X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antalya'ya ve Perge'ye hayat veren çay: Düden
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antalya'ya ve Perge'ye hayat veren çay: Düden

  • Giriş Tarihi: 9.6.2014

Düden Çayı Antalya ve çevresine, Mısır'daki Nil Nehri gibi hayat vermiştir. Eğer bu çay olmasaydı; Antalya ve Perge kentleri belki de kurulamayacaktı

Bugün Antalya'nın Lara Plajı yakınında denize dökülen ve antik devirde adı Kataraktes olan Düden Çayı, Türkiye'nin en ilginç yeraltı akarsularından biridir. 'Düden' deyimi; su çeken, su yutan delik anlamına gelen ve yer altı nehirlerine verilen bir genel isimdir. Antalya'daki yeraltı nehri Düden son olarak Antalya'nın 11 km. kuzeyindeki Varsak beldesinde ortaya çıkarsa da suyun esas ana beslenme havzası bütün Bucak ve Korkuteli ilçelerini içine alır. Kestel Gölü'nde ve o yörede batan sular geniş bir yeraltı gölü oluşturduktan sonra, Antalya'nın 30 km kuzeyinde Kırkgöz'de (Pınarbaşı) iki ana gözden (Büyük ve Küçük İn) olmak üzere birçok kaynaklardan yeryüzüne çıkarak burada içinde nilüferler açan oldukça geniş bir göl meydana getirir. Kırkgöz'de çıkan Düden, sonra güneye doğru birkaç kilometre gider. Değirmenler mevkiine gelince, toprağın içinde açılan Kıkgöz dökülgeninde bir ağızda kaybolur. 20 km'yi aşan bir yeraltı yolculuğu sonunda Varsak beldesinin 500 m kadar batısında Liborten Kome antik yerleşiminin yakınında bir obruğun dibinde bir delikten tekrar dışarı fırlar.

LİRBOTEN KOME KENTİ

Döşemealtı Platosu'nun sınırını oluşturan yarların hemen eteğinde yaklaşık 8-10 dekarlık bir alanı kaplayan bu obruk, suların kalkeri eritmesiyle oluşmuş tipik bir karstik çukurdur. Çukurun en alçak yeri, güney uçta zemin yüzünden 30-40 m derinlikte bir noktadır. Tam bu noktadaki 3-4 m çaplı bir kuyunun içine doğru bakılırsa aşağıdaki yeraltı galerilerinde Düden Irmağı'nın güneye doğru aktığı görülebilir. Obruğun tabanına, antik çağlarda yapılmış, 2.5 m kadar genişlikte ve bir tarafı duvarlı bir yol ile inilebilir. Yolun kıyısında ve bir duvar gibi yükselen yamaçlarda insan eliyle işlenmiş mağaralar ve bunları birbirine bağlıyan merdivenler, yaya yolları dikkati çeker. Düden'e açılan obruğun doğusundaki kayalığın eteğinde yaklaşık 50 m uzunluğunda ve içerisinden rahatça insan geçebilen bir tünel vardır. Obruğun yukarısındaki Lirboten Kome antik yerleşimine ait duvarlı yapıların birçoğu yıkılmış durumdadır.

DÜDENBAŞI ŞELALESİ
Çevredeki yamaçlardan gelen yağış suları da obruğun içine akmakta ve bu delikten Düden Irmağı'na boşalmaktadır Burada 500 metre kadar uzunluğundaki dar bir vadide ilerler; yine bir mağara ağzında kaybolur. Sonra dört kilometre kadar daha yeraltından gittikten sonra, Düdenbaşı Şelalesi'nin döküldüğü yerde, yine bir ağızdan kükreyerek dışarıya akar. Burada çıkan ve debisi 23.8 m3/sn olan Düden Çayı'nın akıntısı, yaz aylarında bile Aksu veya Köprü Çayı kadar kuvvetlidir. Düden Suyu'nun bütünü ile açığa çıktığı Düdenbaşı Şelalesi'nin çevresinde de Varsak Obruğu yakınında görülenlere benzer yapı kalıntıları, antik yol ve mezar kalıntıları görülür. Düdenbaşı Şelalesi'nin bulunduğu çevrenin "Lirboten Kome" antik kentinin nekropolü (mezarlığı) olduğu bu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Şelalenin hemen altında açığa çıkan Düden Çayı, kalkere özgü dar ve iki tarafı 30 m. kadar dik bir vadiden aktıktan sonra, biraz ileride artık düz ovaya açılır. Ovaya çıkınca yatağı genişler ve bu halde Antalya'nın 7 km kadar doğusundan geçtikten sonra Lara Plajı'nın biraz batısında, Karpuzkaldıran denilen mevkide bütün şiddetiyle, köpükler saçarak 40 metre yükseklikteki falezin üzerinden uçarak görkemli bir şelale halinde Akdeniz'e dökülür. Düden suyu Karpuzkaldıran Plajı yakınındaki falezlere ilerlerken havaalanı yakınındaki Cırnık Kemeri denilen köprü yakınından ayrılan bir kolla bir bölümü Antalya'ya yönelir. Yedi Arıklar adı verilen yerde yedi koldan Antalya kentine girer. Yediarıklar'dan kente gelen bu su, çok değil daha 1970'li yıllarına kadar Antalya evlerinin bahçelerini sular, değirmenleri döndürür, eski elektrik tribününü çevirir ve kentin içinden ve kenarlarından geçerek falezler üzerinden 30'a yakın şelale halinde denize dökülürdü. Bu nedenledir ki o günlere kadar Antalya kentinin simgesi bu şelalelerdi. Bu anlattığımız güzergah, Düden Çayı'nın normal akışıdır. 1961 yılında Kırkgöz'de açılan ve eski Antalya-Burdur Karayolunu izleyerek Kepezüstü mevkiine büyük bir kanalla, getirilen Düden'in bir kolu, Kepez Hidroelektrik Santrali'nin çalışmasını sağlıyor.

AŞAĞI DÜDEN ŞELALESİ
Kepez ile Düdenbaşı Şelalesi arasında oluşturulan kanal boyunca ve daha sonra Karpuzkaldıran'a kadar çevresinde yer alan tarlalar, geniş bahçeler varlığını tamamıyla Düden Çayı'na borçludur. Düden çayı, suyu ile birlikte toprağını da beraber taşır. Çayın geçtiği geniş bir alanı zaman zaman su basar ve yerinde ince, verimli bir toprak bırakır. Düden Çayı'nın bu taşmaları olmasa, killi topraklı olan bu yörelerde iyi ürün bile alınamayacaktır. Bir zamanlar Antalya kentinin bütün temizliği bu çaydan gelen sularla yapılır; un fabrikaları, elektrik fabrikası hep bununla çalışır; kentin caddelerinden, sokaklarındaki arıklarından geçen hep bu sulardı. Düden Çayı'nın tarihte diğer bir önemli işlevi de Perge antik kentinin su gereksinimini karşılamasıydı. Perge antik kentine ulaşan su, Düdenbaşı Şelalesi'nin hemen doğu yakasında başlamaktadır. Suyun dipten kaynadığı çukurun hemen başında, Perge'ye iletilecek suyu almak amacıyla açılmış 50-60 m uzunluğunda bir tünel hala görülebilmektedir. Daha aşağılarda bu kanal, Düden yatağından ayrılarak doğuya yönelir ve yaklaşık 15 km uzaklıktaki Perge'ye doğru uzanır.
Görüldüğü gibi tarihin her devrinde bu akarsu Antalya ve çevresine, Mısır'daki Nil Nehri gibi hayat vermiştir. Eğer bu çay olmasaydı; Antalya ve Perge kentleri belki de kurulamayacaktı. Şimdilerde Antalya'ya hayat veren bu Düden Çayı'nın meydana getirdiği Şelale, Lara yolu üzerindeki Düden Parkı'na ve çevresine güzel bir görünüm veriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.