu Turları" olarak adlandırıyorlardı.
Turizmin Anadolu'ya yayılması 1975-1985 arasındaki dönemde "altın çağ" olarak adlandırılır. 1985-1995 arası dönem ise Anadolu Turlarının, kitle turizminin de devreye girmesiyle, aşırı rekabetin getirdiği "yozlaşma" dönemidir. Kültür Turizminde, sürekli aynı kaliteyi tutturmaya çalışan, bazı firmaların olması en büyük şansımız olmuştur. Onlar bir elin parmakları kadar azdır. Taviz vermez, elitiz yapılarıyla Anadolu turlarının, 1995 den bu güne kadar "Shopping Turları"nın kendilerinin "kötü taklit"i olduklarını, bu nedenle de Türkiye'nin kaynaklarını çok hor kullandığını, bize ve brokrasiye anlatamamışlardır.
Türkiye'de seyahat acenteleri ağırlıklı olarak, Kültür Turlarından potansiyel bulurlar.
Kültür turlarının kan kaybetmesiyle, bu sektör ne yazık ki, başka mecralarda kaynak arama yollarına gitmiştir. Seyahat acenteleri sektörünün örgütü olan TÜRSAB, sektörün ve kültür turizminin gelişmesi konusunda ne yazı ki, yeni bir vizyon oluşturamamıştır.
Seyahat acenteleri kendileri ve ülke turizmi için yeni "Kültür Turizmi" atılımı oluşturmalıdırlar.
Oluşturulacak stratejinin en büyük partneri, Kültür ve Turizm Bakanlığı olmalıdır.
Tarih öncesi dönemden, Göbeklitepe'ye Hittitlerden Likya'ya, Selçuklu'ya, Osmanlı'ya, tarihsel mirası tanıtıp, pazarlama konusunda yeni atılım dönemi, Dünya'da ismi çok olumlu imaja sahip "ANADOLU MEDENİYETLERİ" klişesiyle ancak anılabilir.
Bu atılım dönemi Türkiye'de Müzeciliğin de yeni bir anlayışla "atılımını" sağlayacaktır umarım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.