X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haluk ÜNCEL: Bu ilk değil son da olmayacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haluk ÜNCEL: Bu ilk değil son da olmayacak

  • Giriş Tarihi: 28.5.2014

CHP'li Meclis Üyesi Ercan Merthatun'un Ak Parti'ye geçmesi, kent gündeminin en çok konuşulan maddesi oldu. Bir süre daha da devam edecek gibi… Tasvip edenler de var, tasvip etmeyenler de… Her iki görüşe de saygı duymak ve siyasi normlar dahilinde tartışılması gereken bir husus olduğu kanaatindeyim.
Siyasilerin parti değiştirmesi ilk değildir, son da olmayacaktır. Sorulduğunda birçok sebep sıralanacaktır.
Haklı haksız davası da toplum nezdinde karşılığını bulacaktır.
Siyasi tarihimize bakıldığında da parti değiştirmenin pek çok örneklerini görmek, tahlil etmek mümkündür.
Zamanın CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in meşhur '11'ler' harekatını hatırlayın. Cumhuriyet Halk Partisi 1977 genel seçimlerinde birinci parti olmasına rağmen kazandığı 213 milletvekilliği, hükümet kurmasına yetmeyince, Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel, AP ile Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile 2. Milliyetçi Cephe Hükümeti'ni kurdu. Yine aynı yıl 1977'de yapılan yerel seçimleri de CHP kazandı. Ardından gelen istifalar II. Milliyetçi Cephe Hükümeti'ni TBMM'de azınlığa düşürdü.
Bunun üzerine CHP ile AP arasında bir temas sağlandı. Ecevit ile 12 AP'li milletvekili arasında görüşmeler başladı. Ve tarihe 'Güneş Motel Olayı' olarak geçen İstanbul Florya'daki Güneş Motel'de sonuçlanan görüşmeler neticesinde Ecevit, eski AP'li 11 bağımsız milletvekiline bakanlık önerdi. Bu vekillerden 10'u kabul etti. Konya Milletvekili Orhan Atalay bakanlık teklifini kabul etmedi.
CHP'nin gensorusu ile 31 Aralık 1977'de Süleyman Demirel başkanlığındaki II. MC Hükümeti devrildi.
12'ler içinde olan ve daha sonra tarihe 11'ler olayı olarak geçecek bu gensoru görüşmesine Balıkesir Milletvekili Cemalettin İnkaya eski partisinden aldığı aşırı baskı nedeniyle katılmadı. Böylece 12'ler grubu gensoru görüşmeleri sırasında 11'e düştü ve öyle anılmaya başlandı.
Ardından Ecevit hükümeti güvenoyu aldı. 11'lerden biri hariç 10 milletvekili yeni kurulan hükümette bakan oldu.
Bu sadece bir örmek ama siyasi tarihimizdeki en önemlisidir.
Demek ki siyasetin doğasında bu tür işlevler zaman zaman tezahür edebiliyor.
Şimdi gelelim Antalya'ya ve çok büyük tepki gören Ercan Merthatun meselesine… Olaya bir de şu açıdan bakalım.
Eğer Büyükşehir Meclisi'nde Ak Parti çoğunluğu sağlasaydı ve Merthatun da bu pozisyonda CHP'den Ak Parti'ye geçseydi bu kadar çok eleştiriye maruz kalır mıydı?
Merhatun'un bu kadar tartışılmasının ardında Ak Parti'nin mecliste çoğunluğu sağlaması imkanın olduğu yatmakta. Bu da ne CHP'nin ne de MHP'nin işine gelmemektedir.
İşin özü budur.
Fazla geriye gitmeyelim. 2009-
2014 İl Genel Meclisi'ni hatırlayın.
Ak Parti birinci parti olmasına rağmen CHP-MHP işbirliği ile 5 yıl boyunca kilitlenmiştir. Birbirinden çok farklı iki ideoloji sadece siyaset yapma uğruna hizmetten taviz vermeye yönelik bir tutum içerisinde bulunmuştu.
Şimdi bu doğru, Merthatun'un Ak Parti'ye geçmesi yanlış… Bunun için siyasiler daha tahammüllü olmalı geriye dönüşü olmayan ifadelerden uzak durmalı… Unutmamalı; siyasetin kadrolarında kimin nerede yer alacağını sadece zaman belirler.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.