X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Halkla ilişkiler yerine işbirliği
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Halkla ilişkiler yerine işbirliği

  • Giriş Tarihi: 22.6.2014

Özel Harekat Daire Başkanı iken daha önce 10 yıl görev yaptığı Antalya'ya Emniyet Müdürü olarak dönen Cemil Tonbul, SABAH Akdeniz Haber Müdürü İbrahim Okumamış ile dobra dobra konuştu

Bir çoğumuzun polis dendiği zaman korkudan kaçacak yer aradığı dönemlerin geride kaldığını, Antalya'da yaşanan son olaylarda hissettiren bir isim o. Antalyalıların sevgisini kazanmış müdür olmaktan öte 'Cemil Abisi' olmuş Emniyet Müdürü Cemil Tonbul. Yaklaşık 16 yıldır tanıdığım Emniyet Müdürü Tonbul ile alışıla gelmişin dışında bir röportaj mekanı seçtik. Bizi Çakırlar'daki Atlı Polis Birliği'nde ağırlayan Antalya Emniyet Müdürü, isteğimi kırmayıp benimle birlikte ilk kez ata bindi ve sohbetimizi renklendirdi. Hani 'Attan düşerim' diye korkmadığımı söylersem yalan olur.

UZAK KALMADIM

Cemil Müdür'e, "Daha önce Antalya'da görev yaptınız, Antalya'yı bilen biri bir Emniyet Müdürü olarak döndünüz. Ne hissettiniz, neler gördünüz?" diye sorduğumda cevapları net oldu: "Tabi Antalya'da on yıl görev yaptım. İlçe müdürlüğü, asayiş müdürlüğü, müdür yardımcılığı gibi görevlerde bulundum. Antalya nüfusu hızla artan ve sorunları da buna dayalı olarak değişken olan bir kentimiz. Antalya'dan çok fazla değil 4 yıl kadar bir zaman uzak kaldım. Sürekli geldim gittim Antalya'ya. Düğünde, dernekte, cenazede, eş dost çok olduğu için geldik gittik. Ve ben Özel Hareket Daire Başkanı iken de toplantılarımı özellikle bölge toplantılarımı uluslararası toplantılarımı Antalya'da yaptım. Yani hiç ayrı kalmadım."

GÜVENE MAHZAR OLACAĞIZ

Müdür Yardımcılığı'ndan bir ilin Emniyet Müdürlüğü'ne oradan da teşkilatın gözbebeği olan Özel Harekat Dairesi'nin başına geçen Cemil Tonbul, yaşanan gelişmeler ve yaptığı çalışmalarla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dikkatini çeken, güvendiği isimler arasında yer alıyor. Bu noktada, "Neden siz? Başbakan size çok mu güveniyor? Yoksa Antalya'da daha önce görev yapmanızdan dolayı Antalya'yı tanıdığınızı düşünerek mi atadılar" dedim. Cemil Tonbul, "Tabi ki Sayın Başbakanımızın teveccühlerine layık olmak bize şeref verir. Biz Özel Hareket Daire Başkanlığı'nda da yaklaşık 3 yıl çok büyük yardımlarını, desteklerini gördük. Orada ne yaptıysak onun himmetleri sayesinde olmuştur. Onun bize bakış açısı önümüzü açmıştır. Özel Harekat'ı dünyanın sayılı özel harekatları arasına soktu. Uluslararası çalıştay yapacak seviyeye getirdi. O itibarla orada da çok güzel çalışmalarımız olmuştur. Burada da Sayın Başbakanımızın güç ve kudretini her zaman arkamızda yanımızda hissediyoruz" cevabını verdi.

FREKANSLARIMIZ UYUYOR
"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan size güç verirken bir de Antalya Valisi Sebahattin Öztürk var. O da siz de Trabzonlusunuz bu bir avantaj mı? Çünkü frekans uyumu var gibi. Bilinçli bir buluşmaya benziyor" sorusuna Emniyet Müdürü Tonbul şu cevabı verdi: "Çok büyük bir avantaj. Bir defa Sayın Valimiz hakikaten bilgisi ile görgüsü ile çok büyük bir devlet adamı. Bizim çalışma ortamımız için çok büyük rahatlatıcı, bize yol ve yön gösteren bir insan, lider. Tabi Karadenizli olması da şahsen benim için bir avantaj. Frekanslarımız da uyum sağlıyor. Tabi ki bizim uyumlu olmak zorunluluğumuz var. Verdiği emir, talimatlar anlayış çerçevesinde olmuştur. Hep nokta hedefler olmuştur. Hep bize yol gösterici olmuştur. Allah başımızdan eksik etmesin."

TEBDİL-İ MEKAN FERAHLIĞI

Tüm Türkiye'de olduğu gibi 17 Aralık sürecinden sonra Antalya'da teşkilatta değişimler olup olmadığını da sorduğum Cemil Müdür, "Özel Hareket Daire Başkanlığı'ndan buraya büyüklerimin uygun görmesiyle atandım. Antalya'da, benden önce ve ben geldikten sonra da bazı yer değiştirmelerimiz oldu. Ama bu yer değiştirmelerimizi belli bir şeye bağlamak çok yanlış. Zira yer değiştirmeler genelde ihtiyaca göre olur, istek üzerine olur. Tabi istek makul ve mantıklı ise olur. Bir de atalarımız şunu söylemiş 'Tebdil-i mekanda ferahlık vardır' diye. Bazı arkadaşlarımız çok uzun yıllar belli yerlerde çalışmışlar, orada işi rutin hale getirmişler. Onları daha aktif, daha pozitif bir duruma sokmak için yer değişiklikleri yaptık. O yüzden bu yer değişikliklerini genelde görevi gereği uygun görülen istekler olarak değerlendirebiliriz. En son yaptığımız 226 kişilik bir atama listesi var ve özellikle uzun yıllardır ilçelerimizde kalmış 17 yıl 15 yıl gibi orda vatandaşla biraz yüz göz olmuş, mesleğini tam anlamıyla icra edemeyecek seviyeye gelmiş bazı arkadaşlarımız vardı. Onlara bir mekan değişikliği yaptık. Bazısını merkeze aldık, bazısını başka ilçelere atadık. Merkezde de aynı durumlar oldu. Merkezden de aynı arkadaşlarımızı ilçelerimize gönderdik. Bu rutin değişikliklerimiz zaman zaman olmuştur. Bunları yanlış algılamamak ve belli bir rotaya koymamak lazım" yanıtını verdi.

SORUŞTURMALAR SÜRÜYOR
"Özellikle paralel yapı ile hiç ilişkilendirilen oldu mu?" soruma ise, "Bu konularda Türkiye genelinde olduğu gibi bizde de adli ve idari soruşturmalar mevcut. Şu anda bu konularda soruşturmalar devam ettiği için konuşmak çok uygun olmaz. Bu soruşturmalar neticelendirildiğinde her şey gün yüzüne çıkacaktır. Benden önce ve benden sonra da kısmi bazı görev değişiklileri olmuştur. Ama bunları sadece biraz önce söylediğim gibi bir şeye bağlamamak lazım. Konu ile ilgili soruşturma devam ettiği için şimdi konuşmamız erken olur. Onlar neticelendirildiğinde arkadaşlarımızın bu konularla ilgisi varsa zaten ortaya çıkacaktır" diyerek akıllardaki soruları da cevaplamış oldu.

ÖZGÜRLÜKLERE FIRSAT
Hemen kendisine 1 Mayıs'taki Türkiye'ye örnek olan uygulamalar ve Gezi Parkı Olayları'nı Anma gününde beklenenin aksine yaşanmayan olayların esbab-ı mucibesini sorduğum Cemil Tonbul ilginç açıklamalar yaptı: "Bizim vizyonumuz ve misyonumuz halkla ilişkileri, halkla işbirliğine çevirmektir. Onun için bilhassa sokaklarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Vatandaşla iç içe olmaya çalışıyoruz. Zira ben geçmiş dönemde çalıştığım için hiç burayı tanımayan bir arkadaşımıza göre belki 1-0, 2-0 daha önde başladım. Çünkü personelimi tanıyorum, halkı tanıyorum. Burada irtibatlarımız, tanıdıklarımız var. Belki de benim buraya atanmam bundan dolayı da olmuştur. Bu şehri tanıdığımızdan ve bunu büyüklerimiz bunu avantaj gördüğü için bizi vermişlerdir diye düşünüyorum. Tabi toplumsal olaylar böyle turizm kentlerine olumsuz şekilde yansıyor. Antalya dünyanın gözü üzerinde bir kent. Burada toplumsal olayın mümkün mertebe olmaması lazım ama toplumsal olay olmazken bir de toplumun tabi ki basın açıklaması gibi yasal haklarını kullanması gerekiyor. Hukuki haklarından faydalanması lazım. Bu ikisi arasında yani özgürlük, doğruluk dengesini kurmaya çalıştık. Bununla ilgili de arkadaşlarımızla geçmiş yıllarımızda olan olayları çok tahlil ettik. Mümkün mertebe basın açıklamaları ve yürüyüşlere eğer herhangi bir yere saldırılmıyorsa, herhangi bir yerde yıkma, kırma, dökme yoksa biz arkadaşlarımızdan bu konulara müdahil olmamasını istedik. Gerektiğinde teknik araçlarımızla izleyip, takip edip eğer yasal olmayan bir mevzu varsa onu tespit edip sonra da adliyeye intikal etmeyi yeğledik. O yıkıcı, bölücü pravotörlük yapanlara da fırsat tanımadık. Onların saldıracağı bir ortam ve zemin hazırlamadık. Böyle olunca da onlar emellerini gerçekleştiremediler. Şükürler olsun hem 1 Mayıs hem Gezi olayları ile ilgili bir sıkıntı yaşamadan ilimizde çok güzel bir süreç geçirdik."

HER FİKİR ÖNEMLİ
Antalya'da yaşayan ve kendilerine ulaşıp fikir belirtip öneride bulananların hepsinin yerini bulacağı garantisini veren Tonbul, şunları söyledi: "Mümkün mertebe halkımızla başta STK'larımız ve onların temsilcileri ile işbirliğini öne çekmeye çalışıyoruz. Randevu talep edenlere mümkün oldukça cevap vermeye çalışıyoruz. 5.5 ayda 1300'e yakın randevulu ziyaretçimiz olmuş. Tabi o insanların her birinden bir şey almaya çalışıyoruz. Biz bu şehrin sokaktaki ayakkabıcısından, çöp toplayanından, en üst seviyesindeki bürokratına kadar herkesin fikirlerine önem veriyoruz. Onları tahlil ederiz, kendimize yararlı gördüğümüz şeyleri uygulamaya koyarız. O itibarla yani halkla iç içe başta STK'larla da yürütmeye çalışıyoruz. Halka rağmen hiç bir şey yapamazsınız. Ne yaparsanız halkla yaparsınız. Çünkü bizim amacımız zaten onlara hizmet."

GÜVENLİ SAHİL GARANTİSİ
Herkes Konyaaltı sahilinin güvenliğini konuştu ama bir tek Emniyet Müdürü Cemil Tonbul konuşmamıştı. Tonbul'a "Ne olacak bu sahilin güvenliği" dediğimde herkesi rahatlatacak cevaplar geldi: "Halkımızın hiç şüphesi olmasın. Teşkilatımız yedi bin kişilik bir teşkilat ve 650 km bir sahil şeridini boydan boya jandarma teşkilatımızla birlikte kontrol ediyoruz. Buraya huzur ve güven vermek görevimiz. Konyaaltı sahili sizlerin de bildiği gibi oradaki tesislerin kaldırılışı ile biraz ıssız kaldı. Bu ıssızlıktan dolayı bir mekan takımı oralara konuşlandı ama Konyaaltı Emniyeti'ni de çok güçlendirdik. Araç takviyesi yaptık. Konyaaltı sahilinde de bir iki tane polis noktası yapıldı. Büyükşehir Belediyemizle işbirliği yapıyoruz. Onların özel güvenlik personeli polisle entegre çalışacak. Kimsenin güvenlik şüphesi olmasın."

POLİSİN HEDEFİ BÜYÜK
Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, polisi tıpkı Özel Harekat Dairesi'nde yaptıkları gibi dünyanın sayılı teşkilatları arasına sokacaklarını belirtti. Tonbul, "15 bine yakın arkadaşımızı daha 2014 yılı içerinde şimdiden bir eğitim sürecinden geçirdik. Bunun içinde bütün eğitimler var. İnşallah amacımız doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu.

BİZİMLE EL ELE VERİLSİN
Antalyalılardan küçük isteklerde bulanan Cemil Tonbul, "Biz vatandaşlarımızdan şunu istiyoruz. Onlara yardımcı olabilmemiz için bize yardımcı olsunlar. Bize, çeşitli sitelerimizden olur, sosyal medya üzerinden olur, bu şehirde gördükleri eksiklik, asayiş yönünden varsa bildirmeleri ve de önerileri varsa onları da almaya hazır olduğumuzu söylemek istiyorum. Onlar için, halkımız için güzel Antalya'mız için yardımlarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

NE NEREDE İYİ BİLİRİM
Teşkilat mensuplarına da mesajlar veren Cemil Tonbul, "Biz biliyoruz ki görev anlayışı, sevgi ve saygıya dayanmadığı müddetçe hiçbir müessesede başarı olmaz. Benim her personelimi her an her şekilde kontrol etme imkanım yok. Personelimizi, 'Yaptığım işte bir sıkıntı olursa Cemil Müdürüme karşı mahcup olurum' diye belli bir seviyeye getirirsek, bizi seviyor, sayıyor ondan da görevini en hassas şekilde yapmaya çalışıyordur algısı bizde oluşur. Tabi ki Asayiş Müdürlüğünden dolayı bu kentin her sokağını her caddesini her noktasını hemen hemen biliyorum. Zira bazı olayları tahlil ettiğimizde benim sorduğum sorular karşısında bir çoğu şaşırıyor. 'Orayı da mı biliyorsunuz müdürüm' diyorlar. Tabi bunların da önemli yansıması vardır. Ama personelimin büyüklerine karşı mahcup olmamak için özverili çalıştığını, çalışmaya da devam edeceğine İnancım sonsuzdur."

İBRAHİM OKUMAMIŞ

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.