X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Femtosaniye lazer
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Femtosaniye lazer

  • Giriş Tarihi: 21.3.2014

'Yaşlılık hastalığı' olarak bilinen katarakt, Femtosaniye Lazer teknolojisi ile yapılan ameliyat sayesinde çok daha güvenli bir şekilde tedavi edilebiliyor. Bu teknolojiyle de komplikasyon riski daha az olabiliyor

Katarakt, 60 yaş üstünde sıklıkla rastlanan ve gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesiyle oluşan bir hastalık. Bu durum bulanık görmeye neden oluyor ve görme kalitesi düşüyor. Katarakt, genelde yaşa bağlı olarak gelişen bir hastalık olsa da doğumdan itibaren her yaşta görülebiliyor. Bazen travma sonrası da oluşabilen katarakt, göze alınan darbeler, göz içi iltihabı ve uzun süreli kortizon kullanımıyla da ortaya çıkabiliyor.

KATARAKTIN BELİRTİLERİ

Dünyagöz Antalya'dan Op. Dr. Hakan Sivrikaya, kataraktın en önemli belirtisinin hastanın görme foksiyonlarındaki değişiklik olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: "Bu değişiklik uzağı görememe, yakını görememe şeklinde olabilir. Ya da daha önce kullandığı gözlüklerle net görememe biçiminde ortaya çıkabilir. Hasta baktığı yerde gölgeler görür, renkleri ayırt edemez. Renkler zor veya soluk olarak algılanır. Özellikle mavi renkte hasta sorunlar yaşar. Geceleri bazı hastaların şikayetleri daha da artar. Görmede zorluk veya gece görme bozukluğu daha belirgindir. Özellikle geceleri araba kullananlarda ışıklar etrafında renkli halkalar, ışık yansımaları oluşur. Ayrıca çift görme, şekilsiz ve bulanık görme, kontakt lens veya gözlük numaralarının sık sık değişmesi, derinlik hissinin kaybı, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi belirtileri de vardır."

GÖRME KAYBI OLUR MU?

Katarakt gelişirken hastanın görme kaybının yavaş başladığını anlatan Op. Dr. Hakan Sivrikaya, "En iyi görmeyi yüzde 100 diye değerlendirirsek, katarakt oluştuğu zaman bu oran giderek azalıyor. Hastanın görme azlığını fark etmesine bağlı olarak görme yüzdesi bazen yüzde 10'a kadar da düşebiliyor. Görme azalması kataraktın yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen hastalar görme kaybını görme çok azalmadan, yüzde 90 seviyesindeyken bile fark edebiliyor. Eğer katarakt tek gözde ise bazı hastalar katarakta bağlı görme azalmasının daha geç fark edebiliyorlar. Katarakt gelişmeye başlayınca görme zaman içinde giderek azalıyor. Hasta görme azalmasından rahatsız olunca muayeneye geliyor. Bazıları görme azalmasını erken fark ediyor, bazıları da gözlük numarası değiştirmek için muayeneye geldiğinde gözünde katarakt olduğunu öğreniyor" dedi.

TEK ÇARESİ AMELİYAT

Kataraktın tek çaresinin ameliyat olduğunu hatırlatan Op. Dr. Hakan Sivrikaya, "Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Katarakt nedeniyle günlük ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayat kalitesi olumsuz etkilenen hastalara ameliyat öneriyoruz. Hastalar sık sık şu soruyu sorar: 'Damla, güneş gözlüğü kullansam kataraktımın ilerlemesini durdurabilir miyim?' Maalesef dünyada kataraktı durdurabilecek hiçbir yöntem yok" dedi.

AMELİYATTA YENİ DÖNEM

Op. Dr. Hakan Sivrikaya, katarakt ameliyatlarında kullanılan Femtosaniye Lazer teknolojisi ile yeni bir dönemin başladığını belirterek, "Femtosaniye Lazer yardımıyla yapılan katarakt ameliyatlarında, gelişmiş teknolojiler ve görüntüleme yöntemleri kullanılarak kataraktın belli aşamalarının daha hassas ve güvenli bir şekilde yapılabiliyor. Bu aşamaları şu şekilde sıralayabiliriz. Birincisi göze girişte kornea tabakasının kesilmesi işleminin lazer ile yapılması, ikincisi göz merceğinin ön zarının alınması işlemi ve lazer ile yapılan üçüncü aşama katarakt oluşmuş merceğin göz içinde lazer yardımıyla parçalanmasıdır" dedi. Bu üç aşamanın lazer ile yapılmasının, işlemlerin daha hassas ve daha düzgün olarak gerçekleşmesini sağladığını ifade eden Op. Dr. Hakan Sivrikaya, şunları söyledi: "Bu şekilde hassas olarak yapılan ameliyatlar sonrasında klasik fako ameliyatlarında da olduğu gibi, göz içine takılan çok odaklı (uzak yakın) ve astigmatı düzelten mercekler ile hastalardaki kırma kusurları (miyop, hipermetrop, astigmat) daha hassas olarak düzeltilebiliyor, uzak ve yakın gözlüklerine olan bağımlılık azaltılabiliyor."

TEK TEDAVİSİ AMELİYAT
Op. Dr. Hakan Sivrikaya, kataraktın çok ilerlemişse dışarıdan görülebileceğini de ifade ederek, "Normalde dışarıdan baktığımız zaman kişinin gözbebeği siyaha yakın koyu renkte görülür. Ama kataraktlı kişide göz bebeğinin rengi beyaza doğru değişebilir. İki göz bebeği arasındaki renk farkı da açıkça görülür. Eskiden katarakt olgunlaşsın diye beklendiği için, bu duruma daha sık rastlanıyordu. Fakat yeni teknolojide kataraktın sertleşmeden ameliyat edilmesi daha hızlı ve başarılı sonuç vermektedir" diye konuştu.

KATARAKT RİSKİ KİMLERDE YÜKSEK?
Operatör Dr. Hakan Sivrikaya, bazı ailelerde kataraktın daha erken yaşta ve daha sık görülebileceğini söyleyerek şunları anlattı: "Bunu yaşlılık kataraktından ayrı tutmak gerekir. 40'lı yaşlardan önce katarakt gelişen çoğu hastanın ailesinde de erken yaşlarda ortaya çıkan katarakt öyküsü bulunabilmektedir" dedi. Op. Dr. Hakan Sivrikaya, katarakt açısından risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Yaş, kalıtım, diyabet, üveit (göz iltihabı) geçirilmiş göz içi ameliyatlar, glokom, miyopi, kortizon kullanımı, travmalar, güneş ışığı, sigara."

BİR SAATTE TABURCU
Operatör Dr. Hakan Sivrikaya, hastanın ameliyattan bir saat sonra hasta kendini iyi hissettiği taktirde evine gidebildiğini belirterek şunları söyledi:


3 GÜNDE NORMALE DÖNÜŞ
"Ertesi güne kadar hastanın herhangi bir ilaç kullanmasına gerek yok, sadece bazı ağrı kesiciler alıyor. Bir gün sonra hastanede kontrolü yapıyoruz, ilk damlaları damlattıktan sonra hastaya ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyoruz. Ameliyattan sonra yaklaşık 4 hafta süreyle kullanılacak damla veriyoruz. Damlaların amacı, gözün mikrop kapmasını önlemek ve daha hızla iyileşmesini sağlamaktır. Üç gün boyunca göze sabun, su kaçırılmamasını, kirli elle dokunulmamasını, gözün kuvvetli ovulmamasını öneriyoruz. Ameliyat sonrasında göz sulanması olabilir. Üç gün boyunca hasta banyo yapmıyor. Ancak boyundan aşağısını yıkayabiliyor. Ya da saçlarını geriye atıp kuaför usulü saçlarını yıkayabiliyor. Üç günden sonra normal yaşantısına dönebiliyor."

FEMTOSANİYE LAZER NEDİR?
Hayatımıza giren yeni nesil teknolojiler sayesinde miyop, hipermetrop ve astigmattan sonra artık katarakt cerrahisi de lazer yardımıyla yapılabiliyor. Göz teknolojilerinin son buluşu Femtosaniye Lazer yöntemi ile katarakt ameliyatlarının en önemli aşaması olan yapay göz içi merceğinin yerleştiği yuva kusursuz olarak hazırlanabiliyor.

GÖZLÜĞE BAĞIMLILIK AZALIYOR

Femtosaniye Lazer teknolojisiyle katarakt tedavisi, gelişmiş görüntüleme yöntemleri kullanılarak gözün kornea tabakasının kesilmesi, göz merceğinin ön zarının alınması ve katarakt oluşmuş merceğin göz içinde parçalanması lazer yardımı ile daha hassas ve daha düzgün olarak yapılabiliyor. Bu şekilde hassas olarak yapılan ameliyatlar sonrasında göz içine takılan çok odaklı mercekler ile hastalardaki kırma kusurları (miyop, hipermetrop, astigmat) daha doğru olarak düzeltilebiliyor ve uygulanan tedaviye güven artıyor. Türkiye bu yöntemi, dünya ile eş zamanlı olarak kullanmaya başlayarak bu konuda Avrupa'daki deneyimli ülkeler arasına katıldı. Yeni yöntem Femtosaniye Lazer yardımlı cerrahi ile katarakt ameliyatları daha güvenli yapılıyor. Aynı ameliyatla göz içine uzak ve yakın göz içi merceklerin yerleştirilmesi de mümkün. Kataraktın sertliğine bağlı olarak Femtosaniye Lazer yardımlı katarakt ameliyatlarında kullanılan ultrason enerjisi yüzde 100 ile yüzde 40 arasında azalıyor. Daha az ultrason enerjisinin kullanılmasında ameliyat esnasında gözde istenmeyen hasarların ortaya çıkması riskini de en aza indiriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.