X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kemoterapi dönemi daha rahat geçebilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kemoterapi dönemi daha rahat geçebilir

  • Giriş Tarihi: 23.1.2015
Kemoterapi dönemi daha rahat geçebilir
Kemoterapi dönemi daha rahat geçebilir

Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özdoğan, meme kanseri tedavisi gören hastaların kemoterapi süreçleriyle ilgili önemli tavsiyelerde bulundu

Meme kanseri olan hastaların kemoterapi dönemini de huzurlu geçirmeleri mümkün. İlaçların yan etkilerini ortadan kaldıran ek tedavilerin yanı sıra; aşırı ölçüye kaçmamak koşulu ile tatlı ve et yemek, evcil havyan beslemek, vücudu çok fazla yormayan sporlar yapmak ve tüm soruları not ederek doktora danışmak hastaya tedavi sürecinde mutluluk veriyor. Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, meme kanseri tedavisi gören hastaların kemoterapi süreçlerini sağlıklı, mutlu ve ilaçların yan etkileri olmadan geçirebilmeleri için önerilerde bulundu.

CİNSEL HAYATA DEVAM

Meme kanseri olan hastaların tedavi süreçlerinde ilaçların da yan etkisi ve kan değerlerinde yol açtığı düşüklüğe bağlı olarak cinsel isteksizlik ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Özdoğan, "Hasta kendini iyi hissediyorsa cinsel ilişkiden uzaklaşmak doğru değildir. Hastanın kendine olan güvenini kaybetmemesi ve eşinden uzaklaşmaması tedaviye olumlu etki sağlar. Hastanın hayattan kopmaması için aile yaşantısına devam etmesi çok önemlidir" dedi.

ŞEKERDEN VAZGEÇMEYİN
Kanser tedavisi gören hasta abartmamak koşulu ile tatlı da yiyebileceğini bildiren Özdoğan, "Şekerin kanseri tetiklediğini gösteren hiçbir bilgi yok. Hasta o gün tatlı yiyecekse, daha sonraki yemeklerinin kalorisini ona göre ayarlamalıdır. Yemek yeme sistemini buna göre belirler ve kalori hesaplamalarına uyarsa sevdiği besinleri terk etmek zorunda değildir. Ancak haftada bir tartılması önerilir. Kilosunun durumunu görerek beslenme şeklini buna göre belirleme şansı olur" dedi.

HAYVAN BESLEYİN

Hematolojik kanserlerde lösemi ve ağır kemoterapi alan grupların dışında, evcil hayvan beslemesinde bir sakınca olmadığını belirten Özdoğan, "Ancak hayvanlarla yakın temas ve onlarla aynı yatağı paylaşmak uygun değildir. Hayvanlar ile vakit geçirdikten sonra hastaların ellerini yıkamaları enfeksiyon açısından önemlidir. Hayvanların aşılarının tam ve eksiksiz olarak yaptırılması, bakımlarına özen gösterilmesi de dikkat edilmesi gereken noktalardır. Tüm bunların yanında ailenin bireyi olan bir evcil hayvanın stres alıcı özellikleri ve hayvan sevgisinin hastalar üzerinde yaptığı meditasyon etkisi unutulmamalıdır" dedi.

YÜRÜYÜN, YÜZÜN, BİSİKLETE BİNİN…
Hastaların günde en az yarım saat yürüyüş yapmalarını öneren Özdoğan, "Vücut için yeterli düzeyde yapılan egzersiz vücudun pozitif yöndeki bir takım salgılarını artırır, hastaya güç verir, direnç kazandırır. Egzersiz, mutluluk hormonu olarak adlandırılan endorfin salınımını arttırır. Hastaların, kemoterapinin yan etkilerini daha kolay atlatmasına yardımcı olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, bedensel egzersizler ve yoga gibi alışkanlıklar kişinin hastalığı nedeniyle toplumdan kopmasını engellemektedir. Zorlayıcı olan sporlar kemoterapi döneminde önerilmez. Hastaların yanında mutlaka biri olmak koşuluyla hekimlerine de danışarak, bisiklete binmeleri ve yüzmeleri vücut direnci kazandırmaktadır" diye konuştu.

SAĞLIKLI BESLENME STRESİ
Kanserde beslenme ya da kanserden korunmak için beslenme gibi ifadelerin toplumun çok fazla yıpratıldığı konular arasında yer aldığını belirten Özdoğan, "Meme kanserli hastaların beslenme konusunda stres yaşamasına neden olabilecek kısıtlamalar da gereksizdir. Kemoterapi sırasında hastanın kilo almaması için mümkün olduğunca kalorili besinlerden kaçınmasını öneriyoruz. Beslenmeyle ilgili ciddi yasaklar, hastanın yaşam kalitesini düşürmektedir. Mangal pişerken hastaya bir zehirmiş gibi algılatmak sağlıklı bir davranış değildir. Ancak yine de mangalın daha az tüketilmesi sağlanmalıdır. En ideal olan Akdeniz mutfağı beslenmesidir. Zeytinyağı ağırlıklı, sebzenin ve meyvenin ön planda olduğu, proteinin de tamamen sıfırlanmadığı bir diyetten bahsetmek mümkündür. Tabi sebze ve meyvelerin mevsiminde yenilmesi önem taşır" diye konuştu.

YAN ETKİLER İLAÇLA YOK EDİLİR
Bundan 5 yıl öncesine kadar meme kanseri tedavisinin en çok bulantıya neden olan tedavi türü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, "Artık hastalar mide bulantısı ile ilgili şikayette bulunmuyor. Güçlü ilaçlar sayesinde alternatif tedavilere gerek kalmadan ilaçlar ile yan etki sorunları çözülebilmektedir. Kanser tedavisinde zaman zaman sıkıntılar da yaşansa yeni tedaviler, teknikler ve ilaçlar sayesinde artık onkolojinin bir adım önde olduğu söylenebilir. Kanser öğrenildiği için yönetimi de geçmişe göre daha kolay sağlanmaktadır. Hasta, doktorundan maksimum bilgi almak ve tedavi sürecini en iyi şekilde atlatmak için hekim görüşmelerini iyi planlamalıdır. Uygun olmayan bir zamanda doktorun karşısına çıkması derdine çare olmayacaktır" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.